Birçok şekilde yaşayabilirsin bu hayatı ama bir şekilde öleceksin...
TVSTRANGERTHINGS
DEAR READER
One Nice Bug Per Day
Cosmic Funnies
KIROKAZE
Sade Olutola
Game of Thrones Daily
Jules of Nature
Sweet Seals For You, Always

Product Placement
almost home
he wasn't even looking at me and he found me
No title available
Today's Document

blake kathryn
wallacepolsom

if i look back, i am lost
tumblr dot com
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
seen from Philippines
seen from Mexico
seen from Australia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from T1

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Russia
seen from United Kingdom
@zamandannotlar
Birçok şekilde yaşayabilirsin bu hayatı ama bir şekilde öleceksin...
Yaşamak insanın esaretidir...
Tutkuyla bağlıdır yaşama ve tutkuyla kopmak ister yaşamdan. Yaşam insana mecbur değilken insan yaşama mecburdur. Bırakmak ister onu kimi zaman, farklı bir boyuta geçmek, bu yaşamı unutmak. Yapamaz çünkü korkar; yenilmiş olmaktan, pes etmekten, geride bıraktıkarından (bırakacaklarından) korkar... Yalnız kalmak ister yalnız kalmamak için çabalar. Yorulur, yaşamak ne demek unutur, yaşantı sürer; belki onlarcasını. Birinde mutlu olmak ister 9 unda mutsuz yaşamaya razı. Sevmek ister, sevilmemekten korkar. Sevilmek ister, sevmemekten korkar. Yaşam insana zor gelir çünkü düşünür. Her şeyi düşünür. Hiçbirşey bulamazsa düşünmeyi düşünür.
Yaşama mecburdur insan yaşam ondan kopana kadar yaşar...
Bir sanrı var sürekli karşıma çıkan, uzansam dokunuyorum, dokunuyorsam gerçektir diyorum ama her var olan şeyin aslında gerçek olmadığını anlıyorum. Oturuyorum gözlerimi kapıyor susuyorum; sana, aşka, umutlarıma susuyorum...
Şaşırmış görünüyorsun gerçeği görünce; gerçeği var edenin sen olduğunu bilmezmişcesine. Söylediğin yalanlar tutunduğun dallar haline gelmiş...
Biz Ay ve Gece gibiydik! Ben ‘‘Ay’’dım her zaman orada yukarıda bekliyordum ama görünmüyordum, Sen ‘‘Gece’’ydin beni görünür kılan senin varlığındı...
Bir yolsuzluk var bu işte. Sen gittin gideli yolsuzum bu şehirde...
Yanlış zamanda karşılaştık demiştin giderken. O gün zaman durdu benim için...
‘Diğerleri gibi olma’ dedin bana. Diğerleri oldum sonra. Duydum ki yeni aşkına, diyormuş diğerleri gibi olma...
Sordum tek bir soru kalbime: Neden onu sevdin? Kalbim cevap verdi: Neden o beni sevmedi?
Her soru yeni sorulara gebe kaldı senin ardın sıra...
Şu yalancı dünya da tek gerçeğim sen ol istiyorum...
Bazen sadece bir anonim olup içindeki herşeyi dökmek istersin. Kimse sen olduğunu bilmeden, sonrasını düşünmeden kafandakileri boşaltmak. Sonra bir bakarsın burası dünya; sen bir insansın, seni dinleyen insan... Durursun beklersin düşünürsün, belki de sadece insan olmak istemişsindir... Biriside seni anlasın tanısın sevsin; ama hala dünyadasın, burada hayaller ve umutlar yıkılmaya mahkum... Tekrar anonim olmak birine kendini anlatmak istersin...
Neşter kesiği gibiydi yaram kapanmıştı ama iz bırakmıştı. Ne zaman dokunsam sen kanıyordu... Ne zaman sarsam sen kalıyordu bana. Ben hep sevdim yaramı çünkü ne zaman baksam sen vardın onda...
Yaktım her şeyi yakabildiğim kadar, yıkabildiğim kadar yıktım, nefret edebildiğim kadar nefret ettim. Ama senin kadar iyi yapadım inan...
Beni takip et! Bir çıkış yolu arıyorum. Biliyorum yakında oradayım. Birkaç hata daha kaldı sona ulaşmam için. Son'unda çıkışı bulacağım. Beni takip et...
Zor olanı seçiyorum; seni seviyorum...
Varlık içinde yokluk yaşamıyorum, varlığımı sana adadım beni yokluğa mahkum ettin...
Sahip olduğum tek şey sendin, sahip olduğum her şeyi alan sendin...