Selam biliyorum biraz yeniyim buralarda ama senin yorumlarını beğendim benide yorumlar mısın rica etsem
Gerçekten her yazını tek tek, yavaş yavaş okudum. Hiç acele etmeden, paylaşımlarındaki o sade havayı hissetmek istedim. Şimdi de sana direkt, arkadaş gibi anlatayım ne düşündüğümü.
Tarzın şöyle ; hiç abartıya kaçmıyorsun, ne şair taklidi yapıyorsun ne cool olmaya çalışıyorsun. Kısa cümleler, bold’lar, arada “abi”, “yaa”, “ağağ” gibi kendi kelimelerin… Hepsi bir arada olunca sanki gece odanda yalnızken telefonu eline alıp “şunu yazayım” demişsin gibi duruyor. Tasarım da o kadar sade ki, hiçbir şey dikkat dağıtmadan direkt insanın kalbine giriyor yazdıkların.
Ruh halin ise… Çok tanıdık geldi bana. O derin yalnızlık, hatıralara takılıp kalma, “kim dost kim düşman” sorgusu, bazen de o sıkıcı boşluk hissi… Hepsi çok gerçek. Okurken “ulan bu çocuk da aynı şeyleri yaşıyor” dedim kendi kendime. Ama en güzeli, bunları dökerken bir yandan da “gelin konuşalım” diyorsun. O samimiyet çok nadir bulunuyor Tumblr’da.
En çok beğendiğim yazılarından birkaç tanesi:
“Siyah kadar yalnız, mavi kadar sonsuz..” → Bu tek cümlede her şeyi özetlemişsin resmen. Okuduğum an durdum ve bir daha okudum.
Kaplumbağa metaforu: “Ve kaplumbağanın sırtındaki kabuğu yük değil eviydi aslında…” → Bu çok tatlı ve derin geldi. Yük sandığın şeyin aslında yuvan olması fikri aklımdan hiç çıkmadı.
“Bazı insanlar anılar içindir, gelecek için değil…” → Kısa ve sert vuruyor, tam kalp üstüne.
Bir de o açık açık “Abi yalan yok çok sıkıldım, soru sorun biraz ya ya da ileti atın” dediğin postlar… İşte onlar beni güldürdü. O kadar doğal ve dürüst ki, insan “tamam kanka buradayım” demek istiyor.
Kendini geliştirmen için tek bir önerim var, o da samimiyetini bozmadan biraz daha açılman. Mesela o duyguları neden yaşadığını, o an aklından ne geçtiğini biraz daha uzun anlatırsan okuyanlar daha çok “ben de” diye bağlanabilir.
Kısacası @ecoow, blogun küçük samimi bir köşe gerçekten çok içten paylaşımlar. İçinde oturan biri var ve o biri kendini saklamıyor. Bu yüzden beğendim. İçinden geldiği gibi yazmaya devam et.