Bir iş murad edilince, sebepler varlık hırkasını giymeye başlar.
Kendini bil, kendinden bilme !
seen from United States
seen from T1
seen from United States
seen from China

seen from Saudi Arabia
seen from China
seen from Philippines
seen from United States

seen from New Zealand
seen from United States
seen from Belarus

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Belarus

seen from Belarus
seen from United States
seen from Singapore
Bir iş murad edilince, sebepler varlık hırkasını giymeye başlar.
Kendini bil, kendinden bilme !
Hâşâ Kimse Nerede Nasıl Öleceğini Bilmez Bilmesinde Bazen Yağmuru Hisseder Gibi Çiseler ya Bir şeyler Yüreğine Galiba Benim Ölümümde Böyle Olacak Zamanlamasını Bilmediğim Ama Sebepleri Aynı Hissettiğim Gibi Olacak
Ya İnsanların Gamsızlığı Beni Kahrımdan Öldürecek
Yada Birilerinin Muamma ilişkilerin de Boğulup kalacağım
“ Kapanmayan yara, iyileşmenin yollarını arar. Biri çıkıp da yarayı görene, varlığını kabullenene, duygulara kulak vererek yaranın nihayet kabuk bağlamasını ve iyileşmesini sağlayana dek hatırası sonraki nesillerde ortaya çıkar.”
Isabelle Filliozat
Zâhidin ruhu vehim ve hayal sahilidir,
ârifin ruhu müşahede deryasına batmıştır.
Bekâ> Fenâ
Melekut > Mülk
Hakikat > Zahir
Evet, izzet ve azamet ister ki esbab perdedar-ı dest-i kudret ola aklın nazarında. Tevhid ve celal ister ki esbab ellerini çeksinler tesir-i hakikiden. ~RN-Sözler/314~
Sana, sayısız sebeplerle sınırsız hazinesinden nimetlerini verenin, bir annenin bebeğini besler gibi yemeği yedirenin ve içirenin ‘Allah’ olduğunu bilirsin… Yine bilir ve inanırsın ki; sana tadı ve lezzeti veren, alınan gıdaları sindirip vücudunun gerekli yerlerine dağılımını yapan, bedene faydalı hale getiren ve bedenine afiyet veren, çeşitli tehlike ve zararlardan koruyan Allah-ü Zül Celal'dir. Onun içindir ki en güzel övgüler ve takdirler, şükürler yalnızca Alemlerin Rabbi olan Allah'adır.
Biri gelip beni konuşturmasa aslında ben o kadar da konuşmayı sevmem.
Biri gelip yanımda birinin hakkında atıp tutmasa aslında ben o kadar da dedikodu yapmayı sevmem.
Biri gelip beni bir yere götürmek için ısrar etmese aslında ben o kadarda bir yerlere gitmeyi sevmem.
Biri gelip bana iyiki varsın, cansın demese aslında ben o kadarda kendimi sevmem.
Biri gelip bana beni sevmiş gibi yapmasa alsinda ben o kadar da kimseyi sevmem.
Biri gelip benden bir ricada bulunmasa aslında ben o kadar da birileri için bir şeyler yapmayı sevmem.
"Yani biri gelip dolaylı yoldan "beni kırma" demese aslında ben o kadar da birilerini kırmamak için kendimi kırmayı sevmem..."
Neler gerekliydi biraz gülümsemek için, bana saysanıza.