Üstâd Necip Fâzıl'ın tercümesiyle..

seen from United States

seen from Spain

seen from Germany
seen from Germany
seen from Germany
seen from Albania

seen from Spain
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Denmark
seen from Malaysia
seen from South Korea
seen from China

seen from Kazakhstan
seen from Denmark
Üstâd Necip Fâzıl'ın tercümesiyle..
Günün birinde etrafın çok fazla kalabalıklaşsa bile en baştaki zamanlardan çok daha farklı olmadığını fark edeceksin. Ve bazı geceler de hareketli şarkılar bile dinleyemediğini, O zaman bir piyano eşliğinde solan zihnini canlandırmalısın...
Çünkü bir aylığına daha ona ihtiyacın var Dezi, sonrasında iki ay boyunca gerçekten özgürsün. (Şoma ağzım için teşekkürler, sonraki iki ay ilk aydan çok fazlasıyla kötü geçti.)
23
Fâtır-ı Hakîm ve Kādir-i Alîm, kemal-i intizamla her şeyi güzel yaratmış, güzel teçhiz etmiş, güzel gayelere tevcih etmiş, güzel vazifelerle tavzif etmiş, güzel tesbihat yaptırıyor, güzel ibadet ettiriyor. (Risale-i Nur; Sözler)
Sübhanallah, Mâşâallah, Bârekellah, Allahu Ekber...
İşaretparmağı ile başparmağını hafifçe açarak birkaç santimlik bir aralık yaptı. Elini havaya kaldırarak o aralığı gösterip
"Benim dünyam bu kadar" dedi.
"Nasıl yani?" diye sordum.
Hafifçe tebessüm edip
Parmakları ile oluşturduğu aralığı yanağıma yerleştirdi.
"Bak gülünce dudakların bu kadar kıvrılıyor yukarı o yüzden benim dünyam bu kadar..."
Şehirlerce ötende kitap okurken başımı omzuna yaslıyorum, aynı kulaklıktan müzik dinliyoruz, uyurken üstünü örtüyorum. Şehirlerce ötende sımsıkı sarılıyorum sana. Ne zaman yorulsan dizimde dinleniyorsun. Belki şehirlerce ötende olabilirim ama aramızdaki bu bağ olduğu müddetçe yanıbaşındayım.
-O kızın sert bakan gözlerini gördün mü…
+Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak olmaz zaten🕊
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
buğulu göz.
Sf.169 Şeker Portakalı - José Mauro de Vasconcelos