Heyy all my Idol-I fans
Should I make a community
Yknow for all 5 of us
Because I'm so fixated rn and nobody gets it
seen from United States
seen from T1
seen from France
seen from T1
seen from T1

seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from China

seen from T1
seen from Thailand
seen from China

seen from United States

seen from Canada
seen from Türkiye

seen from T1
seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Tunisia
Heyy all my Idol-I fans
Should I make a community
Yknow for all 5 of us
Because I'm so fixated rn and nobody gets it
...
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum 'İçtenliğin' ya da 'dünya görüşünün' kirletmediği Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum...
Murathan Mungan
Halil Konakçı hoca hutbede hilafet demiş.. Sol cenah ve ara form müslümanımsıları kuruyorlar hemen cadı kazanlarını yamyam gibi!
Ecdad, o camileri hutbede laiklik deklare edilsin diye açmadı!
İmamlar minbere Kemalizm manifestosu okusun diye çıkarmıyoruz biz!
Elbet hilafet diyecekler, elbet şeriat-ı garrâ-ı Ahmediye diyecekler!
Ayetleri okumayıp ne yapsın vaizler, Macellan Pengueni'nin soyunun tükenişini mi anlatsınlar!
jdkdekdjd que soy chistosa
cómo chucha no les gusto a todos ustedes wn?
A drawing of my oc Laik (the one with blue hair) and @comet-universe-blogs 's oc Malic's first kiss! It took them a long time bc they are both Himbos but! It happened!!
DEMOKRATİK İSLAM
Bu ifadeyi hepimiz gördük, duyduk. Adının önünde Şeyh, Hoca, Müftü, Profesör, Doçent, Doktor vs unvanları olan koca koca adamlar(!) hiç utanmadan çıkıp bu ifadeyi kullandı, demokrasi ile İslam'ı birbirine bağdaştırmak için 40 dereden su getirdi. Peki bu dereden gelen şey hakikaten su mu?
Bu ifadeleri kullananların büyük (!) argümanlarından en önemlileri;
Şura; içinde toplumun önde gelen kimselerin olduğu yöneticinin etrafındaki fikir danışılan kimseler diyebiliriz. Daha sonra bu İslam içinde de kurumsallaşmış vezirlik vd ünvanlar ortaya çıkmıştır.
Şimdi bunu demokrasi ile bağdaştırma hilesine/tahrifine gelelim.
Demokrasi, kabaca doğrudan ya da dolaylı olarak ikiye ayrılır. Doğrudan demokrasi de orada yaşayan herkesin fikri direkt kendisinden alınır, dolaylı/temsili demokrasi de ise halkı temsilen daha az sayıda kişi vardır, bunların kararları halkın genelini de bağlar. Bir kanun çıkarılacağı zaman, eski bir kanun değiştirileceği zaman yahut savaş/barış durumlarında ortak karar çıkması gerekir.
İslam'da ise kanun çıkarma, eskiyi değiştirme ancak Allah'ın hakkıdır. Rasulullah'n Kuran'da yer almayan bazı emir ve yasakları yine vahye dayalıdır. Zira vahyin tamamı Kuran'ın içinde değildir.
(Günümüzde bazıları bunu kabul etmese de, bunun delili yine Kuran'da mevcut olduğu gibi, aklen; her peygambere kitab verilmiş de değildir. O halde O peygamberler kavimlerine emir ve yasakları nasıl bildiriyor, kavmini nasıl idare ediyordu?)
Bir örnek verirsek; demokrasilerde hakimiyyet, yani hakim olma, hükmetme sıfatı insanlardadır. Buna göre doğrudan veya temsilciler aracılığıyla çıkan karara göre içki serbestte olabilir yasakta. Zina/fuhuş serbestte olabilir, yasakta. Ve diğer serbestlik/yasaklar da buna göre uzar gider.
İslam'da ise haram belli, helal bellidir. Kimse bunları haram helal diye kafasına göre değiştiremez. İptal edemez.
Ahzab Suresi 36. Bir mümin erkek veya bir mümin kadının, Allah ve resulü bir emir ve hüküm verdiklerinde artık işlerinde bundan başkasını seçme hakları olamaz. Allah’ın ve resulünün emrine itaat etmeyenler doğru yoldan açıkça sapmışlardır.
Şura ise "sadece danışma meclisidir" Yönetici bu kimselere ister sorar, ister sormaz.
Al-i İmran Suresinde ki "onların işleri meşveret iledir" ayetini de şura ile ve oradan da parlamento ile bağdaştıran bu tahrifçi sapkınların görmezden geldiği de budur; sormak başka şeydir, onların sözlerinin yönetici/yönetim/kanunlar üzerinde kesin bağlayıcı olması başka şeydir.
Zaten deminde açıkladığım gibi, mesele en başından taban tabana zıttır. Bir danışma meclisinin olup olmaması önemli değildir.
Daha sonra yine bu tahrifçi zındıklar, örf ve yöneticiye bırakılan alanı göstererek, insanların da hüküm koyucu olabileceğini iddia ederler.
Ancak hakikat şu; eğer hakkında kesin bir haram veya helal hükmü yoksa, İslam'ın bir sabitesiyle çelişmiyorsa oranın örfünün geçerli olmasına izin verilmiştir. Yine yöneticilere de aynı kurallar geçerli olmak üzere çıkan bir meselede bunlara dikkat ederek hareket etme serbestliği verilmiştir.
Fıkıh kitabı okuyanlar bilir ki, bazı suçların cezası olarak "yöneticiye bırakılmıştır yahut tazir cezası uygulanır" şeklinde ifadeler vardır. Bu iki ifade de aynı manaya gelir. Tazir, cezanın idari amire (yöneticiye) bırakılması demektir. Bu asıl devlet başkanı da olur, vali de olur, kadı da olur.
Bir diğer iddiaları ise, ilk 4 halifenin saltanatla değil, kısmen seçimle gelmiş olmasıdır. Ancak bunun da demokrasi ile alakası yoktur. Israrla demokrasinin temelini, var oluş amacını hatta sözlük anlamını es geçmenin sonucudur bu.
Evvela şu bilinmeli ki, ilk 4 halifenin başa geçmesinde "ehlul hal vel akd" vardır. Yani toplumdaki herkesin görüşünün değil, o toplumun ileri gelenlerinin yöneticiyi belirlemesi.
İlk halife Hz.Ebu Bekir, Ensar ve Muhacir'in ileri gelenlerinin Rasulullah'tan sonra yönetici kim olacak tartışmasında seçilmiş, oradakiler kabul etmiş daha sonra Medine'de ki halk beyat etmiştir. İkinci halife Hz.Ömer, Hz.Ebu Bekir'in aday göstermesi ve yine bu ileri gelenlerin kabul edip, halkın beyat vermesiyle seçilmiştir. Hz.Osman'da, Hz.Ömer'in saldırıya uğradıktan sonra ölüm döşeğinde iken aday gösterdiği birkaç kişiden biridir.
Görüldüğü gibi o zamana kadar sınırlarını İran ve Afrika yönünde genişleten İslam hilafetinin yöneticisi, bütün vilayetlere seçim sandıkları kurularak değil, bir elitler meclisi diyebileceğimiz kimselerin kararıyla seçilmiştir. Kaldı ki buna da demokrasi değil, en fazla cumhuriyet diyebilirsiniz. Üstelik maalesef ki ülkemizde çoğunlukla cumhuriyet ile demokrasiyi/laikliği aynı şey zanneden kimseler var. Ancak saltanat = islam şeriatı olmadığı gibi (bkz. İngiltere krallığı) Cumhuriyet = seküler/demokrasi değildir (bkz. İran)
Bütün bunlardan sonra; hala ısrarla demokrasi ve İslam'ın birbiriyle uyuştuğunu, birbirini red etmediğini iddia edenlere; madem öyle, bırakın İslam şeriatı hakim olsun. Siz değil misiniz İslam tarihinden ve Kuran'dan örneklerle bunu ispatlayan. Yine sizler değil misiniz biz hem Müslüman hem demokratız diyen. Saltanat yoluna sapan Müslümanları değil de, demokrat olduğunu iddia ettiğiniz Rasulullah ve hem ashabı hem de kendisinden sonra halifeleri olan kimselerin yoluna tabi olun. Onların kanunlarıyla, onların yönetim şekliyle, onların yönetim anlayışı ve uygulamasıyla iş yapın. EĞER SAMİMİYSENİZ.
#Tonyfigarobarbershop #Colors #sorrentocoast #barber #barbershop #barberlife #barbiereitaliano #barbiere #youbarber #laik #barbering #haircolor #hairstylist #man #style #beard #barberiaelite #sempreunpassoavanti #quellidellamoda #sorrentobarbers (presso Tony Figaro Barber shop) https://www.instagram.com/p/B4AqqAzIK0Z/?igshid=x09xhr8b1dm1