Buralar eskiden hep tarlaydı

Janaina Medeiros
Claire Keane
Cosmic Funnies

Origami Around

Love Begins

Discoholic 🪩
Sweet Seals For You, Always

@theartofmadeline
todays bird
DEAR READER
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available

ellievsbear
RMH
Keni
Today's Document
Mike Driver
Monterey Bay Aquarium
taylor price
trying on a metaphor
seen from Brazil

seen from Spain
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from France
seen from United States
seen from United States
seen from United Arab Emirates

seen from Russia
seen from South Africa
seen from India
seen from Brazil
seen from United States
seen from Guernsey
@gazikacmislaflar
Buralar eskiden hep tarlaydı
Medine karpuzu vs şaplakçı koca?! İbretlik bir @kizlarsoruyor klasiği daha
Hoslandıgın kıza ondan hoşlandığını nasıl söylersin? ( daha önce yasadın mı?)
Açıkçası bu tarz konularda, en önemli şey açık davranmak. Bir kaç kere date yapabilirsiniz. Hatta direkt yemeğe ya da bir şeyler içmeye çağır ama date olarak olduğunu açıkça belirt. Gelirse zaten, istediğin gibi samimi olarak davranabilirsin gerisi sana kalmış fakat tavsiyem ilk date’te çok fazla beklentin büyük olmasın sana kalmış ;) Ama gelmezse, istemezse, vaktini kaybetme boş yere. Başkalarına bakabilirsin.
Gazı Kaçmış Laflar - Film Seçkisi:
Şeylerin Boktanlığı
De helaasheid der dingen
Felix Van Groeningen, 2009
13 Yaşındaki Gunther Strobbe, alkol, haytalık ve serserilikten geçilmeyen bir çevrede, işe yaramaz babası ve amcalarının etrafında büyümektedir. Yavaş yavaş ama emin adımlarla kendisinin de bu talihsiz hayata hazırlanmaktadır. Peki Gunther, kaderine karşı koyabilecek midir?
Kaderin üstünde bir kader
Corona sonunda ikeayıda vurdu...
Beyler ?
Ne gazı kaçmış laflar instagrama mı gelmiş?
Yoksa hala takip etmedin mi? 😱😱
Yeni Solculuk, Hilal Cebeci ve Ciao Bella Klibindeki Tek Eksik Olan Göbekten Zeytin Yememesi!
Gündeme damgasını vuran Ciao Bella şarkısının Hilal Cebeci Cover’ını, herhalde duymayanınız kalmamıştır. E durum böyle olunca, Gazı Kaçmış Laflar bunun üzerine bir durum değerlendirmesi yapmasa olmazdı tabii ki!
Lafı çokta uzatmadan, şarkıyı daha görmeyenler için aşağıya önce bir video’yu koyalım.
Evet görmeyenleriniz de video’yu izlediyse, lafı çokta uzatmadan konumuza dönelim.
Beğenin ve ya beğenmeyin, Hilal Cebeci kendini gündeme getirmek için, gayet başarılı, kendisini bir iki hafta gündemde tutmaya yetecek bir işe imza atmış.
Sonuçta bu bir şarkı ve kendisi bu şekilde ucuz bir oryantal, pop cover’ına imza atmış ancak bunun üzerinden işte bu şarkıyı baz alarak, İtalya’da bir dönem faşizme karşı kafa tutan devrim şehitlerini ve ülkemizdeki 70′ler 80′ler solcularının hatıralarını temsil ediyor diyerek kutsallaştırmakta bir o kadar saçmadır.
Sonuçta günümüzde solculuk kabuk değiştirmiş ve daha liberal, daha özgürlükçü, daha yeşil, daha LGBT, daha küreselleşmiş bir dünya ve özgürlükçülük rotasında ilerlemektedir ve Avrupada da gelir düzeyinin yükseldiği bir ortamda, günümüz gençliği olan bizler tarafından, günümüz şartları çerçevesinde günümüz sorunlarına göre evrim geçirmiştir.
Günümüzde solcuyum diye geçinen gençlere, Avrupa’da LGBT dostu, her türlü keyif verici maddenin kullanıldığı, eğlence mekanlarında ve club’larda rastlayabilirsiniz. Çünkü artık sol bizim ülkemizdeki Yüksel Caddesi gençleri ve ya geçmişteki versiyonu ile hayat bulmamaktadır.
Durum ülkemizde de çok farklı değildir. Ülkemizde kendine solcuyum diyen gençlerin, savunduğunu düşündüğü görüşler hakkında hiçbir fikri yoktur. Orta gelir ve ya üst gelir, laik ailelerden gelen bu gençler, daha laik, daha modern, rahat bir şekilde tıpkı Avrupa’daki gençler gibi takılabilecekleri bir ortamda yaşamak istemektedirler ve bunu solculuk zannetmektedirler.
Ülkemizde asıl özü bakımından şu an alt gelir grubu çerçevesinde desteklenmesi gereken sol görüş, şu an bu kesim tarafından desteklenmediği için ülkemizde hiçbir şekilde geçerliliği kalmamıştır. Çünkü bu kesim hali hazırda muhafazakar bir hayat tarzı içinde yaşadığı için, kendisini daha iyi temsil ettiğini düşündüğü ve kendi hayat tarzına yakın bulduğu partilere oy vermektedir.
Asıl acı olan ülkede kendinin sol görüşlü olduğunu iddia eden partilerin, asıl oy alması gereken taban ile irtibat kurmaya ve orada hayat bulmaya çalışması gerekirken, bu insanlarla karşılaştıklarında, onları itici bulmalarıdır. Çünkü ülkemizdeki sol görüş artık üst orta gelir grubuna geçmiş ve ortaya çok garip bir şekil çıkmıştır.
Sonuç olarak Avrupa’da ki gençlik artık apolitize olmuş ve genel olarak ekonomik ve sosyal açıdan iyi bir hayat yaşadıkları içinde politika ile ilgilenmemektedir. Kendine solcuyum diyen gençler ise, göçmen karşıtı olmayan, daha özgürlükçü bir çerçeve bakımından Ciao Bella’nın binlerce Cover’ının çalındığı festivallerde ve eğlence mekanlarında zaten dans etmektedir.
Fransız DJ Hugel tarafından yine Hilal Cebeci gibi ünlü dizi La Casa de Papel teması ile remixlenmiş Ciao Bella şarkısını bilmeyenler için aşağıya bırakıyorum:
Lafı daha fazla uzatmadan, sonuca gelmek gerekirse;
İsteyen istediğini istediği şekilde Cover’layabilir. Bize kendilerinden sonraki nesiller olarak bu şekilde özgürce gülüp dans edebileceğimiz bir dünya bırakmayı hedefleyen bir neslin Ciao Bella’sını cover’layıp dinliyorsak, bu insanları ruhları zaten rahat etmiştir. Eğer Cover’lanmış Ciao Bella’yı, dinleyip iyi vakit geçiriyorsak, gülüp eğlenip, özgürce dans ediyorsak, ne mutlu ne güzel.
Ama bir ünlü Dj Hugel’in aranje ettiği gibi kaliteli remix’lere bakıp, bir de Hilal Cebeci’nin hazırladığı versiyona bakıp bu ne vasat iş kulaklarımız ağrıdı derseniz tabii ki de diyecek bir sözümüz yoktur. Sonuçta biraz eğlencenin kimseye zararı yoktur.
İyi haftasonları...
Loving Without Taboos
There are so many tabus around our lives and most of the times, we let them lead our lives, instead of controlling our own lives. Of course these tabus are not as innocent as it is described literally. Sometimes, we can encounter with them in different shapes. They can be racism, greed, proud or many mores. The things I told till this point might seem irrelevant but they are relevant. Some people hates other people a lot, especially the people speaking other languages, coming from other country, culture or history. Sometimes fear leads them feel like this or they are forced to feel like that because of the other facts making them upset in their lives such as economic conditions or immigration issue.
Even love is not that much powerful to overcome to racism and most of the cases, love dies against racism and this shows that it is untouchable. It might root into the fear as result of social pressure or more but this makes it untouchable.
When we look at the meaning of it, we can see that definition: “banned on grounds of morality or taste or banned as constituting a risk”. So as being humans, we do not have any tendency to touch to the points constituting risks for us. We become the slaves of taboos and roll over to them.
In today’s world, everything becomes a material form and it is not possible to think anything beyond it. Sex is material. Love is material. Friends are material. You cannot love anything, if the partner doesn’t have some concrete sense like having a good looking to sex or having a stuffed wallet to love. I will finish this written with some citation from the book called Metaphysics of Love from Arthur Schopenhauer:
“Every kind of love, however ethereal it may seem to be, springs entirely from the instinct of sex; indeed, it is absolutely this instinct, only in a more definite, specialised, and perhaps, strictly speaking, more individualised form. If, bearing this in mind, one considers the important rôle which love plays in all its phases And degrees, not only in dramas and novels, but also in the real world, where next to one’s love of life it shows itself as the strongest and most active of all motives; if one considers that it constantly occupies half the capacities and thoughts of the younger part of humanity, and is the final goal of almost every human effort; that it influences adversely the most important affairs; that it hourly disturbs the most earnest occupations; that it sometimes deranges even the greatest intellects for a time; that it is not afraid of interrupting the transactions of statesmen or the investigations of men of learning; that it knows how to leave its love-letters and locks of hair in ministerial portfolios and philosophical manuscripts; that it knows equally well how to plan the most complicated and wicked affairs, to dissolve the most important relations, to break the strongest ties; that life, health, riches, rank, and happiness are sometimes sacrificed for its sake; that it makes the otherwise honest, perfidious, and a man who has been hitherto faithful a betrayer, and, altogether, appears as a hostile demon whose object is to overthrow, confuse, and upset everything it comes across: if all this is taken into consideration one will have reason to ask—“Why is there all this noise? Why all this crowding, blustering, anguish, and want? Why should such a trifle play so important a part and create disturbance and confusion in the well-regulated life of mankind?” But to the earnest investigator the spirit of truth gradually unfolds the answer: it is not a trifle one is dealing with; the importance of love is absolutely in keeping with the seriousness and zeal with which it is prosecuted. The ultimate aim of all love-affairs, whether they be of a tragic or comic nature, is really more important than all other aims in human life, and therefore is perfectly deserving of that profound seriousness with which it is pursued.“
eksisozluk com/dunyanin-kara-cografi-merkezinin-corum-olmasi--5130625?a=popular
Bunu galiba artık bilmeyen kalmadı.
Tuvaletteki Küçük Musluk ve Avrupalılık!
Ülkedeki muhalefetin tıkanıklığı ve beceriksizliği ile taharet musluğu arasında bir ilişki olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz?
Muhalefet partilerinin girdiği her seçimi arka arkaya kaybetmesi ve hala bir hizip hırsı ile koltuklarını korumaktan başka birşey düşünmemesi ve beceriksiz, insanlara bir umut vaat etmeyen köhnemiş beyinlerle yönetilmesi sebebi ile toplumda bir kutuplaşma aldı başını gidiyor maalesef...
Beğenin ya da beğenmeyin, iktidar partisi girdiği her seçimde yeni başarılara imza atan, dinamik bir örgütlenmeye sahip olan ve halkı hor görmeyen bir şekilde, halkın içinden gelerek şimdiki iktidarını perçinlemiştir.
Bunun bir diğer sebebi de partinin alt kadrolarının ve önemli isimlerinin sürekli bir sirkülasyon ile değişmesidir ve halkta ses getirecek söylemlere imza atmasıdır.
Eğer iki bilemedin üç seçimi kaybedip, hala o koltuklarda oturmayı kendilerine hak sayan liderler varsa, bu muhalefet partilerine oy vermeyen halkta bir suç yoktur. Sadece bu liderler başarısızdır.
Çünkü siyaset bir show işidir ve lider dediğin insan ise bunun kumaşı ile doğmalıdır. Bunun en iyi örneği de ülkesinin muhafazakar kanatından seçilmiş olan yeni ABD başkanı Trump’tır.
Eğer 10 tane seçim kaybeden bir lider varsa, 11. seçiminde sonucu daha farklı olmayacaktır. Değişimden korkan zihinler, hiçbir zaman başarıya ulaşamaz.
Milyarlarca insana ulaşmanın bir tık kadar uzak olduğu bir dünyada, günümüz medyası bile internete kayarken, medya bizi duyurmuyor mavalını bu millete ve seçmenlerinize söylemeye utanmıyor musunuz?
Sosyal medyanın olmadığı zamanlarda, 6 ay gibi kısa bir sürede %9 oy alan Cem Uzan örneğini ne kadar çabuk unutuyorsunuz?
O şeyimiz kötü, bu şeyimiz leş, orası berbat, burası fena...
Biraz kendinize gelin artık ya.
Öyle şeylerle ve öyle abes durumlarla karşılaşıyoruz ki son yıllarda, herkesin mutlaka etrafında, aman ülkesi batsın, ekonomisi çöksün diyerek artık mutsuzluktan histerik duygularla ülkesine vurmaya başlayan insanlar vardır maalesef.
Yetmedi artık herşeyi ancak boş boş eleştirmek. Maalesef ülkede sadece birşeyleri eleştirmek üzere kutuplaşmış bir kitle türedi. Elbette ki bu kitlenin eleştirdiği şeylerin hepsi yanlış değil ve bunda ülkede süregelen kutuplaşmanında etkisi var.
Ve kutuplaşmada ondan beslenen muhalefet ve yandaş medyası ile iktidar ve yandaş medyasının etkisi vardır.
Fakat bireyler olarak ülkeyi yöneten kişilerden memnun olmamak, ülkeyi karalamak, geçmişini bilmeden, incelemeden sövmek ve ya kültürünün bütün parçalarını geri bulmaya kadar gitmemeli.
Ülke ve ya millet olarak, gerçekten bütün dünya milletlerinin tarihinin akışında etkisi olan atalardan bir miras alıyoruz ve bu topraklarda doğmuş bireyler olarak çok güzel kültürlerden ve milletlerden genler taşıyoruz.
Nedir bu aşağılık kompleksiniz Allah aşkına!
Artık bu kompleks öyle bir boyuta ulaşmış ki, taharet musluğu kullanmaktan bile utanıp, onu kullanmayınca Avrupalı olduğunu zanneden insanlar ortada dolaşmaya başladı ki 65 70 yaşında, toplumda hiçbir etkisi olmayan leş zihinlerin yönettiği başarısız bir muhalefetin koltuklarında kalması için kutuplaşarak bu kıvama gelmenin ne anlam var?
Eğer bazı şeylerden memnun değilseniz, bu özünüzü oluşturan bu bileşenleri reddetmekten, eleştirmekten geçmez. Tarihin akışını değiştiremezsiniz ve milletimiz gerçekten bazı az gelişmiş beyinlerin söylediği gibi boş bir millet değildir.
İhtiyacımız olan tek şey, tıpkı tarihin her döneminde yaptığımız gibi, biraz kendimize güvenmek ve inanmak. Tarihimiz ve kültürümüz reddetmeyerek, üstüne koyduğumuz laik ve çağdaş cumhuriyetin değerlerini geliştirerek, dünyada tek olan bu iklimi geliştirmek.
Çünkü arkasında devleti ve milleti olmayan bir birey dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, tutunamaz.
Adam Arabaya Çarpmış, Araba Ölmüş, Adamda Ağır Hasar Var?
Yakında uyuşuk medyada böyle bir haber çıkarsa şaşırmayın. Nedense sadece bizlerin önemli zannettiği ama sadece beton yığınlardan başka bir şey ifade etmeyen o şehirleri överek, gurur okşamak gerek değil mi?
Belki çok klişe olacak ama bilmem farkında mısınız, yolda arabalar bir can havliyle üzerinize üzerinize geliyorlar. Sanki arabalar bizlere değilde, bizler arabalara çarpıyormuşuz gibi…
***
Elbette Avrupa’da yola adımınızı atar atmaz arabalar duruyor gibi bir laf var elbette mutlaka duymuşsunuzdur. Elbette bu %100 böyle değil. Fakat geride kalan konuşmaya değmeyecek bir yüzdeyi çıkarırsak bu böyle.
Fakat iş basit bir araba problemi değil, bir zihniyet yanılgısı var:
Peki ne mi o? Insanın değeri… Ara sokaktan geçen insanın üzerine araba sürmek ne kadar normal. Ancak üzerinize araba süren o arabanın şoförüde, günlük hayatta yaya hayatına atıldığında, bu sefer yaya psikolojisiyle kendi üzerine arabayı süren o şoföre yani bir ölçekte kendisine sövüyor.
Peki yanlış ne, çözüm nerede?
Sorun ise yine çok övündüğümüz hatta beğenmediğimiz yerlerini apartmanlaştırarak kentsel olarak dönüştürdüğümüz beton şehirlerde. Maalesef bu şehirlerde, yayanın hiç bir önemi yok! Bu sebepledir ki önemli varlıklar olan arabaların duraksamadan geçmesi için, var olan yaya geçitleride iptal edilerek üst ya da alt geçit olarak iptal edilmekte ve yaya arka plana itilmektedir. Bir geçidi olmayan ya da geçidi kilometrelerce uzakta olan yaya ise kendini yollara artmaktadır. Elbetteki bunu yapan yayada da kusur vardır ama hepsi onda değildir.
-Apartmandan zemin kırmızı olmuş artık.-
Bu sebeple neden birşeylerin yanlış gittiğini öğrenmek için kentlere bakmakta fayda var. Çokta uzağa gitmeye gerek yok, onlar zaten neyin ne kadar önemli olduğunu açıklamaktadır. Düşünene ve etrafına bakmayı bilene…
Hşo #731, Penguen
NASA Jüpiter'in uydusu Europa’da muhtemel su buharlarına rastlandığını duyurdu.
SU BUHARIYMIŞ, ÜZDÜN NASA!
NASA, Jüpiter'in uydusu Europa ile ilgili çok önemli bir keşfi duyurmaya hazırlanıyor.
Nasa bu gece 21:00′da Jüpiter’in uydusu Europe’un donmuş okyanusu ile ilgili çok önemli bilgileri açıklayacakmış...
Gazı Kaçmış Laflar’ın artık bir YouTube sayfası var!
Hep mükemmel bir Mac&Cheese nasıl yapılır diye merak ettiniz mi ve ya size StarWars görevi tadında bir Mac&Cheese hazırlama görevi verilse ne yapardınız?
Bunun gibi daha fazla zengin içerikler, vlog’lar, canlı yayınlar ve daha pek çok renkli içeriklere bakabilmek için YouTube kanalımıza abone olmayın.
Siz de Gazı Kaçmış Laflar’ın YouTube sayfasına abone olmak aşağıdaki linki kullanarak sayfaya gidin ve abone ol tuşuna basın:
https://www.youtube.com/channel/UCvakHhDiE3LWJA0Q7IcskXA