Türklerin alfabeleri
Türk dili bilinen 1500 yıllık edebi tarihinde dört adet esas, üç adet de yardımcı alfabe ile yazıldı. Yani devlet olarak Göktür, Uygur, sonra Arap ve Latin alfabesi kullanılmıştır.
Başka dinlere giren türk topluluklarının kullandığı alfabeler de var; Kırımçak ve Karay Yahudiler İbrani alfabesi, Lemberg veya Lviv şehrinde bulunan mezar taşlarındaki Armeno-Kıpçak denen Ermeni harfli Kıpçak Türkçesi, gebe 19. yüzyılda Ermeni harfli ve Karamanlı dediğimiz Yunan harfli Türk edebiyatını da unutmamak gerekir.
Bütün bu alfabeler içinde Türkçe'ye en az uyum sağlayan Arap harfleridir. Hocamız olan İranlıların yaptığı değişikliklerle kabul ettiğimiz bu alfabe de, maalesef Türkçenin sekiz adet ünlüsünün yani a ve e, ı ve i, o ve ö, u ve ü'nün karşılanamadığı açıktır. Arap harflerinde elif, a ve e için kullanılır. Ya harfi hem i hem y, hem de ı'dır. Vav ise hem v'dir, hem de o ve u, ö ve ü'dür.
Tanıdığımız kelimeleri karineyle okuruz. Bilemediğimiz isimler eğer Goethe gibi ecnebi bir isimse "köte" de olur, "güte" de. Ecdadın isimleri ve yer adları ise bir meçhuldür. Ç ve p harflerini İranlılar ilave etmiştir. 19. yüzyılda Şemsettin Sami gibi büyük adamlar, sekiz sesliyi ifade için çok gayret sarf etmiştir.
Kaynak: Türkiye'nin Yakın Tarihi - İlber Ortaylı (Timaş Yayınları, 2013. Sayfa 81,82)











