Sayburç Archaeological Site
seen from Russia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Canada

seen from Italy

seen from United States

seen from Malaysia
seen from South Africa

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from China

seen from Malaysia
seen from Russia
seen from Brazil

seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Belarus

seen from Australia
seen from United States
Sayburç Archaeological Site
So i'm currently listening to an audio version of "the Druid of Camelot" by..... Urgh sorry i forgot. It's in German and bases of the original Legend written by Geoffrey of Monmouth. With like, historic facts and shit. (Celtic stuff).
Anyway, it's such a Rollercoaster to listen to it with the modern ear.
Like. You have moments when you learn that each individual was given a substitute name until they turn 9 and then a new name is chosen based on the individual personality. And the individual still has a choice whether or not to take it.
And then you get shit like this:
Myrrdin (11): wow, Uther is so hot, he should be high king.
Uther(20): did this kid just talk about me?
Myrrdin(11): hey, Uther, would you like to know about the future I dreamt you'll have? Fuck you, be my friend first.
Uther(20): oh.... Okay?
---------------
Myrddin (17) : and then you will be high king.
Uther(26): and how do I do that?
Myrrdin (17): fuck Ygraine
Uther(26): you mean that absolutely stunning beautiful Woman who is said to be really good in bed. Like.... Really good? Like.... Bards sing about it good?
Myrrdin(17): yes that one
Uther(26): you know she's married, right?
Myrrdin (17): yeah that may be a problem
Uther (26): you said you saw it happen in a vision?
Myrrdin(17): yes, it was incredibly detailed.
Uther:....
Myrrdin: .....
Uther: do you dream about that often
Myrrdin: ..... I only get my visions when the gods want me to. Wanna watch some birds fuck outside the window? I assure you it's also prophetic.
Uther:..... Alright, seems legit
-----------
Myrrdin (13 ish): you shouldn't kill me, the gods send me visions
Gurtan: they send me visions too, I'll kill you, so i can build my Tower without it fallling apart
Myrrdin: that's not very logical. Have you tried digging up the ground if something might stop you from building it?
Gurtan: no.... Why?
Myrrdin: there are dragons under the Tower
Gurtan: what?
Myrrdin: yeah.
*they dig up dragon statues*
Myrrdin off camera: holy fuck, i might actually be a prophet
------------
Myrrdin: you will die three deaths, Gurtan. By a lance, by a tower that's falling apart, and fire
Gurtan: oh my god. This child has visions. Let's go guys and build a semi functioning Tower of wood to hide from my enemies, while this kid tells our enemies where we're headed.
Myrrdin: the gods have chosen me
-----------------
Nimue and Myrrdin in a cave
Nimue: that Stone Looks like a dick
Myrrdin (70): you speak wisely, Nimue. Also those clouds are fucking
Nimue: indeed
This is some wild shit, ya'all
edit🌺
Faşizm Üzerine - Umberto Eco
Umberto Eco’nun Beş Ahlak Yazısı kitabının Ebedi Faşizm bölümünde yer alan, kök-faşizmin temel argümanlarını anlattığı sayfalarca yazıyı buraya aktardım. Her maddenin tamamını değil, kendi içinde alıntılar yaparak aktarıyorum. AKP’nin halka, halkın anayasası diye yutturmaya çalıştığı akla mantığa sığmaz maddelerin yer aldığı ve MHP tarafından da desteklenen kişisel anayasaları için referandumun gündemde olduğu ve ülkenin iliklerine çıkmaz kara bir mürekkep gibi lekeler bırakan AKP’nin hala iktidarda olduğu günümüzde, bu yazıyı paylaşmak zorunda hissettim.
Öncelikle yazar, yukarıda yazdığım kök-faşizm kelimesini, faşizm için kullanacağını, maddeleri saymaya başlamadan önceki paragraftaki açıklamasıyla belirtiyor. Ve diyor ki: Bu özellikler (aşağıda yazan maddeleri kastediyor) bir sistem oluşturmaz; çoğu birbiriyle çelişir ve başka despotluk ya da fanatizm biçimlerinde de görülür. Ancak herhangi birinin varlığı, bir faşizm gölgesinin oluşması için yeterlidir.
Gerekli açıklamaları yaptığıma göre başlayalım:
Kök-faşizmin ilk özelliği, gelenek kültü’dür. (...) Nazi bilgisi, gelenekçi, senkretist, okült ögelerden besleniyordu.
Gelenekçilik, modernizmin reddi anlamına gelir. Hem faşistler, hem Naziler teknolojiye tapıyordu; oysa gelenekçi düşünürler, geleneksel ruhsal değerlerin yadsınması olarak gördükleri teknolojiyi genellikle reddederler. Ne var ki, nazizim sanayideki başarılarından gurur duymuş olsa da, modernizme düzdüğü övgü “kan ve toprak” üzerine kurulu bir ideolojinin yalnızca yüzeysel bir yönüydü. (...) Aydınlanma çağı, akıl çağı, modern çürümüşlüğün başlangıcı olarak görülüyordu. Bu anlamda kök-faşizm ,”irrasyonalizm” olarak tanımlanabilir.
İrrasyonalizm, eylem için eylem kültüne de dayalıdır. Eylem kendi başına güzeldir, öyleyse hiçbir biçimde önceden üzerine düşünülmeksizin gerçekleştirilmelidir. Düşünme, bir tür kısırlaştırmadır. Bu yüzden, eleştirel tavırlarla özdeşleştiği sürece, kültür kuşkulu bir olgudur. Goebbels’e atfedilen “ne zaman kültürden söz edildiğini duysam, tabancamı çekerim” sözünden, “domuz entelektüeller”, radikal züppeler”, “üniversiteler komünist yuvasıdır” gibi sık sık kullanılan ifadelere varıncaya kadar, entelektüel dünyaya karşı güvensizlik, her zaman kök-faşizmin bir belirtisi olmuştur. Resmi faşist entelektüeller, modern kültürü ve liberal aydınları geleneksel değerleri terk etmekle suçlamayı bir görev bilmişlerdir.
Hiçbir senkretizm biçimi, eleştiriyi kabul etmez. Eleştirel anlayış, ayrımlar yapar ve ayrım yapmak modernizmin bir göstergesidir. Modern kültürde bilim camiası, görüş ayrılığını bilgilerimizi geliştirmenin bir yolu olarak görür. Kök-faşizme göre görüş ayrılığı ihanettir.
Ayrıca, görüş ayrılığı, çeşitliliğin de bir göstergesidir. Kök-faşizm ise, farklılığın yarattığı doğal korkuyu kullanıp (...) görüş birliği arar. Faşist ya da başlangıç aşamasındaki faşist hareketin ilk çağrısı uyumsuzlara karşıdır. Dolayısıyla, kök-faşizm doğası gereği ırkçıdır.
Kök-faşizm bireysel ya da toplumsal düş kırıklığından doğar. Bu yüzden, tarihsel faşizmin en tipik özelliklerinden biri ekonomik bir bunalım ya da siyasal bir aşağılanmadan rahatsızlık duyan ve toplumun alt kesimlerinin baskısından korkan düş kırıklığı içindeki “orta sınıflara” çağrıda bulunmasıdır.
Kök-faşizm, toplumsal kimlikten yoksun insanlara biricik ayrıcalıklarının herkesin paylaştığı ayrıcalık olduğunu -aynı ülkede doğmuş olmak- söyler. “Milliyetçilik”in kökeni budur. Ayrıca bir ulusa kimlik verebilecek tek bir grup vardır: düşmanlar. Bu nedenle, kök-faşizm ideolojisinde, olasılıkla uluslararası nitelikli bir komplo saplantısı vardır. Faşizmin yandaşları, kendilerini kuşatılmış hissetmelidir. Komployu açığa çıkarmanın en kolay yolu da yabancı düşmanlığı’na başvurmaktır.
Faşizmin yandaşları kendilerini, düşmanların gösterişle sergilenen zenginliğinden ve gücünden aşağılanmış hissetmelidirler. (...) Gel gelelim, yandaşlar, düşmanları yenebileceklerinden de emin olmalıdırlar. Böylece, retorik ayarın sürekli değiştirilmesiyle, düşmanlar hem çok güçlü hem de çok zayıf gösterilir.
Kök-faşizme göre yaşamak için mücadele edilmez, “mücadele etmek için” yaşanır. Barışseverlik, düşmanla iş bilirliği demektir; barışseverlik kötüdür, çünkü yaşam sürekli bir savaştır.
(...) İktidarı demokratik yoldan değil, zorla ele geçirdiğini çok iyi bilen lider, gücünün kitlelerin zayıflığından kaynaklandığını da bilir: O kadar zayıftır ki kitleler, bir “egemen”e gereksinim duyarlar.
Böyle bir bakış açısında, herkes kahraman olmak üzere eğitilir. (...) Kök-faşist kahraman ölmek için sabırsızlanır. Şunu da belirtelim ki, bu sabırzırlığıyla daha çok başkalarının ölümüne yol açar.
... kök-faşist irade gücünü cinsel konulara aktarır. (...) Cinsellik oynanması zor oyunlardan biri olduğu için, kök-faşist kahraman fallusun ikamesi silahlarla oynar, onun savaş oyunları sürekli bir penis hadesi’nden kaynaklanır.
(...) Kök-faşizme göre bireylerin birer birey olarak hakları yoktur, “halk” bir nitelik olarak “ortak irade”yi ifade eden tek parça bir varlık olarak algılanır. Sayısı ne olursa olsun hiçbir çoğunluk ortak iradeye sahip olamayacağından, lider onların sözcüsü gibi davranır. Yurttaşlar temsil güçlerini yitirdiklerinden, eylemde bulunamazlar, onlardan yalnızca halk rolünü oynamaları istenir.
(...) Tüm Nazi ya da faşist okul kitaplarında, karmaşık ve eleştirel akıl yürütmenin araçlarını sınırlandırmak üzere, son derece kısıtlı bir sözcük dağarcığı ve ilkel bir söz dizimi temel alınıyordu.
Kaynak: Umberto Eco, Beş Ahlak Yazısı, Can Yayınları, 3. Baskı. ________________
Faşizm Geliyorsa Ne Yapmalı?
Metal Dedektörü Penis Biçiminde Bir Kolye Buldu
Metal Dedektörü Penis Biçiminde Bir Kolye Buldu
Metal Dedektörü Penis Biçiminde Bir Kolye Buldu Yakın zamanda bir metal dedektörü, İngiltere’nin Kent kentinde, yaklaşık 1800 yıl önce kişiyi talihsizlikten/kötülükten korumak için boyuna takılan gümüş, penis şeklinde bir kolye buldu. Metal Dedektörü Penis Biçiminde Bir Kolye Buldu Marcus Terentius Varro (MÖ 116 – MÖ 27) ve Yaşlı Pliny (MS 23 – 79) gibi antik Roma yazarları, fallusun (penis) ve…
View On WordPress
louisa onderdrukt in Sint-Maartensdijk zonder registratie fallus
louisa onderdrukt in Sint-Maartensdijk zonder registratie fallus
from WordPress https://vrouwen-vandaag.com/?p=1527
Fallus Maximus 🥖 #berlin #siegessäule #tiergartenberlin #berlintiergarten #fallus #falli #igersviennaontour #berlinbreeze #ig_berlin #diestadtberlin #visitberlin #berlino #visit_berlin #berliner #berlinberlin #berlinstagram #berlinstyle #berlincity #berlinart #berlingram #berlincalling #berlinlove #igersberlin #igersgermany #lowlightleague #moodygrams (hier: Siegessäule) https://www.instagram.com/p/BrVYSqwhBD-/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=uyi6honkiny2