Müzik Felsefesi -Schopenhauer
Bir müzik felsefesi ortaya koyma konusunda detaylı bir çalışma yapan ilk filozof Schopenhauer’dir diyebiliriz.
Filozof, müziğin performansa dayanıyor olması somut mu yoksa soyut mu çelişkisini oluşturmuştur der ve ekler; somut olarak yapılacak yorumların tamamı sadece işin tekniğine (uyum, senkronizasyon vs. gibi yapı taşlarına) ait olabilir. Bu nedenle Schopenhauer, müziği soyut bir sanat olarak tanımlar.
Schopenhauer, müzik sanatını diğer tüm sanat dallarından ayırır ve en yüceleri olarak görür. Çünkü müzik, görünen dünyanın değil idealar dünyasının bir ürünüdür. O nedenle de soyuttur ve insanların içine, duygularına işlemesinin sebebi de budur. Ayrıca filozof, bu soyut sanatın yalın bir şekilde, doğallığa uygun şekilde kullanılması gerektiğini iddia eder ve söze uydurmaya, belli kalıplara sıkıştırmaya çalışanları da (özellikle kliseler, dini törenler) eleştirir.
Özetlemeye çalıştığım Schopenhauer’in müzik anlayışını filozofun müziği tanımladığı kendi metninden bir parçayla tamamlamak istiyorum.
‘’Müzik sanatı, bütün başka sanatlardan kopuk, tek başına durur. Müzikte dünyadaki yaratıkların ideasının taklidini, yeniden üretimini saptayamayız. O, büyük, parlak bir sanattır. Müziğin insanın en derin doğası üzerindeki etkisi çok çok güçlüdür. Yetkin, evrensel bir dil olarak, insanın en derin bilincinde derinlemesine, tam olarak anlaşılır”








