Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur;
Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bunların içinden bir fırkası ehl-i necat (kurtuluş fırkası) olacaktır.
Ashab: "Yâ Rasulallah, o kurtulan fırka hangi fırka olacaktır?" diye sorunca, şöyle cevap vermiştir;
Benim sünnetimden şaşmayanlar kurtulanlardan olacaktır!
İmam Tirmizi, İman, 18;
İbn Mace, Fiten, 17
Kurtuluş fırkası olmaya insanların en layığı ehli hadis ve's-sünne'dir. Onlar için Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) dışında kendisine taassub ile tabi olunacak kimse yoktur. Onlar O'nun sözlerini, hallerini en iyi bilenlerdir. Sahihi ile sakimini ayırt ederler. Bu hususlarda fekahet sahibi imamlardır. Onlar Rasululah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in sözleri ve davranışlarının manalarını en iyi bilen kişiler ve tasdik etme, uygulama, bu esaslara yakınlık gösterenleri dost bilme ve onları sevme, düşmanlık besleyenleri düşman edinme gibi yönlerden sünnete en fazla uyan kimselerdir. Onlar, mücmel ve müphem olan sözleri ve görüşleri, Rasulullah'ın getirdiği kitab ve sünnete arz ederler. Eğer bir söz ve görüş, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in getirdiği esaslar içinde yoksa, onu asla dinin esaslarından saymazlar ve sözlerinin hulasası kılmazlar. Bilakis kendisiyle Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'in gönderildiği Kitab ve Sünnet'i, itikad ve itimad ettikleri asıl kabul ederler.
Şeyhu'l-İslam Ahmed ibn Teymiyye el-Hanbeli, Mecmuu'l-Feteva 3/347














