@narinsel ana hesap.

shark vs the universe
we're not kids anymore.
d e v o n
Cosimo Galluzzi
dirt enthusiast
Lint Roller? I Barely Know Her
Sade Olutola

Origami Around
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

ellievsbear
trying on a metaphor
One Nice Bug Per Day
Xuebing Du
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
he wasn't even looking at me and he found me

Product Placement
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

No title available
No title available

Kaledo Art

seen from United Kingdom

seen from Türkiye

seen from Singapore

seen from India
seen from India
seen from Bangladesh
seen from T1
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
@parolsal
@narinsel ana hesap.
X'de gezinmeye devam ettikçe daha da hayrete düşüyorum. Saçma sapan +100.000 öğrenci birleşmiş ve sıradaki şehirlerin planını yapıyorlar. Her şey planlı, göz önünde, tehlikedeyiz ama hâlâ herkes susuyor. Bizim ne halde olacağımız iki dudak arasında saklı ama hâlâ o kişi konuşmuyor.
Güya demiş ya "güvenlik sağlandı" diye, alay ediyorlar sanki. Nerede güvenlik? Herkes sadece lafta konuşuyor ama iş yapmaya gelince suspus.
Kahramanmaraş'ta katliamı çıkaran İsa Aras'ın bir video kaydı bulundu ve sağlıklı bir birey olmadığı gayet açık ve net ortada. Çocuk yanlış anlamadıysam çenesinin altına doğru elleriyle silah işareti yapıp etrafta dolanıyor. İlla video kaydı dışında başka şüpheli hareketleri de vardır. Ne bu yani, 2. bir Semih Çelik vakası mı? Neden bunların önlemleri alınmıyor?
Telegram gruplarında sıradaki yerin Çağrıbey Anadolu Lisesi (nerede olduğunu bilmiyorum), İstanbul ve Sivas olduğunu konuşuyorlar. Rahatlığa bakar mısınız? Görüntüler vesaire her şey yayıldı ama hâlâ bir hareketlenme yok. Nerede güvenlik?
Kanım donuyor bunların neslinin arttığını görünce. Devamsızlık hakkı bitmesin diye okula gelenlerin son günleri belki de ama kimse bunlardan söz etmeye tenezzül etmiyor, anca milletin gözünü boyuyorlar. Bu suçları işleyenler arkada sistemle, ölen çocuklarla falan dalga geçiyor. Hepsinin video kaydı, ss'i var ama bizim sesimizi duysalar bile bir cevap vermiyorlar.
Okullara uzun bir süre ara verilmeli, güvenlik sağlanmıyorsa bu yapılmalı ama hâlâ yok yazılacağımızdan bahsediyorlar. Saçmalığa bakın, kimse güvenliği düşünmüyor ama iş yok yazılmaya gelince kararı bize bırakıyorlar. Bildiğiniz sınıf grubuna "gelip gelmeme konusunda karar verin ve öğrencilere bırakıyorum" dediler. Canımızın hiç mi kıymeti yok?
Tabelasız; insanların sohbet edebildiği, yeni insanlarla tanışabildiği ve içerik paylaşabildiği bir sosyal platformdur. Uygulama içinde birebir mesajlaşma, topluluk sohbetleri, sesli odalar ve hatta sesli/görüntülü görüşmeler yapılabiliyor. Ayrıca kullanıcılar gönderi paylaşabiliyor, birbirlerini takip edebiliyor ve etkileşime girebiliyor.
Aynı zamanda platformun bir “topluluk hissi” tarafı da var. İnsanların kendini daha rahat ifade edebileceği, daha samimi bir ortam yaratmayı hedefliyor.
Dilerseniz Play store, App store veya Web üzerinden (tabelasiz.com) ulaşabilirsiniz.
Bugün bize anlatmak istediğin bir şeyler var mı?
Bugün sizlere üstüne düşündüğüm ve belki de hep düşüneceğim bir konuyu anlatmak isterim. Bu psikolojik bir konu ve benim asıl ilgi alanım da psikoloji. Kavramın psikolojide başka bir isim ile karşılığı var mı bilmiyorum ama ben ona "İnsan Aklı Psikolojisi" diyorum. Asla üstüne düşünmekten yorulmayacağım ve hep zevk alacağım bir konu. En azından öyle kalmasını umuyorum.
Dünyada her telden insan var değil mi? Ve o insanların farklı kişilik yapısı, farklı görüşleri, düşünceleri, davranışları... var. Kimisi göründüğü gibi iyi//kötü. Kimisi kötü gözüküp iyi ya da tam tersi. Belki de narsist, psikopat gibi psikolojik sıkıntıları var.
Bana göre "normal insan" diye bir kavram yok çünkü orada ki "normal" ne? Hiçbirimiz bilmiyoruz. İyi mi, kötü mü, hastalıklı mı ya da hastalıksız mı... kim nereden bilebilir ki? Sosyal bir kişiliğim var ayriyeten insanları rahatsız etmeyecek şekilde analiz etmeyi severim. Bu tanıdığım insanlarda hep farklı gözlemler yaptığım için hiçbirine bir isim koyamıyorum. Bu yüzden her tanıdığım insanın kişiliği beni etkiler çünkü farklıdır.
Aşırı Düşünme (Overthinking)
Aşırı düşünen insanlarda gözlemlediğimiz temel unsurlar; motivasyon düşüklülüğü, duygusal zayıflık, başarı, güzellik veya herhangi bir faktöre takıntılı olmak ve benzeri durumlardır. Bu kişiler ister istemez neredeyse günün her saatinde kafalarını meşgul ederler. Artık hayatlarına hiçbir zararı veya faydası olmayacak unsurları bile düşünür hale gelirler. Misal yoldan geçerken herhangi bir taşı ister istemez her an düşünebilirler.
Beyin, belirsizliği bir tehdit olarak algılar ve olur olmadık her duruma bir çözüm yolu bulmaya çalışırlar. Panik, korku, üzüntü ve kaygı gibi durumlar da beraberinde gelir. Bu kişilerin psikolojik destek alması önerilir.
Psikolojik olarak yorgun, tahammülsüz, gergin insanların çoğusu bunu çevrelerine yansıtmazlar fakat bir bardağın kırılması ile anlık sinir patlaması, ağlama krizleri, isyan sonuçları görülebilir.
Psikoloji der ki:
'İnsanlarla tanışmanızın her zaman bir nedeni olacaktır. Ya onlar hayatınızı değiştirecek ya da onların hayatını değiştirecek kişi sizsiniz.'
Uzun zamandır hayalini kurduğumuz, sadece bir web sitesi olmanın ötesine geçerek hayatınızın her anına dokunmayı hedeflediğimiz Tabelasız Yol mobil uygulaması, bugün itibarıyla App Store ve Play Store’da yayında! Bu yolculukta amacımız hep aynıydı Tabelaların, kuralların ve mesafelerin olmadığı, sadece samimiyetin konuştuğu bir alan yaratmak. Artık bu alanı cebinizde taşıyabilecek, bildirimlerimizle her an birbirimizden haberdar olabilecek ve sesli sohbetlerimizle aradaki kilometreleri bir saniyede sıfırlayabileceğiz.
Bizi biz yapan, bu yolda yanımızda yürüyen sizlersiniz bu uygulama da sizin eseriniz. Hatalardan uykusuz kaldığımız gecelere, en ince tasarım detayına kadar her şeyde sizin konforunuzu ve huzurunuzu düşündük. Şimdi hikayemizi daha gür bir sesle, daha güçlü bir bağla yazma zamanı. İndirin, deneyimleyin ve bu yeni evimizde yerinizi alın çünkü gidilecek çok yol, paylaşılacak çok hikaye var.
Sohbet et, paylaş, bağlan: DM, genel chat ve sesli görüntülü sohbet
Download Tabelasız by metehan dogan on the App Store. See screenshots, ratings and reviews, user tips and more games like Tabelasız.
Şarkılar psikolojiyi etkiler.
Psikolog der ki:
'Duyguları bastırmak onu yok etmez, sadece erteler.'
İçe atmak nedir herkes bilir değil mi? Peki içimize atmak bizi daha iyi mi yapar yoksa ciğere çekilen bir sigaradan bile daha mı kötüdür? Psikoloji öyle bir hüküm sürer ki üstümüzde sigara, alkol yanında hafif kalabilir. İçe atmak da aynen böyledir. Bu kişiler yaşadıkları olayı, olayların sonucu oluşan duyguları kimseye anlatmazlar ve kapalı kutu gibi yaşarlar. Hatta kimisi onun derdi yok sanır fakat o, kafasında tüm dertleri biriktirip bir savaş verir. Peki illaki birisiyle mi konuşması gerekiyor? Hayır, inanın size sizden başkası iflah olamaz. Önce insan kendini anlamalı, kendisi ile konuşup dürüst olmalı. Bu o kadar zor bir şey ki, beyniniz bir harabeye dönüşüyor. Fakat en sonunda zafer sizin elinizde oluyor çünkü kendinizi anladığınızda, içinizi döktüğünüz de o birikmiş duyguları dışa vurduğunuz da inanılmaz bir rahatlama geliyor.
İnsanlar neden içine atar? Sanırlar ki: kimse onu anlamayacak, dinlemeyecek, düzelmeyecek, anlattığı olay yüzünden sırtından vurulacak, güvenemeyecek. Yani kısacası içe atmak bir tür savunma mekanizmasıdır. Birey hata yapmamak, üzülmemek için içine atar fakat o dertler birikir.
Bir tane derdiniz oldu ve içinize attınız, sonra tekrar başka bir olayda aynısını yaptınız, tekrar, tekrar... sonucunda ne olur? En başta içinizde yer edinen dert sayısı birdi ve fazla sıkmıyordu, sonra içinizde attığınız dertler birikti ve çok düşünmeye, bunlar nefret etmeye başladınız. Büyük olasılıktır ki 'depresyona' maruz kalabilirsiniz.
İçe atmak, kapalı kutu olmak çözüm değildir. Kişi kendini anlamalı, sevmeli ve yarar olanı yapıp hayata karşı bir adım atmalıdır. Eğer bunlar olmazsa hayatı sevmemek sizce de normal değil midir? Yaşanılanlar zaten kötü, niye biriktiririz ki?
"İçinize attığınız dertler bir gece yarısı sizi yakanızdan tutacak."
İşte bu yüzden geceler çoğu zaman bizlere dar gelir. Sabahları insan içinde mutlu ve ortada bir sorun yokmuş gibi gözükmek isteriz. Fakat gece olunca bir hüzün çöker, kendimiz ve düşüncelerimizle baş başa kalırız. Devamında ise geceler ağır imtihan olur, içimize atmak yüzünden...
Psikolog der ki:
'Geçmişini değiştiremezsin ama onunla kurduğun ilişkiyi değiştirebilirsin.'
Erken Olgunlaşmak
Erken olgunlaşmanın ortaya koyabileceği ve benim en çok rastladığım durumlardan yalnızca birini özetleyeceğim.
Duygusal Yüklenme (Emotional Burden)
Eskiden gelen travmalar, sorumluluklar, omuzdaki yükler artık bir zaman sonra içe atmaya ve aynı zamanda yardım isteme konusunda geri plana çekilmeyi sağlar. Dünyanın tüm kahrına karşı tek mücadele etmeyi kendine vazife edinmiştir. 'Bunu tek halledebilirim, her şeyi tek başıma halletmeliyim' düşüncesi ön plandadır. Oysa insan, insandan yardım almalıdır. Yaşanılanlardan ötürü çekinmek, yardım istemenin bir güçsüzlük belirtisi olduğunu zannetmek bu kişiler için doğaldır. Elbette bu düzeltilebilir ve düzeltilirse hayat daha tıkırında işleyebilir. İnsanlar bi' yerde de birbirine muhtaçtır. Yardımlaşmak, en kötüsünden derdimizi birine anlatmak, içimizde tutup kendimize eziyet etmemek gerekir.
Unutmayın. Olgunlaşmak elbette iyidir ve ne zaman uğrayacağı belli olmaz. Fakat travmalarla olgunlaşmak ile akıl yoluyla olgunlaşmanın arasında epey fark vardır.
Psikoloji der ki:
'Bulunduğun anı tekrar yaşayamayacağının bilincinde olursan hayat sana daha anlamlı gelir.'
Siberkondri nedir?
Aslında çok sık rastladığımız ve açıkçası benim çok rahatsız olduğum bir durum. Siberkondri, herhangi bir yerden alınan sağlık bilgisi ile kendi kendine teşhis koymaktır. Mesela ben burada psikoloji hakkında paylaşımlar yapıyorum. Atıyorum konum "şizofreni" olsun. Bazı kesimler bunu görüp belirtilerin onlara uyduğunu söyleyip "ben şizofreniymişim.." adlı yorumlar yapıyorlar. Tabi bu bir örnekti.
Ya da googleye sadece midenizin yandığını söylerseniz size mide kanseri teşhisi koyabilir. Sizin bu belirtileri; herhangi bir uzman psikiyatri, psikolog, doktor vs aracılığıyla teşhis koyulmadan kendi kendinize kabul etmeniz bilinçsizlik olur. Şikayetlerinizi, sizin hakkınızda hiçbir bilgisi olmayan veya detaylı muayeneden geçmeden teşhis koyan kişilere değilde, uzmanlara belirtmenizde fayda var.
•Sıcak soğuk taktiği ile bağlama nedir?
Bu bi' taraftan manipülasyon yöntemidir. Birey karşıdaki kişiye ilk başta aşırı ilgi gösterir ve bir anda o ilgiyi azaltır ve soğuk davranır, ardından tekrar ilgi gösterir ve tekrar azaltır. Birey bunu sürekli uygular.
•Peki neden bunu yapıyor?
Çünkü karşıdaki kişi ona bağlanacak, bir sevgi oluşturacak. Bu sevgi benim aklımda "tadı acı bir sevgi" olarak canlanıyor. Karşı taraf bu süreçte bazen kendini sorgulayacak, gitgide bağlanacak, ne tepki vereceğini bilemeyecek, ondan vazgeçemeyecek, ilişkide zarar görecektir.
Bir insana kendini sorgulatmak, sevgi demek değildir.
"Biraz da o çabalasın dedim, bir daha hiç görüşmedik."
Tek taraflı çaba bir ilişkiyi bitiren faktörlerden biridir. Bu ilişki devam ederse toxic ilişki olur ve çabalayan tarafın psikolojisinin kötü etkilenmesine, kendinden vermesine ve soğuk sıcak bağlantıları -varsa eğer- ile çabalamayan tarafa daha çok bağlanmasını sağlar. Bir bakıma tek taraflı çaba; kendinden vermektir.