Bir kitap okudum, hayat gözümdeki azıcık olan anlamını da yitirdi. Evet kitabı noktaladığım zaman hissettiğim duygu buydu, hatta noktalamadan da önce okuma süreci içinde de aynı duygular ile hemhâldim. Kitap mı kötüydü? Yooo, ben biraz kötüydüm belki biraz o, biraz şu. İnsanlık olarak birazdan da çok epeycene kötüydük ve kitap bu kötülüğümüzü yüzümüze vuruyordu sadece. Yıldız Ramazanoğlu çağdaşımız olan yazarlarımızdan. Çağa şahitlik eden , gördüğü yanlışlıkları kalemiyle, diliyle, eliyle düzeltmeye çalışan bir insan aynı zamanda. Sanatı sanat için görmeyen, kalemini dertlerden ari kılmayan, kalemi ile dertlenen kalemi ile dertlendiren bir yazar. Pek çok kitabı var Yıldız Ramazanoğlu'nun. Kiminde dünyadaki adaletsizliklere çözüm arayan her ulustan pek çok kadından kiminde şehirlerden bahsediyor. Bağdat Fragmanı adlı kitabında ise Ramazanoğlu dünyanın her köşesini kaplayan başta Irak olmak üzere dünyadaki bütün mazlumları sarmalıyor kelimeleri ile. Savaştan bahsediyor, yıllarca süregelen, toprağa tohum niyetine atılan kanlardan, kinlerden. Bir hiç uğruna öldürülen binlerce kadından, çocuktan, adamdan… Savaşın soysuzluğundan, mazlumun nasıl bir zalime dönüşebildiğinden, bir insan hayatının nasıl hiçleştirildiğinden bahsediyor. İşte Bağdat Fragmanı bu acıları anlatıyor bu acıları sorguluyor. İnsanı insanlığından utandırtıyor, rahatına bir diken batırıyor, huzurlaştırıyor, mutsuzlaştırıyor. Acılara da kardeş olmak gerektiğini hatırlatıyor. Şükür ki hatırlatıyor… #yıldızramazanoğlu #bağdatfragmanı #timasyayinlari #timasyayingrubu #bookstagram #vscobooks #vscobook #instabook #edebiyat #okumak #like4like #likeforlike #followforfollow #neokudum









