"Biz biriz ve bir elden çıkmışız, bir tek zâtın malıyız. Ve birimizi yapan, elbette umumumuzu o yapar." (Şualar)
seen from Singapore
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Ireland

seen from United States
seen from Chile

seen from Türkiye

seen from Romania
seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from Mexico
seen from United States
seen from China
seen from Ireland
"Biz biriz ve bir elden çıkmışız, bir tek zâtın malıyız. Ve birimizi yapan, elbette umumumuzu o yapar." (Şualar)
💫💫💫
Dünyanın lezaizi zehirli bala benzer. Lezzeti nisbetinde elemi de vardır.
Mesnevi-î Nuriye, Risale-i Nur
15. Söz'ün 3. Basamak'ını çıkmaya başladık. Cenab-ı Hak tevfikini refikimiz eylesin.
“..Evet herkes, kâinatı kendi âyinesiyle görür.”
Tabiat Risalesi
Nefsimi yendiğim tek yerdir belkide secdem..
Ya Rabbi;
Öyle bir iman bahşet ki
Gözyaşlarımla ıslansın seccadem…
Tefekkür, gafleti izale eder. Dikkat, teemmül; evham zulümatını dağıtıyor.
Risale-i Nur
Sevgili Üstadım! Her bir risale aramızda pek büyük bir sevinçle karşılandığı ve hayretle okunduğu ve lâyık olduğu şekilde hürmet gördüğü için, her nasılsa vaki' olan hatam hakkındaki mektubunuzu aldığım vakit, kıymetdar Üstadım bu hali bize ihtar etmeseydiniz, biz hiçbir vakit böyle şeyle meşgul olmayacaktık ve yanlış var diyenlere karşı da hak dava edeceğimizde hiç tereddüd etmeyecektik. Barla Lâhikası - 112 #risalefabrikasi #ihlasnurneşriyat #envarneşriyat #sözlerneşriyat#Rnk #nursöz #Üstad #risalefabrikasi #Bediüzzaman #SaidNursi #Ömür #Dünya #Hayat #Kuran #RisaleiNur #Risaleinur #envarnesriyat #Bediüzzaman #Bediülbeyan #RisaleiNurdan #Risalei NurOkuyoruz #Bediuzzaman #bediüzzamansaidnursi #süleymanyasinakdeniz https://www.instagram.com/p/CneP3ZYjtBo/?igshid=NGJjMDIxMWI=
Bir zaman, Eskişehir hapishanesinin penceresinde bir cumhuriyet bayramında oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raksediyorlardı. Birden manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki:
O elli-altmış kızlardan ve talebelerden kırk-ellisi kabirde toprak oluyorlar, azab çekiyorlar. Ve on tanesi, yetmiş-seksen yaşında çirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar.
kat'î müşahede ettim. Onların o acınacak hallerine ağladım. Hapishanedeki bir kısım arkadaşlar ağladığımı işittiler. Geldiler, sordular. Ben dedim: Şimdi beni kendi halime bırakınız, gidiniz.
Evet gördüğüm hakikattır, hayal değil. Nasılki bu yaz ve güzün âhiri kıştır. Öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır.
Ben o Eskişehir hapishanesindeki müşahede ile meşgul iken sefahet ve dalaleti tervic eden bir şahs-ı manevî, insî bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi: "Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz, bize karışma."
Ben de cevaben dedim: Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalalet ve sefahete atılıyorsun, kat'iyyen bil ki: Senin dalaletin hükmüyle bütün geçmiş zaman-ı mazi ölmüş ve madumdur ve içinde cenazeleri çürümüş bir vahşetli mezaristandır.
İnsaniyet alâkadarlığıyla ve dalalet yoluyla senin başına ve varsa ve ölmemiş ise kalbine, o hadsiz firaklardan ve o nihayetsiz dostlarının ebedî ölümlerinden gelen elemler, senin şimdiki sarhoşça, pek kısa bir zamandaki cüz'î lezzetini imha ettiği gibi;
gelecek istikbal zamanı dahi itikadsızlığın cihetiyle yine madum ve karanlıklı ve ölü ve dehşetli bir vahşetgâhtır. Ve oradan gelen ve başını vücuda çıkaran ve zaman-ı hazıra uğrayan bîçarelerin başları, ecel celladının satırıyla kesilip hiçliğe atıldığından, mütemadiyen akıl alâkadarlığıyla senin imansız başına hadsiz elîm endişeler yağdırıyor.Demek hakikî ve elemsiz lezzet, yalnız imanda ve iman ile olabilir.