greek mythology | more cursed images
seen from South Africa
seen from Kyrgyzstan
seen from United States
seen from Sweden

seen from France

seen from France

seen from United States

seen from United States

seen from Ireland

seen from Colombia
seen from United States
seen from Yemen
seen from South Korea

seen from New Zealand
seen from Sweden
seen from New Zealand

seen from United States

seen from United States

seen from Sweden
seen from China
greek mythology | more cursed images
One of the many reasons why I love this painting of Narkissos so much is because he looks so beautifully human.
In most paintings he has this ethereal quality, he looks like a god or just a piece of art for us to look at.
But in the that one he looks like a regular nice-looking kid, who's finally falling in love with himself. He doesn't even look that vain, he just looks lonely. Alone in a dark forest, watching his own reflection, waiting for it to love him back.
Efsaneye göre bir perinin ve bir tanrının oğlu olan Narkissos o kadar yakışıklı bir delikanlıymışki onu gören tüm kızlar aşık olurmuş. Bir gün çok güzel bir peri kızı olan "Ekho" ormanda avlanan Narkissos adında ki yakışıklı avcıyı görür.
Ona ilk görüşte aşık olur, ancak Narkissos kendini beğenmiş tavrı ile bu sevgiye karşılık vermez ve peri kızının yanından uzaklaşır. Ekho bu durum karşısında günden güne eriyerek kara sevda ile içine kapanır ve ölür.
Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda "Eko" dediğimiz yankılara dönüşür.
Olimpos dağında yaşayan tanrılar bu duruma çok sinirlenir ve Narkissos'u cezanlandırırlar.
Günlerden bir gün avlanan Narkissos susamış ve yorgun bir şekilde bir nehir gider. Su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür.
O da bu güzellik karşısında adeta büyülenir. Yerinden kalkamaz, kendine aşık olmuştur. O ana dek kimseyi sevmediği kadar, sevmiştir kendini.
O şekilde orada ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir, aynı "Ekho" gibi Narkissos da günden güne erimeye başlar ve orada kendini seyrederek ölür.
Öldükten sonra da vücudu NERGİS çiçeklerine dönüşür. Rivayet budur, ve şuan da kendini beğenmiş kişilere söylenen "Narsist" de Narkissos dan gelmektedir.
"My book of Greek myths had told me that the narcissi were named after a beautiful young man, so lovely that he had fallen in love with himself. He saw his reflection in a pool of water, and would not leave it, and eventually died, so that the gods were forced to transform him into a flower. In my mind, when I read this, I knew that a narcissus must be the most beautiful flower in the world. I was disappointed when I learned that it was just a less impressive daffodil."
from The Ocean at the End of the Lane by Neil Gaiman
i’m writing that narkissos essay and it’s less of an essay and more just a summary of narkissos’s perspective of alekto and hekate’s whole backstory
anyway here’s a snippet (friendly reminder narkissos uses he/she pronouns!)
Yankı ve Nergis (Nergis)
Aşkı karşılıksız kalan Ekho'nun durumuna üzülen perilerden biri Tanrılardan Narkissos’u cezalandırmasını ister. Zeus perinin isteğini bir kehanet ile yerine getirir ve şöyle der: "Başkalarını sevmeyen kendisini sevsin!"
Narkissos ise Ekho'dan yani aşktan kaçarken çok susamış olduğunun farkına varır. Narkisos bir pınara gelir. Susuzluğunu gidermeye çalışırken suda kendi güzelliğini görür ve kendi güzelliğinin hayaline kapılır. Artık kendi kendinden gözlerini alamaz. Susuzluğunu giderirken başka bir susuzluğun esiri olur. Kendi kendisine duyduğu sevgiyle yanıp tutuşurken, yapabileceği bir şey olmadığını da anlar. Kendi kendinden ve kaderinden ayrılamayacağını hisseder. Dokunamadığı, sevemediği bu güzellik ve aşk karşısında erir, ölümün pençesine düşer. Narkissos, günlerce yemeden içmeden orada kalır ve sudaki görüntüsüne bakar. Sonunda açlıktan ölür. Narkissos'un bildiğimiz hazin öyküsü böyle gerçekleşir.
Narkissos'un ölümü bütün çiçekleri, ağaçları ve Nymphe'leri(orman ve nehir perilerini) üzüntüye boğar. O kadar üzülürler, o kadar ağlarlar ki yakarışları Tanrıları bile merhamete getirir ve ölüsünü bir çiçeğe dönüştürürler. Bu çiçeğe onun anısına "nergis" adı verilir. Efsanenin bir anlatımına göre Narkissos, ölüler aleminde de, ölüler alemini canlılar aleminden ayıran Styx ırmağının sularında kendi görüntüsüne bakmaya devam etmektedir.
Narkissos'dan adını ve anlamını alan "Narsisizm" veya "Özseverlik", kişinin kendisine duyduğu cinsi arzu, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması ya da kendisini çok beğenmesi olarak tanımlanan bir terimdir.
Narkissos'un, kendi güzelliğini her gün bir gölün sularında seyretmeye giden bu yakışıklı delikanlının efsanesini biliyordu Simyacı. Bu delikanlı kendi görüntüsüne öylesine vurgunmuş ki, günün birinde göle düşüp boğulmuş. Onun göle düşüp boğulduğu yerde de bir çiçek açmış, bu çiçeğe nergis adı verilmiş.
Narkissos by Jess Collins