Çilleri kapatan en iyi föndöten nedir ablam nolur yardımm :(
Çilleri neden kapatıyosun dünyanın en güzel şeyi onlar!

bliss lane

Product Placement
Claire Keane

oozey mess
The Bowery Presents

Kiana Khansmith

blake kathryn
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

pixel skylines
𓃗

Discoholic 🪩
macklin celebrini has autism

No title available
Monterey Bay Aquarium

gracie abrams
TVSTRANGERTHINGS
tumblr dot com
KIROKAZE
Fai_Ryy
Jules of Nature

seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Netherlands
seen from Germany

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Vietnam
seen from Denmark

seen from Chile

seen from Canada
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United Kingdom
seen from Singapore
@amayuzunguzel
Çilleri kapatan en iyi föndöten nedir ablam nolur yardımm :(
Çilleri neden kapatıyosun dünyanın en güzel şeyi onlar!
Organik temizlik.
Bu aralar organik ürünlere sardım delicesine. Şimdiye kadar kullandıklarımız neymiş öyle? Organik ürünlerin, yapıları, insan tenine etkisi bi başkayken kokuları genelde pek iç açıcı olmuyor ne yazık. Ama bu ürün olmuş. Mis gibi de temizliyor. Kaçırmayın derim.
Kendileri şurada: http://www.lilakutu.com/urun/cyrene-aloe-vera-yuz-bakim-tonigi-&uabt-sqqcz-dnsg
Duymadın sesimi, soyuluyorum.
Beyaz tenli olmak zor zanaat. Güneşten kaç, 50 faktör güneş kremi kullan yoksa yoğurda talim olursun. Hoş, zaten güneşi seven biri değilim ama bu yaz zeytinyağı sürüp güneşlenmek gibi bi hata ettim.
Yahu zaten esmer ten bana yakışmıyo, neyime benim cayır cayır yanmak? Bana gaza gelmek olsun işte, yetti de arttı bile.
Sonrası hüsran, sonrası bitmek bilmeyen soyulma ve acı çekme dönemi. Neyse günler oldu ama hala pütür pütür soyuluyorum derken imdadıma wellmaxx yetişti. Duş peelingi meğer bu olayın tek ilacıymış.
Satın almak isteyenleri şöyle alalım. http://www.lilakutu.com/urun/wellmaxx-hyaluron-body-fresh-vitalizing-shower-peeling-200ml-/&bc=&uabt-sqqcz-dnsg
Sonra bi de bunun yanında malumunuz artık 27 yaşına gelmem itibariyle beni bi kırışma korkusu sardı. Bu konuda birçok pahalı kozmetik markasının işe yaramadığını size rahatlıkla söyleyebilirim. Henüz denemedim ama yapı olarak bana çok çekici geldi bu ürün. Bakalım ne kadar etki edecek?
Onun da linki burada. http://www.lilakutu.com/urun/wellmaxx-hyaluron-calcium-anti-age-day-night-skin-optimizer-concentrate-7x2ml-&uabt-sqqcz-dnsg
Bu seferlik güzellik tavsiyelerim bu kadar. Beni bekleyin anacım :)
Unutmayın. Her şey sevgiyle başlar.
Irkçılık oldum olası anlam veremediğim bir mevzuyken, cinsiyetçiliğin de ne kadar ciddi bir problem olduğunu düşündüm geçtiğimiz günlerde. Kim doğarken rengini, dinini seçebiliyor ki? Hayır zenci doğup rengini değiştirme imkanı sunuluyor da ben mi bilmiyorum? Ya da beyazken solaryumla zenci olma şansı var mı?
Hiçbir zaman gay, biseksüel, trans vs. olduğu için insanlara anormal gözle bakmadım. Ekstra ilgili de olmadım ama. Herkesten farksızlardı benim için. Eskiden elbette alışık olmadığım için değişik geliyorlardı zaman zaman ama anormal değil. Bir arkadaşımla başımdan geçen olayı anlatayım size hatta.
Bi gün bi kız arkadaşımın doğumgünü partisine gittim tek başıma. Tanıdığım tek kişi oydu ve diğer herkes onun arkadaşlarıydı. Neyse, ortamda böyle her kızla dans eden gülen eğlenen bi çocuk var. Bi ara benim yanıma da dans etmeye geldi, ben de dans etmeyi beceremeyen biri olarak nazikçe reddettim. Doğumgünü kızı durumu fark etmiş olacak ki gülümseyerek yanıma geldi ve 'o gay ya ahahah zarar gelmez yani merak etme' dedi. Ben de sadece gülümsedim.
Sonra çocuk tekrar yanıma geldi ve belime sarıldı. Ben de elini sakince belimden çekip kulağına eğildim ve şunu söyledim. 'Tercihlerimizin aynı olması, bana böyle yavşak davranmanı gerektirmiyor.'
Sonra gülümsedi, şaşırarak beni alkışladı ve oha hayatımda gördüğüm en düzgün kadınlardan birisin minvalinde bir şeyler söyledi. O günden beri birbirimizi çok severiz. Artık yakın arkadaş olduğumuz için belime sarılmasına da izin veriyorum ayrıca :)
Yani demem şu ki, aynı hareketi yapan bi kız bile olsa benzer tepkiyi verirdim. Ben mesela hayatım boyunca hiçbir erkek arkadaşımla sokakta, barda, otobüste yani topluma açık alanlarda öpüşmedim. Çünkü bunun hep ikimize özel olduğunu düşünürüm. Başka bir insanın beni o özel olduğunu düşündüğüm anda görmesini tercih etmem. Ama yapan birinden de rahatsız olmam, uyarmam. Gayet normal. Tercih. Hissiyat. İstek. Her ne ise. Banane.
Ben mesela çoğu insanın biseksüel olduğunu düşünüyorum ama insanlar bunun farkında değil. İki yakın kız arkadaşın birbirinin göğüslerini görüyor ya da elliyor olmaları normal mi? Yakın erkek arkadaşlar açıp birbirlerine cinsel organlarını gösteriyor mudur sizce? Ya da o çok garipsedikleri iki birbirini seven adamın öpüşmesi ile bi kızın bi bebeği ağzından öpüp fotoğrafını internete koyması arasında zerre fark yok bence. Tahrikse ikisi de tahrik. Aynı derecede. Ağızdan öpme hissiyatı kesinlikle sevgiyle bağdaşan bir his. Cinsiyeti yok yani.
Bir de insanların tercihlerini sapkınlık/sapıklık olarak görenler var. Arkadaşım kusura bakma da cinsiyeti ne olursa olsun iki insanın birbirine karşı duyduğu ve karşı koyamadığı sevgiyi sadece sekse mi bağlıyorsun sen? Gayler, lezbiyenler, translar sabah akşam sadece sevişmek için mi bi araya geliyor sanıyorsun? Hayır eğer böyle düşünüyorsan asıl sapkın sensin. Demek ki ilk görüşte hoşlandığın veya sevdiğin herhangi biriyle sadece sevişme derdindesin. Tek dünyan bu. Otur da bi 'sevgiyi' sorgula. Sevmek; hayatında tek başına yaparken zevk aldığın her şeyi onunla paylaşma isteğidir. Sevmek, gözlerindeki gülümsemeden tüm günün mutluluk sebebini çıkarmak demektir. Bir insanı gerçekten sevmek o'nsuz her şeyin anlamsız gelmesidir.
Zaten gerçekten sevgiyi sorguladığınız zaman hiçbir şey tuhaf gelmeyecek size. Anlamsız veya gereksiz de gelmeyecek. İki insanın mutluluğu mutluluk sebebiniz olacak.
Güzellik diyorum ya hep. Güzellik insanın içindeki aslında günün sonunda. İnsanın içindeki sevgide. Hayvana, maddeye, insana duyduğu sevgide.
Not: Bu konuya duyarlılığım bi takipçimin attığı mention itibariyle haberdar olduğum ve tüm serisini izlediğim videolar serisi sayesinde oldu. Sonrasında şimdiye kadar hiç ilgi göstermediğim LGBTT yürüyüşüne gitmemle birlikte perçinlendi. İzlemek isterseniz buyrun. Belki sizin için de bir şeyler değişir.
Unutmayın. Her şey sevgiyle başlar.
http://www.youtube.com/watch?v=GyNylYGpDFw&list=PL499CF01A74184C63
Ben sevdim eller aldı.
Alır tabi almaz mı? O ellerin o kadar bakımsız, o kadar odun olursa alır. Kadınız ve bence bir kadının en değer vermesi gereken yerlerinden biri elleri.
Elbette hepimizin müthiş güzel parmak yapıları, incecik ve narin yapılı elleri yok ama bakımlı bir el, her erkek için çekici gelir. Daha önce argan yağının; selülite, saçlara hemen hemen her şeye iyi gelen yapısından bahsetmiştim. Şimdi de argan yağı özlü bir el kremi keşfettim. Bionesia!
Kokusu anne kokusu gibi. Acayip sevdim ben. Böyle tanıdık bir koku. İçeriğinde argan yağı olduğu için küçük bir miktar bile alsanız ellerinizi nemlendirmeye yetiyor. Sadece adını bildiğim için bi sürü para döküp aldığım kremlerden utandım resmen. Fiyatı da çok uygun ayrıca.
Neyse, her zamanki gibi kendime aldığım için bi adet de size hediye edeceğim. Bu yazının altına yorum bırakan bir şanslı arkadaşımıza bu el kremini göndereceğim.
Kazanamayanlar da buradan ürünü inceleyip satın alabilir: http://www.lilakutu.com/urun/bionesia-el-vucut-bakim-losyonu-150-ml-/&uabt-sqqcz-dnsg
Haydi rastgele! :)
Veee kazanan Alfredosdarling oldu! Tebrikler!
ilk görüşte aşk.
İlk görüşte aşka dair bi çok fikir var hayatımızda. Kimisi böyle bir şey olmadığı savunur, kimisi böyle bir şey yaşamadığını.. Ama yaşayanlar bilir, aşkın en heyecanlı halidir ilk görüşte aşk.
Bi insan bi insanı ilk görüşte etkilemezse, daha sonra o kişilerin birbirlerine aşık olabileceğini düşünmüyorum açıkçası. Çünkü aşk, kuralsız ve şuursuz bi durum. Sonradan aşık olmak diye bir şey yok, sonradan sevmek var. O da zamanla o insanı tanıdığın ve karakterini beğendiğin için sevmektir zaten.
O ilk görüşte aşk için bazen bir bakış bazen bi gülümseme yetiyor aslında. Eğer konuşurken de o etkiyi sürdürebiliyorsa, vay halinize diyorum.
Ben mesela, ilk görüşte sevemediğim bir insanı sonradan seven biri olmadım. İnsanların o ilk tavırları, ilk bakışları, ilk görünüşleri çok önemli benim için.
Ben tam bunları düşünüp üzerine yazı yazmayı planlarken bana bir paket geldi. Bu anlattıklarıma cuk oturacak bi durum yaşadım.
Hediyeler her zaman sevilir elbet, hele bir de sevdiğin birinden geliyorsa sevinci katlanıyor insanın. İnanmayacaksınız ama hediyeyi görene kadar elim ayağım titredi. Ben hayatımda bir takıyla ilgili böyle güzel bir sunum, böyle güzel bir gönderim şekli görmedim.
Lidyana'da Miracles Collection adında bir koleksiyon var. Oradan bi ürün aldığınızda, hem yanında sürpriz hediyelerle hem de süper keseciklerin içinde takılarınızı gönderiyorlar.
O kadar mutlu oldum ki daha açmadan ergen gibi fotoğraf çektim şekil A'da göründüğü üzere :)
İçeriğine gelecek olursak;
benim gibi taşlı maşlı takıları sevmeyen birine bunları hevesle taktıran bir markayı alnından öperim ben. Çünkü olmuş. Baya güzel olmuş.
Yani diyorum ki, dünyanın en güzel ürününü de alsanız güzel bir hediye paketi veya sunumu yoksa aynı heyecanı yaşamıyor insan. Bu hayatımın her alanında geçerli benim. Yani bana hediye gönderirken dandik dandik göndermeyin diye diyorum :P
Son olarak special thanks to Miracles Collection.
Miracles Collection'da şimdi bir de %50 indirim varmış, bence kendinize hediye almanızın vaktidir kızlar.
bit.ly/miraclescollection bit.ly/glamourbymiracles bit.ly/miraclescollectionfb
Sivilce mi, ne sivilcesi?
27 yaşındayım ve güvenilir kaynaklara bakıldığında ergen olmadığım ortada. Ama böyle zaman zaman özellikle çene bölgemde çıkan 2-3 sivilce bana artık gına getirmişti. Stres yok, ergenlik yok, cildim yağlı değil.. Neden neden diye kendimi yemeden hemen önlem alayım dedim. Bende bi huy var, bi şey oluşmadan çözüm ararım. Mesela çok şükür selülitim yok ama artık selülit kremi kullanmaya başladım ne olur ne olmaz diye..
Bu problemde de bu sivilceler başına buyruk olmasın, geldikleri gibi gitsinler hatta hiç gelmesinler diye şükela bi çözüm buldum. Acnecinamide isminde bu ürünlerden biri; sivilce çıkacak veya çıkmış bölgeye uygulandığında, o pisliği hayatınızdan çıkarıyor. Diğeri ise sürekli kullanımla hem cildi pamuk gibi yapıyor hem de sizi bu dertten uzak tutuyor. Kendim dışında sevgilime de uygulamaya başladım ki sonuç en çok ona yaradı :)
Neyse gevezelik etmeden belirteyim, Lilakutu'nun bana yapmış olduğu güzellik sayesinde bu bahsettiğim ürünlerden bir çift de şanslı bir kişiye hediye edeceğim. Yapmanız gereken tek şey bu gönderiyi beğenmek. Gün içinde kazananı açıklayacağım :)
Kazanamazsanız da ürünleri şu linklerden satın alabilirsiniz.
http://www.lilakutu.com/urun/acnecinamide-temizleme-jeli-150-ml-/&ref=uabt-sqqcz-dnsg
http://www.lilakutu.com/urun/acnecinamide-jel-krem-50-ml-/&ref=uabt-sqqcz-dnsg
Sivilcesiz günler!
Veeee kazanan 'paradoksadam' oldu. Bana soru yoluyla adres ve telefon bilgilerini ulaştırırsan sevinirim. Güle güle kullan!
Argan Yağı da nesi?
Birkaç gün önce duyduğumda benim de hakkında hiçbir fikrim olmayan bir şeydi ama saçlarımın aşırı dökülmesi ve zaman zaman ergen gibi sivilcelerimin çıkması sonucunda çözümü bu müthiş şeyde buldum.
Oldum olası tüm sorunların doğal ürünlerle çözülmesinden yanaydım hep. Ama malumunuz dünyanın sadece bir bölgesinde yetişen bir şeye de ulaşmak o kadar mümkün olmuyor. Çoğu zaman da ürünlerde katkı maddesi vs. oluyor bu yüzden tam randıman almak yine başka bahara kalıyor.
Dr. Angel sayesinde bu müthiş şeyden haberdar oldum ve dertlerimden yavaş yavaş kurtulmaya başladım. Eeee blogumuzun teması ise size bir 'güzellik' yapmaktan yana olduğu için mini bir çekilişle size de istediğiniz ürünü gönderebileceğim bilgisini aldım.
O zaman şimdi http://drangel.com.tr/ sitesine girip istediğiniz ürünün linkini yorum olarak yazanların arasından bir kişiye güzellik yapacağımı söyleyeyim.
Benim gibi alıp, memnun kalıp eşe dosta da haber vermek isterseniz de bu siteden alışveriş yapabilirsiniz.
http://www.altinkanat.com/
Öpüyore.
Veeeee kazanan "theoldkingfisher" oldu. Ad-soyad, telefon ve adresini soru yoluyla gönderirsen şükela olur :)
Sevgiler
Önemli olan niyettir.
Evet bugünkü konumuz diyet.
Ergenliğimden beri leğen kemiklerimin çıkıklığından, çok zayıf olduğumdan vs. sürekli kilo almam gerektiğini söyleyip durdular. O zamanlar hep tek tip yemek yiyordum. Patates kızartması, köfte, çorba. Şişmanlamak için bi şey yapmıyordum çünkü aşırı zayıf olduğumu düşünmüyodum.
22 yaşımı geçtiğimde ideal kiloma ulaştım. Giydiğim her şey yakışmaya başlayınca, ideal güzellik algı çemberinin tam ortasında yerimi aldım. 25 yaşımdan sonra ara ara 4-5 kilo alıp verdim hep. Ruh halime göre değişiyordu kilom. O zamanlar üzülünce iştahsızlık gibi bi huyum vardı mesela, artık o duyguyu anımsamıyorum bile.
27 yaşındayım, son bir yıldır doyma gibi bi hissiyata sahip değilim. Şuursuzca saatlerce he şeyi yiyebiliyorum. Mantıken artık yeter dediğim noktada yemeyi kesebiliyorum ancak. Öncelerde 4-5 kilo aldım balık et falan diye kandırdım kendimi. Taaa ki geçen gün tartının üzerinde ne hale geldiğimi görene kadar..
Tam tamına 64 kiloyum. Boyum ortalamaya göre biraz uzun olunca (1.72) spor merkezi bile bu kilonun normal olduğunu söyledi. Normal değil ama. Bir göbek ki aldı başını gitti yani. Ben fark ediyorum ama artık etrafımdakiler üzülmeyeyim diye mi bi şey demiyor anlamıyorum.
Geçen gün anneme gittim annem dedi ki kilo almışsın kuzum sen. Evet dedim anne aldım gene. Sonra bi şey demedi. Ertesi gün aradı diyalog aynen şöyle:
-Kuzum moralin bozulmasın diye çok bi şey diyemedim ama sen çok kilo almışsın.
-Evet ya ben de farkındayım bu sefer biraz çok olmuş.
-Anormal kilo almışsın yani.
-Anne daha fazla moralimi bozacak mısın?
Öyle böyle değil önünü alamadık falan diye kapattık telefonu. Hiçbir pantolonum üstüme olmuyor arkadaş, baktım bu iş böyle olmayacak. Yeni elbiseler falan alıyorum böyle hep siyah siyah. Ama sonunda gına geldi.
Biraz araştırdım ve en zor olan diyeti buldum. 'İsveç diyeti'
Hayatım boyunca kendimde takdir ettiğim en büyük özelliğim irademdi. Ne alkol severim, ne sigara içerim. Dedim yemeden de durabilirim bence.
Başladım, 3. günümdeyim. Diyet dediğin şey kesinlikle kafada bitiyor. Öyle oluyor ki hatta bi öğününü yemesem mi falan diyorum yani. Ben ki yemek yerken şuurunu kaybeden insan açlık hissetmiyorum. Şu an yediğim yoğurdun, ıspanağın tadı yani gerçek tadı geliyo bana. Vay be diyorum 'yemek yemek' böyle bi şeymiş.
Daha tartıya çıkmadım ama genelde 8. günde 5-6 kilo verdiriyormuş bu diyet. Zaten asıl mevzu diyet bittikten sonra başlıyor. Önemli olan midenin küçülmesi sanırım ve onu da başarıcam. Sonra bi daha da almam nefret ettim kendimden.
Hayatım boyunca hiçbir hastalığı, rahatsızlığı veya aşılamayacak bir engeli olmadıkça; genç bir insanın kilolu olmasına karşı çıktım. Ben ki bacaklarımı beğenmediğim için yılda 3 kez falan elbise giyen biriyim, senin o kilonla otobüste yanımda oturup beni rahatsız etmeye ne hakkın var diyorum içimden.
İnsanın kimseye yoksa bile kendisine saygısı olacak ya. Kendime saygımdan zayıflayacağım. Genç bi kız nası olması gerekiyosa öyle olacağım. (bu yaşta kendimi genç kız sanmam da çok ironik oldu ama neyse) Bunca yıldır selülitin s'si olmamış bende, bundan sonra da olmasına izin vermeyeceğim.
Hadi bakalım.
Eyeslices ile gözaltı torbalarını çöpe attım.
Güzellik güzellik dedik madem ben de sizin güzellik anlayışınızı merak edip Twitter'da #benceguzelkadin diye bir hashtag başlattım. Bi dünya görüş var ama aklıma şöyle bi tanesi takıldı. 'Sabah uyanınca güzel olan kadın, güzel kadındır'
Sabah uyanınca neden güzel olamıyoruz? Tek bir sorun var "gözler"
O gözler şiş olunca, istisnalarda sevimli görünse de genel olarak yorgun ve kötü gösteriyor bizi. Benim de kendimle ilgili son zamanlarda gözüme çarpan şey buydu. Özellikle normalden az veya fazla uyuduğumda sağolsun sabah gözlerim beni iki torbayla karşılıyordu aynada.
Önceleri krem kullanayım falan dedim ama unutuyorum krem kullanmayı. O yüzden daha pratik ve işe yarar bi şey araştırmaya başladım ve sanırım buldum.
Eyeslices!
Şimdi bu ürünü dilediğiniz zaman gözlerinizde 10 dakika bekletiyorsunuz, aynaya baktığınızda gözaltı torbalarınız yok oluyor. Bazen makyaj bile yapsanız kapanmayacak o görüntü, bu ürünle hayatımdan çıktı bile.
E dedim madem böyle bi blogum var, cerrahi estetikten de hiç hoşlanmıyorum. Dedim ben kullandım başkaları da faydalansın.
Bi çift eyeslices ürününü bi şanslı kişiye hediye edeyim dedim. Bu yazıyı Twitter'da retweet edenler arasından birine bu üründen göndereceğim.
Hadi bakalım.
Kazanamayan veya ürünü merak edenler varsa aşağıdaki linkten inceleyebilir.
http://www.lilakutu.com/urun/eyeslices-eyeslices/&ref=uabt-sqqcz-dnsg
Uploaded with ImageShack.us
Güzellik nedir?
Orantılı yüz hatları? İdeal vücut ölçüleri? İyi huylu olmak veya sempatik/cilveli olmak mı?
Bununla ilgili sabaha kadar tartışabiliriz. İşte görece kavramı da tam bu noktada devreye giriyor. "Genel göreceye göre güzel olmak için ne yapmalı?" sorusunun cevabını bulalım diye buradayım.
Kimse 'ama yüzün güzel' cümlesini duyacak çaresizliğe itilmesin, gözümün gördüğü güzellikleri ve fikirleri paylaşayım diye buradayım.
Haydi hayırlı olsun.