Sevgili kendim, kalbin kırılınca içine dönüyorsun. döndüğün yerde bambaşka birine dönüşmeyi umuyorsun. ben senin, en çok bu ne yapacağını bilmez hâllerini seviyorum. yere serilip gitmekle dimdik ayakta durmak arasında kalan hâllerini. yani umudunu. yani kırılgan neşeni. parçalı bulutlu hâlini. kendini onarmaya duyduğun bu istek, beni her seferinde fazlasıyla mutlu ediyor. diyorum ve inanıyorum ki, "iyileşeceksin. kalbinden kırılıp yere düşen parçalarından, kendine, yeni bir bahçe inşa edeceksin. orayı kimsenin hoyratça kullanmasına izin vermeyeceksin."















