Ahmet b. Hanbel diyor ki:
“(Hakkımda kötü konuşanlar dahil) herkese hakkım helaldir. Zira bir Müslümanın senden dolayı azap görmesi sana menfaat sağlamaz.”
[Siyeru alamin-nübelâ,11,261]

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from China
seen from Sweden
seen from China
seen from China
seen from Canada

seen from China

seen from Netherlands
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from China
seen from China

seen from China

seen from Canada
seen from United Kingdom
seen from Russia
Ahmet b. Hanbel diyor ki:
“(Hakkımda kötü konuşanlar dahil) herkese hakkım helaldir. Zira bir Müslümanın senden dolayı azap görmesi sana menfaat sağlamaz.”
[Siyeru alamin-nübelâ,11,261]
Muhakkik Şeyh Aliyyu'l-Kârî el-Hanefi'de kimi Hanefi imamlarından nakilde bulunarak şöyle demiştir;
"Onlara lanet edilmesinin sebebi, ya onların yüceltmek için Peygamberlerinin kabirlerine doğru secde etmeleridir ki, bu ise apaçık bir şirktir; ya da onların Yüce Allah için namaz kılmayı peygamberlerin defnedildikleri yerde yapmaları ve onların kabirleri üzerinde secde edip namaz kılarken kabirlerine yönelmeleridir. Böylelikle onlar Yüce Allah'a ibadet ederken peygamberleri yüceltmede aşırıya gitmiş oluyorlardı. İşte gizli şirk denilen şey budur. Çünkü bunda, Allah'ın izin vermediği bir şekilde, herhangi bir yaratığa tazim vardır. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bunu, ümmetine ya Yahudi adetlerine benzediğinden, yahut ta gizli şirk ihtiva ettiğinden dolayı yasaklamıştır. Nitekim şerh yapan bazı büyük âlimlerimiz de böyle demişlerdir. Bir rivayette gelen 'onların yaptıklarının benzerini yapmaktan sakındırıyordu' ifadesi de bunu desteklemektedir."
|| Mirkatu'l-Mefâtih Şerhu Mişkâti'l-Mesabih (1/456)
"Üzerinde kaza oruç borcu olan kişiler, şevval orucu yerine kaza tutsalar nafile sevabı almazlar. Nafile sevabı için ayrıca tutmaları gerekecektir. Bu durum diğer günlerdeki nafile oruçlar içinde geçerlidir. Daha birçok fıkhi analizde bunu destekliyor."
Bedai, 2/668
Not: Bu Hanefilere göredir. Şâfii mezhebinde olacağına dair nakiller vardır.
Ahmed Polat Hoca
Ümmet Bilinci Atasoy Müftüoğlu
Çağın nabzını tutabilen son düşünürlerden biri olan Atasoy Müftüoğlu’nu bir çoğumuz tanımayabiliriz. Kendisi Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Rasim Özdenören ve Mehmet Akif gibi müslüman yazar ve şairlerin neslindendir. Birçok Gazete ve Dergilerde yazarlık yapan Atasoy Müftüoğlu halen farklı internet sitelerinde yazılarına devam etmektedir. Kendisi gönlünü her türlü kalıplardan temizleyerek, tüm islam coğrafyasını kucaklayan ve onların sorunlarına çözüm arayışında olan bir yazar.
Kitabımızın önsöz kısmında yazarımız insanlığın içinde bulunduğu buhranı ve toplumların/fertlerin ideolojiler sayesinde özçıkar olmaksızın birbirlerine yakalaşmamasına kısaca değiniyor.
İlk satırlarını islamın gayesini ve hedeflerini anlatarak başlayan Atasoy Müftüoğlu, ileriki sahifelerde insanlığın özellikle de müslüman çevrenin nasıl ve ne şekilde ezilip, sömürülüp, köleleştirildiğini anlatıyor ve 21. Yüzyılı ile 11. Yüzyılı arasında benzerlikler olduğuna dair vurgu yapıyor. Müslümanlara zararı dış etkenlerden daha çok, kendilerinin mistik bir din anlayışına, olağanüstülüğe, geleneğe ve kutsallaştırılmış dini ve politik liderler ile ufkunu ve aklını dar bir bakış açısıyla sınırlandırarak verdiği eleştirisinde bulunuyor. Bundan dolayıdır ki düşünce eylem bütünlüğü parçalanmış bir vaziyettedir. Tek akla, tek yoruma, tek görüşe dayalı bir düşünceyi şiddetle reddeten yazarımız, tüm insanlığı kuşatacak bir din dilinin gerekliliğine atıfta bulunuyor.
‚Islam, insan ilişkilerinde ve davranışlarında evrensel ahlaka uyulmasını teklif eder.’
Ulus devletlerin ırksal üstünlük fikrine dayalı olarak ortaya çıktığını savunan Atasoy Müftüoğlu, müslümanlar için mevcut rejimlerin çizdiği sınırlar içerisinde bir değişimin mümkün olmayacağı uyarısında bulunur. İslam dünyası hizipçi, ırkçı, kabileci anlayışları terkedip, yapay sınırları ortadan kaldırarak evrensel bir dayanışma ile tahakkümü altında olduğu dünyadan kurtulabileceğini öne sürüyor.
‚Bütün yeryüzü bizim ülkemizdir.’
Tüm insanlığa gönderilen bir dinin, ulus sınırları içerisine hapsedilerek, kavmı imtiyazlara yönelik yararlanmasına karşı çıkıyor. İslam düşünce ve kültürel birliğini kurabilmek için, müslümanların aile, çevre, kabile ve ulusunun çıkarlarına göre değil tüm İslami ölçüleri evrensel boyutları içerisinde ele alınması gerektiği tavsiyesinde bulunuyor.
‚İnsan hakikati, kavramaya yetenekli olarak yaratılmıştır.‘
Köpek
Köpeklere, kedilere ve tüm hayvanlara bayılırım. Geçen bi’ köpeğin başını okşarken, arkadaşım: “Haram olmasa ben de severdim.” dedi. Şafî imiş, köpek harammış onlarda. Bu mezhepler peygamber döneminde var mıydı, diye sordum. “Allah katında dört mezhep kabul edilir; şafi, hanbeli, hanefi, maliki. Bunlar peygamber efendimizin de kabul ettiği mezhepler. Onun yaşayışıyla uyumlu bunlar, şimdi yeni yeni mezhepler çıkartıyorlar kafalarına göre.” açıklamasını yaptı.
Ya Hızır Tu Esta ⚔️🦋❤️
GELDİK CANLAR BİRİZ YALNIZ DEĞİLSİNİZ Alevi düşmanlığı sadece bir mezhep düşmanlığı değil, aynı zamanda sinsi bir Türk düşmanlığıdır.
Alevilik Bektaşilik Türk için önemlidir, çünkü onun içinde sadece Türkün din yorumu değil, aynı zamanda geçmişi, sazı, sözü, sesi soluğu, şiiri, nefesi vardır.
Aleviliği sadece din yönüyle değerlendirip diğer yönlerini es geçmek büyük bir eksikliktir.
Alevilik sadece bir din görüşü değil, aynı zamanda temeli sevgi ve kardeşlik üzerine oturtulmuş Türkün yarattığı önemli bir felsefedir.
Ve bu felsefe dün olduğu gibi bu günde Anadolu için altın değerindedir.