eski sevgilinize benzeyen insanları seçmeyin
sonu hep hüsran oluyo
#ex #tavsiye

Product Placement
RMH
Misplaced Lens Cap
we're not kids anymore.
noise dept.
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
sheepfilms
KIROKAZE
TVSTRANGERTHINGS

PR's Tumblrdome
todays bird
$LAYYYTER

#extradirty
The Stonewall Inn

bliss lane

Discoholic 🪩
occasionally subtle
🩵 avery cochrane 🩵
cherry valley forever

pixel skylines
seen from United States
seen from T1
seen from Canada

seen from Bangladesh

seen from T1

seen from T1
seen from United States
seen from Netherlands

seen from Germany

seen from Croatia

seen from Mexico
seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from United States
seen from Türkiye

seen from Slovakia

seen from Malaysia
seen from Bulgaria

seen from United States

seen from United States
@screamofsartre
eski sevgilinize benzeyen insanları seçmeyin
sonu hep hüsran oluyo
#ex #tavsiye
pamuk şeker ve sude'nin anıları #1
geçen gün yolda yürüyordum. değişik bir tarzım olduğu için, insanlar öyle olduğunu söyler, insanlar bana bakıyordu. yanımda da pembe saçlı bir kız arkadaşım vardı. biri kızıl kıvırcık diğeri ise pembe saçlı bir ikili görmeye alışık olmayan muğla insanları bizi baştan aşağı süzüyordu. bu duruma alışık olmayan arkadaşım bana eğildi ve şöyle dedi : " noldu kanka ya adımız mı çıktı "
elbette bu olağan bir soruydu çünkü sevgili arkadaşım o dönemlerde erkek arkadaşından yeni ayrılmıştı ve beraber erkeklerle dışarı çıkarken beni de yanında sürüklüyordu. bunun en yegane sebebi açık sözlü lafını esirgemeyen bir insan olmamdı ve sevgili arkadaşım hazır kendisi nasiplenmişken bana da bir erkek bulmayı amaçlıyordu. bir taşla iki kuş misali yani...
her neyse çok fazla bu şekilde kör randevuya çıktığımız için ve muğla'daki insanların dedikoduya olan merakını bildiğinden arkadaşım bu duruma fazla sakin kalamıştı. o gün girdiğimiz cafede gerçekten herkes bize bakıyordu. fakat arkadaşım bu soruyu biraz fazla sesli sorduğundan duyan herkes gülmeye ve fısıdaşmaya başlamıştı. sessizce kahvemizi alıp yerimize geçtik. resmen yerin dibine girmiştik. kahvemizi içtikten sonra havadan sudan sohbet edip günlük exler hakkında yaptığımız ve ne zaman zengin olacağımız hakkındaki yakınmalardan sonra arkadaşımla kalktık ve biraz kötekli denilen cehennemden farksız derbeder
insan çukurunda gezintiye çıktık. parka geldiğimizde arkadaşım benden kendisini parkta sallamamı istedi. bunun için yeterince büyük olduğumuzu düşündüğümden utana sıkıla kabul ettim. arkadaşımı salladığım sırada parkın karşısındaki kafede oturan eski sevgililerimizin bizi izlediğinden habersizdik tabi bu esnada...
başımı o tarafa çevirip soluklanırken o an onları gördüm ve arkadaşımı sallamayı bıraktım. arkadaşıma parmağımla onların olduğu tarafı işaret ettim. arkadaşım onları görür görmez yerinden kalktı ve ters yöne doğru koşmaya başladı. işin kötü yanı bu onların dikkatini direkt çekmişti. ben de onların görüş alanına girdikten sonra ordan hızla uzaklaştım. şunu unutmayın sevgili okuyucular asla arkadaşınız sizi kör randevuya çıkmaya zorladığında kabul etmeyin ve küçük bir şehirde yaşayıp saçma sapan erkeklerle çıktıysanız onları görmezden gelin. ve pamuk şekere benzeyen bir arkadaşınız varsa onun çocuksu ruhunu kilitlemeyin. bırakın istediğini yapsın... beraber kör randevulara çıkmak hariç. bu durum hayatınıza eğlence ve kaosu çeker. tabi meraklısına...
selamlar sayın okuyucular. ben sude ve bu da ilk yazım. buraya da hayatımdaki birtakım olayları yazma kararı aldım. çünkü bilirsiniz hayatın olağan sıkıntılarında ve anksiyete uçurumundan sıyrılmanın en iyi yoludur yazmak. size bir anımı anlatmak isterim okuyup okumamanız çok da mühim değil çünkü buraya yazmak istememin en önemli sebebi kendi sorunlarımdan kaçmak. evet, gülünç ama durum böyle. şimdi anıma geçelim :
geçen gün yolda yürüyordum. değişik bir tarzım olduğu için, insanlar öyle olduğunu söyler, insanlar bana bakıyordu. yanımda da pembe saçlı bir kız arkadaşım vardı. biri kızıl kıvırcık diğeri ise pembe saçlı bir ikili görmeye alışık olmayan muğla insanları bizi baştan aşağı süzüyordu. bu duruma alışık olmayan arkadaşım bana eğildi ve şöyle dedi : " noldu kanka ya adımız mı çıktı "
elbette bu olağan bir soruydu çünkü sevgili arkadaşım o dönemlerde erkek arkadaşından yeni ayrılmıştı ve beraber erkeklerle dışarı çıkarken beni de yanında sürüklüyordu. bunun en yegane sebebi açık sözlü lafını esirgemeyen bir insan olmamdı ve sevgili arkadaşım hazır kendisi nasiplenmişken bana da bir erkek bulmayı amaçlıyordu. bir taşla iki kuş misali yani...
her neyse çok fazla bu şekilde kör randevuya çıktığımız için ve muğla'daki insanların dedikoduya olan merakını bildiğinden arkadaşım bu duruma fazla sakin kalamıştı. o gün girdiğimiz cafede gerçekten herkes bize bakıyordu. fakat arkadaşım bu soruyu biraz fazla sesli sorduğundan duyan herkes gülmeye ve fısıdaşmaya başlamıştı. sessizce kahvemizi alıp yerimize geçtik. resmen yerin dibine girmiştik. kahvemizi içtikten sonra havadan sudan sohbet edip günlük exler hakkında yaptığımız ve ne zaman zengin olacağımız hakkındaki yakınmalardan sonra arkadaşımla kalktık ve biraz kötekli denilen cehennemden farksız derbeder
insan çukurunda gezintiye çıktık. parka geldiğimizde arkadaşım benden kendisini parkta sallamamı istedi. bunun için yeterince büyük olduğumuzu düşündüğümden utana sıkıla kabul ettim. arkadaşımı salladığım sırada parkın karşısındaki kafede oturan eski sevgililerimizin bizi izlediğinden habersizdik tabi bu esnada...
başımı o tarafa çevirip soluklanırken o an onları gördüm ve arkadaşımı sallamayı bıraktım. arkadaşıma parmağımla onların olduğu tarafı işaret ettim. arkadaşım onları görür görmez yerinden kalktı ve ters yöne doğru koşmaya başladı. işin kötü yanı bu onların dikkatini direkt çekmişti. ben de onların görüş alanına girdikten sonra ordan hızla uzaklaştım. şunu unutmayın sevgili okuyucular asla arkadaşınız sizi kör randevuya çıkmaya zorladığında kabul etmeyin ve küçük bir şehirde yaşayıp saçma sapan erkeklerle çıktıysanız onları görmezden gelin. ve pamuk şekere benzeyen bir arkadaşınız varsa onun çocuksu ruhunu kilitlemeyin. bırakın istediğini yapsın... beraber kör randevulara çıkmak hariç. bu durum hayatınıza eğlence ve kaosu çeker. tabi meraklısına...