Birini çok seviyor olmam o kişiyi hayatımdan çıkaramayacağım anlamına gelmiyor bana kendimi değersiz hissettiren, yoran, yıpratan herkesi iki dakika içinde çıkarabilirim hayatımdan
cherry valley forever
Game of Thrones Daily
Jules of Nature
Monterey Bay Aquarium
RMH

izzy's playlists!
Cosimo Galluzzi
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

★
I'd rather be in outer space 🛸
hello vonnie

gracie abrams

bliss lane
No title available
almost home
will byers stan first human second
Cosmic Funnies
One Nice Bug Per Day
$LAYYYTER
Lint Roller? I Barely Know Her
seen from Austria
seen from United States
seen from Colombia
seen from Türkiye
seen from Netherlands
seen from United Kingdom
seen from France
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States

seen from Netherlands

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Germany

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
@ferdolans
Birini çok seviyor olmam o kişiyi hayatımdan çıkaramayacağım anlamına gelmiyor bana kendimi değersiz hissettiren, yoran, yıpratan herkesi iki dakika içinde çıkarabilirim hayatımdan
Anlatırken ağlamaya başladığım her şey sonumdu benim.*
İnsanın içini bir anda acıtan sözler
18 yıldır oturduğumuz ve babamın içinde hayatını kaybettiği evden taşınırken kardeşimin söylediği:
“hoşçakal baba, biz gidiyoruz.”
sessiz bir iç çekiş: bulmayacak mısın hiç beni?
şimdi konuşmuyorum, seneler sonra da konuşmayacağım. hiçbir zaman karşılarına geçip, intikam almayacağım. düştüklerinde, iyi olmuş bile demeyeceğim. hatta biraz üzüleceğim. bunun için kendime kızacağım. ama asla konuşmayacağım. benim kelimelerim, sesimden kırılıp kimseye çarpmayacak. keşke bunun anlamını biraz bilseydiniz.
ben çok notalardan geçtim tanrım, neşeli şarkıların potrelerine sarkıttım iplerimi yamalı kalbimin iplerini sardım boynuma. insan neşeli bir şarkıda da ölebilir. ben çok evden geçtim tanrım, çiçekli perdeli pencerelerinden sarkıttım kendimi biri beni itebilsin itebilsin diye çok kan kustum avuçlarına. o kanlarla yıkadılar beni. ben çok gönülden geçtim tanrım, hepsinde kafama sıktım. kafama sıktığım kurşun onların da gönüllerini parçalayınca parçala böldüler beni istediklerini parçayı alıp; devam et. dediler. ben çok evden geçtim tanrım. kalbimse, bir çok elden. peçete muamelesi görmek üzdü onu. -bu aramızda kalsın- insan neşeli bir şarkıda kafasına sıkabilirmiş. bu hepsi. üzücü bir durum bu. kandan korkmayan insanlar bunlar tanrım. birini üzmekten korkmamaları hep korkuttu beni. yol yoktu ama. yürüyeceksin demeleri bundandı sanırım. çiçekli perdeli pencereleri vardı ama. neyse tanrım. bir sigara lekesi kaldı bacağımda. seviyorum onu. kendi kararımdı.
insan insanın yarasıdır.
sonra ilk öpüştüğümüz yeri kalbinden bıçakladılar*
sarılmıştın bana kırk yıllık ağrıyı dişlerinle parçalar gibi
insan insanın yarasıdır.
“beni benden koru.”
güzel şarkılar dinliyorsun ama kulaklarındaki uğultuyu bastırmıyor hiçbir nota. bunu fark ettiğimde sen anneni gömeli üç yıl olmuştu.
güzel şarkılar dinliyorsun ama kulaklarındaki uğultuyu bastırmıyor hiçbir nota. bunu fark ettiğimde sen anneni gömeli üç yıl olmuştu.
“beni benden koru.”
insan insanın yarasıdır.
sarılmıştın bana kırk yıllık ağrıyı dişlerinle parçalar gibi