
@theartofmadeline
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Sade Olutola
Cookie Run:Kingdom Official!
todays bird
Fieri Frames
Phantogram Three
No title available
I'd rather be in outer space 🛸
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
RMH
Not today Justin
Noah Kahan
noise dept.
Lint Roller? I Barely Know Her

Product Placement

Kiana Khansmith
The Bright Sessions
sheepfilms

roma★
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Italy

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from United States
seen from Indonesia
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from Bangladesh
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Ireland

seen from Bangladesh
seen from United Kingdom

seen from Australia
seen from Israel
@okndmrcn
Birileri yalan olur, birileri yanan..
Anneleri hep kadınlardan seçiyorlar, ne ilginç. Size annemi hiç anlatmadım mesela. Pek konuşmazdı ama saçları ıhlamur kokardı. Pek kitap okumazdı ama harika çamaşır asardı. Annem gidince kalbime iyi bakamadım, erken kurudu Albay'ım. Kalbimde bir sızı, bilincimde bir çatlak, zihnimde bir uyuşma… Aşık olduğum ilk kadın coğrafya öğretmenim. Karadeniz'de dağlar denize paralel uzanıyor ama biz onunla yan yana uzanamıyoruz. Televizyon hala tek kanal, Varşova Paktı, soğuk savaş, nükleer tehtitler… İnsanlar ölüyor. İnsanlar ölüyor, ben büyüyorum. Büyüdükçe kafam da büyüyor, ellerim büyüyor. Büyüdükçe hayallerim küçülüyor. Görüyorum, insanlık kan kaybediyor. Ben insanlığa kan vermek istiyorum, kan gruplarımız uyumsuz çıkıyor. Yıkılıyorum. Her şey siliniyor, her şey. Tam bitti diyorum, ufuktan Ayşegül doğuyor. Ayşegül, dünyanın en güzel şiiri. Saçları, burnu, gözleri hepsi tam kafiye. Keşke az sonra ölmeyecek olsaydım. Yalan yok, içten içe hayatım boyunca ben hep ölmeyi istedim. Bazen durur, düşünür, yaşıyor olmanın ne kadar saçma olduğunu fark ederdim. Size olmuyor mu ya? Yaşamak ağır gelmiyor mu? Hayat böyle sırtınıza bir kambur gibi binmiyor mu? Bana oluyor. Düşün ki altı milyar insan var dünyada. Peki bana ne gerek var? Gerek yok, bana gerek yok. Tamam o zaman, tamam. Bırakın beni öleyim. Nasıl olsa unutuluruz be. Ne mühendisler ne doktorlar unutulmuş. Bir Ayşegül üzülür bir de Sinan. Ama o da ertesi güne unutur, çocuk ne de olsa. Ayşegül ağlar, çok ağlar, sonra daha çok ağlar ama sonra unutur. Hepimiz unutulmak için yaratılmadık mı? Siz, siz yine de beni hemen unutmayın be. Arada bir resmime falan bakın, söylediğim havalı sözleri bir kenara not edin. Ben unutulacak adam mıyım be. Son sözü ne oldu diye sorarlarsa şu şiiri okuyun:
Ölüyorum Tanrım! Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür. Biliyorum Tanrım! Ama ayrıca aldığın şu hayat fena değildir, Üstü kalsın.
Acının şiddetli oluşu değil, sürekli oluşu yoruyor bizi.
Oğuz Atay (via okndmrcn)
En kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal, dediler: kaldım. Oysa, kalınmaz. Onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söylenileni ciddiye almak yok mu… bitirdi, yıktı beni.
Oğuz Atay - Tutunamayanlar (via iceridekibiri)
Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım; mürekkeple yazmışlar oysa. Ben, kurşunkalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım.
Oğuz Atay, Tutunamayanlar (via telepatiyalandegil)
"İnsanları genel anlamda seviyorum ama kimseye tahammülüm yok"
"Pencerenden bakma denize, İnanırsın güzel olduğuna mavilerin"
Özdemir Asaf
“ Bir kızla tanıştım yeni. Tanışma faslından sonra bir cafe'ye gittik. Karşı-karşıya oturduk ve başladık konuşmaya. İlk sorusu ’‘kaç sevgilin oldu’'ydu?
+Karışık. Hiç saymadım.
- Onlarla ilişkiye girdin mi?
+ İhtiyaç duyduğum kadar.
- Yalan konuşur musun?
+ Evet, gerek duyduğumda.
- Sahtekarsın yani?
+ Evet kesinlikle. Bazen dürüst davrandığım da oluyor ama genelde sahtekar olmak tercihimdir.
- Değişik! Çok dürüstsün.
+Yoo, aksine sahtekarın tekiyim.
- Peki sözünde durur musun?
+ Söz veremem.
- Nasıl yani?
+ Yanisi şu; kimseye, ’'şunu böyle yapacağım, sonuna kadar yanında olacağım, şu saatte burada olacağım” gibi sözler vermem.Elimden geleni yaparım sadece!
- elinden bir şey gelmezse…?
+ Söz vermediğim için sıkıntı yok!
- Bırakıp gider misin?
+ Sen istedikten sonra neden olmasın!
- Ne kadar sevebilirsin beni?
+ Hak-ettiğin kadar.
- Bir aşk nasıl olmalı sence?
+ Bir aşk, bütün yalanlardan arınmalı.Bütün kirlerinden sıyrılmalı.Her şey apaçık ortada olmalı. Çıplak olmalı, çırılçıplak. karşısındakini etkilemek için kendine bir kılıf uydurmamalı. Gerçek yüzünü saklamamalı. Gün gelip maskeler düştüğünde, kılıf yırtıldığında, gerçekler ortaya çıktığında aşk sahipsiz kalmasın diye, ortada çırılçıplak bırakılmasın diye ilk başta her şey ortaya savrulmalı. İlk başta çıplak kalınmalı. Uçurumun başında değil, ta dibinden başlanmalı.
- Ama insanlar yalanları sever.Dürüstlük aşkın doğasında yok! Bir insanı kazanmanın yolu, sorduğu sorulara, hoşuna gidecek cevaplar vermekten geçer. Mesela sen eğer, hayır kimseyle çıkmadım, kimseyle ilişkiye girmedim, hiç yalan söylemem, çok dürüsttüm deseydin, yani bana yalan söyleseydin, şimdi bu masadan seninle iki sevgili olarak kalkmış olacaktık.
+ Birkaç ay sonra iki sevgili gibi bu masaya oturup, iki yabancı gibi kalkmaktansa şimdi iki yabancı gibi kalkmayı tercih ederim. Ki belki vedalaşma merasimimiz bile olmayacak.Bir veda bile etmeyeceğiz o zaman birbirimize belki. Şimdi veda etmek daha iyi.
- Peki, bana müsaade.
+ Müsaade senin…“
ALINTIDIR..
Sevda demini aldı zamandan, doldur yüreğimi
(via izbirakin)
“Fakat hadiseler gösterdi ki, fena olmayışım tesadüf eseriymiş, fırsat düşmemiş, zaruret olmamış. Nitekim hayatın ilk çelmesinde yuvarlanıverdim. İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.”