Çok sevdiğin ama geri döndüremeyeceğin kişilerin en kötü yanı; onları her hatırladığında seni tekrar tekrar terk etmeleridir.>
Lev Tostoy
(via
fthlc
)
Ve tekrar tekrar umut verişleri..
(via sengeloturyanima)
NASA

★

No title available
Claire Keane
Today's Document
tumblr dot com
No title available
Show & Tell

祝日 / Permanent Vacation
Peter Solarz
TVSTRANGERTHINGS
we're not kids anymore.
sheepfilms

Kiana Khansmith
taylor price

Andulka
No title available
almost home

tannertan36

⁂
seen from United States
seen from United States

seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from Sweden

seen from Netherlands
seen from Singapore
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Saudi Arabia
seen from Poland

seen from Indonesia
seen from Italy

seen from Singapore
seen from Germany
@ylzrcn
Çok sevdiğin ama geri döndüremeyeceğin kişilerin en kötü yanı; onları her hatırladığında seni tekrar tekrar terk etmeleridir.>
Lev Tostoy
(via
fthlc
)
Ve tekrar tekrar umut verişleri..
(via sengeloturyanima)
çölü güzelleştiren… bir yerlerde bir kuyu saklıyor olmasıdır
‘’Koşuşturması durmak bilmeyen bir yaşamın içerisindeyiz,herkesin göstermeye doymadığı zenginliği ve bitmek bilmeyen dertleri var.Görünen tarafı böyle, bizim farkımız da görünmeyen yani asıl görmemiz gereken tarafıyla ilgilenmektir.Sıradan olmamak bunu gerektiriyor.Bir, gösterdikleri kadar zengin de değiller…Onun altında yediklerinin on katı borç yatıyordur. İki, dertleri de lüksün peşinde koşmaktan, yaşamadıkları hayatın reklamını yapmakla uğraşmaktan başlarını kaşıyamayacak kadar çalışmak zorunda olmalarıdır. İşte bu yüzden iyi şeylere vakti olmaz bunların, ancak kendileri gibi sözde dertlilerle bir araya gelir borçtan, paradan, fiyattan konuşarak mide bulandırırlar. Bizlerin doğal oluşu, her şeyin yapılabilir, üstesinden gelinebilir gözüyle bakışımız, neşeli oluşumuz, ortamlardaki gerğinliği birkaç sözümüzle ortadan kaldırışımız onları ne kadar sinir ediyor bilemessiniz. ‘Hayat sana güzel.’ derler , gamsız olduğumuzu düşünürler, 7/24 halay başıyız sanırlar. Aksine… Tam tersi… Onların en büyük dertleri, bizim en küçük sorunumuza çelme takamaz. Ama aradaki fark nedir? Karşımızdaki insanlara kıymet vermektir, derdimizle onların yüzünü asmamaktır, can sıkıntımıza onları derman etmemek, onları bir eşek gibi görüp kederimizi yüklememektir.Ama söz konusu onlar olunca eğer pireye acıdıkları kadar bize acırsalar namerdim. İnsanlık halleri işte…’’
Herşey güzel olacak de...
Ve İnan✋🏻
Şimdi telefonu bırak...
Ve uyu 🍀🙏🏼
Biblo kibar kaldı robottur o robot!
İnsanları hayal kırıklığına uğratmamak için gösterdiğimiz çabanın çeyreğini kendimize göstersek nebiliyim bir ceo... nebiliyim bi steve jobs... falan olabilecek insanlarız aslında. Yalan söylemiyorum hepimiz zekiyiz. Ama insanlar için yaşayan biblolara daha da kötüsü robotlara dönüşüyoruz...
Muamma...
Nerden başlayacağını bilmemek hayata yoruyor insanı, bi yanı düzeltirken hep diğer yanınından geliyorlar.Bitmiyor bitirilemiyor ne yazıkki bu düzen...Tam evet bu sefer oldu dediğin anlar da bile devam edemiyorsun hayata ya işte o an yoruluyor insan. Belki de tükeniyor bilmiyorum. Ama iyi yönüne sığınıyor hayatının. Zaten başka türlüsü nasıl olabilir ki. Vardır bi bildiği dediğimiz anlar çoğaldıkça sınandığını iliklerine kadar hissettirmiyor mu insan? Adil değil sakin değil hep dalgalı, hep gelgitli bir hayatta boğulmadan yüzmeye çalısıyorsun. Üstelik ne kadar iyi yüzdüğünün bir önemi olmaksızın. Çünkü en iyi yüzücüler bile yorulur.Yani demem o ki dinlenmeleri nefes almaları gerekir en iyilerin bile. Ama yok böyle bi şans tanınmamış ne yazık ki insanoğluna. Hayat yorar, insan yorar, iş yorar, dost yorar... yorar da yorar herkes yorar herşey yorar. Güçlü gözükmeyi başarabiliyorsan boğulmadan çıkar hayattan, daha şiddetli gülmelerle devam etmeye çalısırsın hayata. Çok keyifte alırsın aslında çünkü an seni mutlu eder. Ama bi saat sonrasını düşünmekten bile kaçarak sadece anda yaşarsın. Çünkü akıllı deliler bi saat sonra yorucağını bilir hayatın. Gizlenirsin,güçlenirsin belkide böyle olduğuna inanırsın... ama aslında ne gizlenebilmişşindir ne de güçlenebilmişsindir...Hepsi koca bi muamma... takılma,erteleme,vazgeçme olacak olan zaten olacak bunu da sakın unutma.
…
Yarı yolda bırakıp gitmeyecek dostları,sevdikleri olmalı insanın, öyle ufak tefek konuları devleştirebilen insanlardan korkacaksın. Varlığı kabul edilsin diye etrafına zehir saçan ama varolmayan hatta bunun için zerre çaba göstermeyen insanlara bulaşmayacaksın.Sevgisini altın sanan,yastık altı yapan insandan kaçacaksın arkadaş. Evet belki iyi insandır ama zaman yanlışsa canavar çıkar içinden! Kısacası eğer çok çok seversen seni sever sandın ya sanma arkadaş…
Beklentinin küçüklüğü ve yaşanan hayal kırıklığının büyüklüğü karşısında susanların niye sustuğunu anladım.
Ayrı ayrı evlerde aynı yalnızlığa kadeh kaldırıyorlar kaptan,bu insanlar ne garip.
Kafaları hazırlayın bulutlara taşınıyoruz...
Kalabalık yalnızlıklarda boğulmaktansa bi'sahil kasabasında yalnızlığınla başbaşa olmak daha samimi ve içten değil mi ?
Mavinin ve bir bardak çayın verebildiği huzuru veremeyen insanlar varken neden bu kadar çabalıyoruz diye durup bi düşünsenize...
Bazen sadece bakar kalırsın, düşünürsün düşünürsün düşünürsün
Kahve dediğin salaş bir çay bahçesinde, denize karşı, yeşilliklerin içinde , sade içilir...
Hadi ama maviyi sevmiyorum diyen insan ne kadar samimi olabilir ki ? Beyaza yakın bulut mavisinden tutta , laciverte yakın deniz mavisine kadar her rengi içinde barındıran gökyüzü ve deniz, her ruh halimize cevap verebilir hele bide yeşille birleşti mi ne dert kalır ne tasa...