Ruhunu kaybetmiş bir insanda yaşamın anlamını aramak ne saçma. Belki de yerin üstündeki cesetler altındakilerden daha fazladır.
taylor price

Discoholic 🪩

roma★
RMH

⁂
I'd rather be in outer space 🛸

❣ Chile in a Photography ❣
Cosimo Galluzzi

oozey mess
sheepfilms

No title available
dirt enthusiast
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

titsay
One Nice Bug Per Day
tumblr dot com

Origami Around
TVSTRANGERTHINGS
KIROKAZE
Today's Document
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Italy

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Yemen
seen from Pakistan
seen from Pakistan

seen from Pakistan
seen from Oman

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia

seen from United States
@vedamecum
Ruhunu kaybetmiş bir insanda yaşamın anlamını aramak ne saçma. Belki de yerin üstündeki cesetler altındakilerden daha fazladır.
“Hani ıssız bir yoldan geçerken,
Hani bir korku duyar da insan.
Hani bir şarkı söyler içinden
İşte öyle bir şey..”
Vazgeçiyorum sevgilim.. Bugün, senden, benden, bizden yine vazgeçiyorum. Baktım olmuyor bırakıyorum artık ipleri. Ellerim acıyor, çok acıyor. Sadece bakıyorum ama ellerime, sen öpüp, iyileştirirsin diye bekliyorum. Sadece bekliyorum. Karnım da ağrıyor çok. Sen teselli edersin diye bekliyorum. Ağlamak istemiyorum gözlerim acıyor artık. Ama sonra bakıyorum çoktan benden habersiz teker teker intihar etmeye başlıyorlar. Sen onları kurtarırsın değil mi? Evet de lütfen. Gücüm yok artık bir şeyler hissetmeye. Birazdan ışıkları kapatıp yatacağım. Karanlığı aydınlatıyor ışığın derdin. Kendi ışığımda boğuluyorum şimdi. Karanlıktan korkarım ben bilirsin, çabuk gel lütfen sevgilim. Karanlıkta kalmak istemiyorum.
Sustuğum şeyler var, hiç konuşmadıklarım..
İçinde kaybolduğum şehirler ve içimde kaybolup giden insanlar var.
"Bulutlar zaten yıldızlara intihar ipi takmış ölüler."
"Efendim?"
"Bulutlar, ölü."
"Nereden çıkardın bunu?"
"Tavan benim. Ben karar verdim. Gün boyu ölü varlıkları tavanda sallanıyor işte..."
"Peki... Gri bulutlar?"
"Ölürken pişman olanlar."
"Yağmur?"
"Ölürken pişman olan bulutların ağlaması..."
Bilmediğim bir şarkının delice dilime takılması gibiydi ona olan hislerim.
Bilmiyorum.
Sorsalar,söyleyemem ne olduğunu.
Ama sürekli zihnimde.
Bazı geceler vardır; gözlerin kapalıdır, aklın bulanık... Uyuyamazsın, ama uyanık da değildir zihnin. Kendi hayatının kabusundan uyanmak için uyursun.
Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum. Tek istediğim, yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak
“Seni seviyorum” demedi ama,
Şöyle bitirdi mektubunu;
"Kanadından öpüyorum, kalbimin kuşu."
Soluğundan öptüm seni.
Çığlıklar, sakat kalan ruhların ninnileriydi.
Tımarhaneler, insan müzeleridir.
Aklımda birileri var..’
Kanatlarım kırılalı çok oldu, uçmayı aklıma sokma benim..
Bazen rüzgarın saçlarımı dağıtmasına, yağmurun yüzümü ıslatmasına, birilerinin kalbimi kırmasına izin veririm. Sonra: saçlarımı toplarım, şemsiyemi açarım, kalbimin kapılarını kapatırım.
Eski, paslı, renkleri kaybolmuş, her yeri çizik dolu bozuk bir müzik kutusu gibiyim. Müziğe sahip değilim. Eskiden sahip olduğum üç beş melodi de çirkin, bozuk seslere döndü. Biri beni duyacak diye ödüm kopar oldu.
Çünkü kurallarını asla öğrenemediğim bu dünyada kimin özgürlüğünü savunsam ölmemi istedi.