Bu şehirden gidince seni bi’ parkta 2 birayla maziye gömüp, anılarımızı yakacağım.
KIROKAZE
almost home

Origami Around

No title available
dirt enthusiast
Alisa U Zemlji Chuda

Janaina Medeiros
styofa doing anything
Sweet Seals For You, Always

Kaledo Art

roma★
hello vonnie
occasionally subtle
Cosimo Galluzzi
NASA
One Nice Bug Per Day
taylor price
Three Goblin Art
d e v o n
Game of Thrones Daily
seen from Israel
seen from Türkiye
seen from United States
seen from India

seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Australia
seen from United States
seen from United States

seen from Indonesia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Netherlands
seen from Indonesia
seen from United States

seen from Brazil

seen from Germany

seen from United Kingdom

seen from United States
@morfintods
Bu şehirden gidince seni bi’ parkta 2 birayla maziye gömüp, anılarımızı yakacağım.
adın üç kere geçti saçma sapan bir filmde. yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu. otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime anne dedim, hadi çay koy da içelim.
Benim sana olan öfkem senden önce beni, senden de çok beni kanattı. Benim sana doğrulttuğum silah bile senden yanaydı.
Kural iki, paslı balkon demirlerine dayanıp ağlarken bile senin adınla sigara yakılır.
Titriyormuşum, titresem ben bilmez miyim füsun? gözlerim de yaşıyor gibi bakmıyormuş, ellerim soğukmuş, göz altlarım mor. böyle yaşanılmazmış füsun. ruhumu mezarlıktan bir ağaca astım bu gece. acımı göğüs kafesime hapsetmiştim, geçen gecede göğüs kafesimin patladığına şahit oldum, her taraf kan revan. omuzlarımda tabutumu taşıyorum diye kendime acımasızmışım. görüyorsun değil mi füsun? delice etrafa püskürüp duruyorum, günün sonunda ölen tek bir kişi var. bilmiyorsun füsun, sandığın gibi değilim. sandığından daha bitik, sandığından daha acımasız oldum kendime ve sana.
“Sokrates’e “otuz zalimler seni ölüme mahkûm ettiler,” denildiği zaman “tabiat da onları” demiş. Bütün dertlerin biteceği yere gideceğiz diye dertlenmek ne budalalık. Nasıl doğuşumuz bizim için her şeyin doğuşu olduysa, ölümümüz de her şeyin ölümü olacaktır.”
saat bire geliyor. beraber oturur bir yorgunluk kahvesi yapariz. aci olur kahvelerimiz. davlumbaz isigini acariz. cakmagi yakar, sadece bir kac dal diyerek 2 paket bitiririz. yaktigimiz sigaranin dumaninda boguluruz. gecenin sogugunu aralariz. balkondan o temiz, urpertici ve huzur ile huzursuzluk karisimi hava iceri akin eder. uzuntulerimizi, mutluluklarimizi, kimseye acamadiklarimizi konusuruz. konustugumuzda icimizdeki o zehirin disari ciktiginda bitecegini en azindan bir nebze de olsa azalacagini hissederiz. ama sonrasinda herkes odaya uyumaya gittiginda kalbe giren o sanci bize tekrar hatirlatir anlatmanin her seye cozum olmadigini.
“Sen de kendi çapında bir süper kahramansın Fikret.
Yirmi yıldır aynı kadını sevip, günde üç paket sigara içiyorsun. Kolay değil yani.”
bir gün gelecek ve sana bu kağıdı kalemi yuvan saydıracak, kelimelerinde kalp sızısından boğulmanı sağlayacak insanları bir bir geride bırakacaksın. diz çökseler izleyecek, duvar yumruklasalar gülümseyecek noktaya geleceksin derlerdi de inanmazdık.
sinx=sina; x=a+k.360, x=180-a+k.360 yavrum seviyorum seni.
Seninle tanışmak ilk defa sigara içmek gibiydi.
Biraz soluk gerektiren, biraz da zevk.
başa dönemiyorum, burada kalamıyorum. dimdik geldiğim yerlerden, omzum düşük dönüyorum. kaçamıyorum, kurtulamıyorum. herkese her şey olmak bir neslin kaderini değiştirmişken benim nefesimi kesiyor. gülemiyor, ağlayamıyor, kızamıyorum. dağlar küçük, uçurumlar yakın, denizler sığ. ev yıkık, şarkı kısık, kalbim kırık. düzenin içinde düzensiz kaldım. yurtlar içinde yurtsuz. ormanların içinde yalnız, yere yaprak bile düşmüyor. anlatınca, anlayınca on yedisinde de aynı, otuz yedisinde de. hata yapmak istiyorum, tüm çizgilere basmak. sizi çok seviyorum ama sizinle yapamıyorum.
sevilecek bir kadın değilim. parmak uçları öpülesi bir kadın değilim ya da saç tellerini okşayabileceğin. ben saygı duyulacak bir kadınım. sigara yakılacak bir kadınım. sigara yakacak bir kadınım. parmak uçlarımda is lekeleri var, dudağına bulaşmasını istemeyecek bir kadınım. ben kalp tekletecek bir kadın değilim belki ama kafa açacak bir kadınım. kısacası, gözlerime bakma. orada seni bekleyenler göz yaşı taneleri değil, ölüm olur.
kimseye göstermediğim yönlerim senin için her zaman istisnaydı. hatırla, sen bunu kaybettin
Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan. Kendimi bilmeyi bıraktım. Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim dünyaya ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum.