babamı fenerbahce maclarını takip ederken baktığımda kınıyorum içten içe. 70 küsür yaşına gelmiş bir adamın oturup bir takımın galibiyetiyle sevinmesi. Gol atınca bira acması sevindiği icin aile gurbuna yazı yazması. Bir gol daha atınca ikinci birayı açması. daha da sevinmesi. Lan bu adam, neden kendi kendine bira icmiyor ki. cok sacma değil mi lan. Bir insan neden böyle olur diyosun ama zevk aldığı için de kibarlıktan bir sey demek istemiyordum. Bugün 3 bira icmis halimle tayyip erdoğanla konusurken bulunca kendimi, anladım biraz.
insanın hayatı olmayınca böyle oluyor demek ki batur.
insanın dramı fenerbahceyle ilgilenmek veya tayyiple konusmak değil. O hale kadar düşmek. fenerbahce ve boş siyaset muhabbeti (yanlış anlaşılmasın, aktif siyaset değil, içip kendi kendine başbakan taklidi yapmaktan bahsediyorum) bir sonuçtur. İnsanın oturup kendi haline bakıp ders çıkarması gereken bir sonuç.
Alkolizim gibi.
Otuzbir çekmek gibi.
Çaresi otuzbir çekmemek değil. Çaresi gercek bir sey yapmak.
Uzun süredir, çok uzun süredir uzaktaki bir şeylere otuzbir çekerek yaşadığımı düşünmeye başladım. Bugün yakınımdaki birine otuzbir cektim ama. Biraz yakınlaşması yetti. Bir şey yaşamayız heralde. ama aynı arabada gezmemiz, bi yarım saat falan muhabbet etmemiz yetti. Tatlı da bir kız. Atipik bi yüzü var. Ben severim öyle tipleri zaten. Bi süredir çekiliyordum. En azından, bir aydır, boş boş muhabbet ettiğim bumble kızından daha yakın, ve daha gerçekçi bir muhabbetti.
Sonra eve gelip bira içmeye başladım. Arada bi patlattım tabi. Affedemezdim. Genelde siyah çorap giyip özellikle kırmızı ruj süren bi kız. Sırf bacaklarını düşünsen yetiyor zaten. Otuzbirden sonra rahatlayınca tabi müzik dinleyip ara ara türkiye siyasetini kurtarmaya döndüm.
Saat dört oldu. SAnırım artık yatmam lazım. Ama insan işte, arada, böylesine çaresiz, böylesine aynı hayata çakılmış ve durduğu yerde ölüme gittiğini hissediyor ki. bunu en azından bir yere yazmış olmak istiyor. mucks.



















