Modernlik yalanında yeterince yüzdük. Boğulanlar gitti, çırpınanlar için ve henüz kıyıda olanlar için tedbir almak acilen gerekli.
(Sevmek Bu Kadar Güzelken- Sema Maraşlı)
seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Papua New Guinea

seen from United States

seen from Netherlands
seen from China

seen from Russia

seen from United Kingdom
seen from Canada

seen from France
seen from United Kingdom
seen from Qatar
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United Arab Emirates

seen from United States
seen from Thailand
Modernlik yalanında yeterince yüzdük. Boğulanlar gitti, çırpınanlar için ve henüz kıyıda olanlar için tedbir almak acilen gerekli.
(Sevmek Bu Kadar Güzelken- Sema Maraşlı)
Talinn, Estonya: Çarpıcı bir Şehirle Bütüncül Bir Karışım
Talinn, Estonya'nın Bir Öyküsü
Talinn, Estonya'nın başkenti ve en büyük şehri. Tarihi dokusunun ve modern yapılarının bir harmanlamasıyla çarpıcı bir kenttir. Bu şehirin hikayesini keşfedin.
Pros
Tarihi dokusu ve modern yapıların birleşimi
Şehrin merkezinde bulunan Künnap Pasa Meydanı
Talinn Kalesi ve Kale Meydanı
Şehrin modern ve tarihi dokusunun birleşimiyle dikkat çeken restoran ve barlar
Cons
Şehirde trafik sorunu
Kış mevsimi boyunca soğuk ve kar yağışları
Şehrin bazı bölgelerinde temizlik sorunları
Talinn, Estonya'nın bir öyküsüdür. Bu şehir, tarih ve modernlik arasında bir dengeli bir karışımın ürünüdür. Şehirde yapılacak birçok şey var ve şehrin farklı bölgelerini keşfetmek için birçok fırsat vardır. Daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, bu bağlantıya tıklayabilir ve Talinn, Estonya'nın tüm detaylarını inceleyebilirsiniz: Bu Bağlantıya Tıklayın
Source_ Talinn, Estonya: Çarpıcı bir Şehirle Bütüncül Bir Karışım
large’lık, gevşeklik, edepsizlikle medeniyet arasında uçurum kadar fark var anacım nesini anlayamıyosunuz?
Modern Düşüncede Profesyonellik ve Özgünlük Üzerine
Günümüzde profesyonelleşme bir yetenek değil; belirli bir sisteme, yapıya veya kalıba entegre olmaktır. Yapı içinde erimenin ve gerçek özgünlüğün yitiminin diğer adı profesyonelleşmedir. Modernliği anlamak için kutsal ve dünyevi olan ayrımından daha az önemli olmayan başka bir ayrım daha var: Profesyonel olan ve amatör olan. Modernlik zaten dünyevi olanı (konumuz açısından profesyonel olanı) kutsallaştırdığından sözü edilen ilk ayrımdan söz etmek gereksizleşiyor. Modern dünyamızda işler bu şekilde işliyor.
Profesyonelleşen eylemler daha değerli iken; bunu beceremeyen veya bilinçli olarak ondan uzak duran eylemler daha değersiz kabul ediliyor. Gerçek özgünlükler (atonal veya ‘aritmik’ müziğin kendini kabul ettiremediği dönemden önceki durumu gibi) hata veya kusur olarak kodlanıyor. Bu, modern dünyada özgünlük kavramının kendisinin toptan imha edildiği anlamına da gelmiyor. Modern düşünce, kendi konseptiyle uyumlu bir özgünlük tanımı geliştiriyor. Modernliğin temel argümanlarıyla (giyimde gömlek, kravat veya keskin görünümlü diğer kıyafetler; arkadaş, aile veya diğer insan ilişkilerinde çıkar; mimaride köşeli, sivri hatlar; müzikte gelenekselleşmiş ‘güvenli’ kalıplar; fotoğrafta megapikseller; akademide dipnotlar; ekonomide -paranın ve emeğin konseptüel (conceptual) fetişi anlamında- kapitalizm; evcilik oyunun kitlesel formu olarak temsili demokrasi; taşıt, telefon, müzik enstrümanı gibi araçlarda insan mimikleriyle son derece paralel benzerliği olan sinirli tasarımlar ve daha sayısızca çokları ile) çelişmeyen tüm “yeni” hareketler özgün eylemler olarak adlandırılıyor; tabi geriye özgür hareket alanı kaldıysa... Tabii ki kalmıyor. İşte bu yüzden modernlik kısır döngüye giriyor ve kendi geleneklerini icat ediyor. Bu yüzden modern düşünce “aydınlanma muhafazakarlığı” adıyla anılmalıdır.
Modernlik, insanın tarihte deneyimlediği en “takıntılı tutucu” düşünme ve eyleme biçimi olabilir. Modernliğin kendisi, toplumun (veya toplum tahayyülünün) -bireysel rahatsızlık olarak anılan- obsesif kompulsif bozukluğu olabilir.
#son #10 #yılın #modernlik #anlayişi
Modern olacam diye pezevenk oldunuz.
Çok Kızgınız
Çok kızgınız.
Çünkü,
Bir şeylerin eksik olduğunun, yanlış gittiğinin farkına varmak üzere olduğumuzun ama varamadığımız için çok kızgınız.
Kızgınız,samimiyetsizliğimizin cezasını ödemekle meşgulüz. Sabırsızlığımızın kurbanıyız.
Benliklerimiz çöpe atıldığı için, elimizdeki telefonla, altımızdaki ayakkabıyla adam yerine koyulduğumuz için kızgınız.
Kızgınız, önümüzde yürüyen yaşlı teyzeyi hızlıca geçip otobüse ilk binen olamadığımız için kızgınız.
Kızgınız, kendi yarattığımız cehennemde, teknoloji denen zebaniye teslim olduğumuz için kızgınız.
Kızgınız, varoluşu unutup, içimizdeki elmasları, simsiyah kömürlerle gizlediğimiz için kızgınız.
Kızgınız,fark edemediklerimiz yüzünden kaybettiklerimiz için kızgınız.
Kızgınız, Allah'ın belası otobüse ilk binen olmak için birbirimizi ezdiğimiz, ilk inen olmak için yine birbirimizi çiğnediğimiz için kızgınız.
Kızgınız, otomatik bir makine uzantısı haline getirildiğimiz için kızgınız.
Kızgınız, modernleştikçe köreldiğimiz, içimizde boşluklar yaratıp, o boşluklarda kaybolduğumuz için kızgınız.
Kızgınız, sürekli hayaletler yaratıp, onlardan kaçtığımız için kızgınız.
Kızgınız, gözlerimizdeki ışığı kaybettiğimiz için kızgınız.
Kızgınız, aynı üründen çeşit çeşit alıp, bayağılaştırdığımız için kızgınız.
Kızgınız, bir kafenin sokağa bakan sandalyesinde oturup, geçen insanların suratına aval aval baktığımız için kızgınız.
Kızgınız, düşüncelerimiz yönetiliyor, bunun için kızgınız.
Kızgınız, asla özgür olamayacağımız için kızgınız.
Kızgınız, insan olduğumuz için kızgınız.
Ve mutluyuz, hayatta kalan bir duygumuzun var olması sebebiyle mutluyuz.
Yıpratılmış Adam.
Modernliği reddetmek, tüm transgresif retoriğe karşın, kapitalist dünya ekonomisi ve bürokrasisi yapılarının günlük hayatı şekillendirmeye devam edeceğini örtülü bir şekilde de olsa kabul eden rahat bir post-modernizmin kapısına çıkmıyor: 11 Eylül, Amerika'nın küresel hegemonisini şiddetli bir şekilde eleştirirken Hilafet'i canlandırmanın hayallerini kuran Romantik bir anti-kapitalizm biçimine yer açtı. Her ne kadar bu gelişme İslami toplumların belirli biçimleri, Ortadoğu tarihi ve ekonomi politiği ve Kuzey'deki göçmen nüfusun durumuna odaklı bir entelektüel ilgiyi gerekli kilsa da, toplum kuramı perspektifinden bakıldığında bu gelişme, kapitalist modernlik karşısında uzun zamandır bir seçenek olarak duran, en güncen ve siyasi olarak da en tutarlı biçim olarak görülmelidir: kısaca, kapitalist modernliği, modern-öncesi bir toplumsal biçime dönme namına reddetmek. Rus entelektüellerinin, hem ürktükleri hem de arzuladıkları, en ateşli eleştirmenlerin bile entelektüel kaynaklarından beslendiği Batı'yla yüzleşme çabaları, günümüz toplum kuramının incelediği küresel gelişmelere karşı, İslam'ı bir cevap olarak görenlerin bakış açılarını anlamaya çalışanlara iyi bir örnek teşkil edecektir. İdealize edilmiş bir geçmişe dönüş projeleri, tabii ki radikal İslamcıların tekelinde değil. Oğul Bush yönetiminin ABD'yi, 20. yüzyıl başındaki William McKinley başkanlığında hüküm süren "ekonomide devlet müdahaleciliği" noktasına geri getirme çabası, büyük bir olasılıkla başarısız olacaktır. Lakin en parlak devrinde kazandığı siyasi başarılar, Cumhuriyetçi sağ ve onun tutucu Hıristiyan tabanının harekete geçirme gücünün eseriydi: Bu, Bush'un Beyaz Saray'da kaldığı dönemde açıkça devam edecek bir güçtür. Eleştirel toplum kuramının entelektüel kaynaklarına bu denli ihtiyaç duyulan başka bir zamana nadiren rastlanmıştır.
Alex Callinicos
[Callinicos (2011) Toplum Kuramı: Tarihsel Bir Bakış, çev. Yasemin Tezgiden & Murat Bozluolcay (İstanbul: İletişim), 511-512.]