Neden bu kadar salak oruspu evladı kaynıyor heryer
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
No title available
Show & Tell
$LAYYYTER
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

titsay

❣ Chile in a Photography ❣

Game Changer & Make Some Noise
Xuebing Du
The Bowery Presents
Monterey Bay Aquarium
untitled

Jar Jar Binks Fan Club
sheepfilms

No title available
EXPECTATIONS

roma★
🩵 avery cochrane 🩵
Interview Vampire Daily
h

seen from United States
seen from Panama
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Spain

seen from Poland

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Colombia
seen from Malaysia
seen from Japan
seen from Morocco
seen from Sweden

seen from T1
@seyfullahyavuz
Neden bu kadar salak oruspu evladı kaynıyor heryer
Kime güvenecegimi şaşırdım amina koyayim ya herkes çıkar herkes oruspu çocukluk pesinde
Ziraat bankası da çöktü amk dün yarak kürek işlerle uğraşıyoruz sikecem bu şansı amına koyacam
Sabah ilk İzbanla eve gidicem uyuyayım dedim uyandığımda bir durak kalmış oluyor dur biraz daha uyuyim derken anasının amında uyanıyorum ve bu iki üç tur böyle devam etti kafamı sikim ya
"Her insanın ömrü boyunca ezberinde tutacağı bir yağmur olmalı. Ansızın veya keskin bir gök gürültüsü sonrası şehre düşen bir yağmuru ezberinde tutmalı insan."
Uzunca bir zaman, karşılaştığım ve karşılaşabileceğim her soru için bir cevabım olmasını önemsedim. Şimdi kendime ait soruların varlığıyla yetinmeyi öğreniyorum. Anlıyorum ki bu dünya, cevap verebileceğim türde açık ve anlaşılır sorular barındırmıyor. Vazgeçtim cevaplardan. Ellerimi cebime koyup, yerdeki çizgilere basmamaya gayret ederek yürüyorum. Cevaplar için sürekli başkalarının yardımına ihtiyaç duyuyordum, oysa kafamda o kadar çok soru var ki, artık etrafımda kimsecikler olmasa da olur. Kutsal bir yalnızlığa yürüyorum şimdi.
Tarık Tufan, Bir Adam Girdi Şehre Koşarak
“ bir uyuşmazlık,
dikleşme, bir inat olarak
bilemiyor kaç defa ölünür
kaç defa aynı yerden aynı aletle
aynı kokuyla aynı şekilde ölür.”
.
aslı serin
ne farkeder? her şeyi yoluna koyacağım deyip kaybolduysam? ne küfrü ne sigarayı bırakmadıysam? mutlu olsam ne farkeder? olmak istediğim yerde olamıyorsam? karanlığa aşıkken gün doğsa ne farkeder? ne farkeder? binlerce beyaz çizgi ve birkaç sene geç kaldıysam? hep yanlış yerde yanlış zamanda bulunduysam? kaçmak için fırsat kollasam ya da alışsam? gözlerim kapansa ve hiç açılmasa? bi şarkıya tutulduysam ne farkeder? ne farkeder? anlatılmaz yaşanır dediğim şeyleri unuttuysam? bi kaç tramvay kaçırmamış olsam? o yağmur beni hiç ıslatmamış olsa? hatırlıyorum kulaklığımı hiç çıkarmadım oysa. şimdi her yerde o şarkılar çalsa ne farkeder?
uyuyordum. kulağıma adını bağıran bir rüyadan dünyaya düştüm. saat gecenin üçü. sabaha çok var. ben bu ağrısı dinmeyen kalbi kimin kapısına bıraksam.
"Bu akşam dövüşmek zorunda olduğumuz şey için değil,
Savunmak zorunda olduğumuz şey için türkü söylüyorum.
Yaşamın zevkleri.
Dostlarla içilen şarap.
Aşk.
Kışın ateş.
Serin ırmak yazın.
Her öğünde et ve ekmek.
Yolda yürürken mırıldanılan nakarat.
İçinde uyunan yatak.
Uyku, sıçrayıp uyanılmayan, yarın endişesiyle bölünmeyen.."
“bêje, çûyîn çi peyveke dirêj e söyle, gitmek ne uzun bir kelime”
— selim temo - keştîya bayê
'' Varsın dingin bir bilgisizlikte
Bensiz çiçeklensin dünya..''
korkunç olan, korkunç olduğunu fark etmediğimizle birlikte yaşamaktır.
nietszche - tan kızıllığı
travma sadece dövülmekten, ihmal edilmekten veya aşağılanmaktan kaynaklanan bir üzüntü değildir. bu, sadece bir katmanıdır. travma aynı zamanda sahip olabileceğiniz çocukluğun yasını tutmaktır: çevrenizdeki diğer çocukların sahip olduğu çocukluğu. diziniz yaralandığında sizi sarıp öpen bir annenizin olabileceği gerçeğini. ya da yanınızda olan ve mezuniyetinizde size bir buket çiçek getiren bir babanızın olabileceği gerçeğini.
travma, yetişkin olduğunuzda kendi kendinizin ebeveyni olmak zorunda olduğunuz gerçeğine de yas tutmaktır. mutfakta, aç ve gözyaşlarına yakın bir hâlde, yanmış bir tavuğun, pilavın yanında durmak zorunda kaldığınızda ve bunu annenize anlatmak için onu arayamadığınızda onun size her şeyin yolunda olduğunu söylemesini dinlemek veya evine gidip onun yaptığı yemeklerden bir tabak alıp alamayacağınızı sormak için yas tutmaktır.
bunun yerine, kendi başınıza ayağa kalkmalı ve hayatınızın acı dolu yapbozunu çözmelisinizdir. başka ne seçeneğiniz vardır ki? bunu sizin için kimse çözemez.
bu üzüntü—kayıp üzüntüsü—hesaplaşma üzüntüsünden farklı bir tada sahiptir. hesaplaşma üzüntüsü; içgüdüsel, öfkeli ve şiddetle renklendirilmiş bir his verir. bir şekilde intikam ya da adaletle iyileşebilir bir duygudur.
ama kaybedilmiş bir çocukluğun üzüntüsü, erişilmesi imkânsız bir arzu gibi hissettirir. doymak bilmez, içi boş bir açlık gibi gelir.
Bu şarkı var ya bu şarkı en kötü anda bile bi noktada her şeyi unutturuyor
"Ölmek istemek de bir histir Alayla, çünkü hâlâ bir şekilde acılarının geçeceğini sanırsın."