Cümleler boğazımda sıkışmış, çıkmaktan korkuyorlardı. Ne zaman birşeyler yazmak istesem, yazacaklarımdan korktum. Boş boş konuşmak, derin derin yazmaktan daha kolay geldi hep. Kelimeleri birbirine ekledikçe sanki ortaya kocaman kırık bir kalp resmi çıkacak gibi geliyor. Komedi aslında hayatla yüzleşmekten kaçan korkakların kalesiymiş. Edebiyat da yüzleşmeye cesaret edenlerin. Hey gidi hayat, zengini de dertli, fakiri de dertli. Kalpler kırık, burun kemiklerinde hafif bir sızı, gözler nemli. Sıçtın ağzımıza. Ne gereği varsa ?






