Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın.
Necip Fazıl Kısakürek
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available

ellievsbear
RMH
Keni
Today's Document

Discoholic 🪩
Mike Driver
Cosmic Funnies
Monterey Bay Aquarium
taylor price
trying on a metaphor
Game of Thrones Daily
Sade Olutola
almost home

pixel skylines

#extradirty
AnasAbdin
🪼
dirt enthusiast
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Romania
seen from United Kingdom
seen from Bangladesh
seen from Malta

seen from United States

seen from United States
seen from France
seen from United States
seen from Ukraine

seen from United States
@hissetmiyorum1
Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın.
Necip Fazıl Kısakürek
Burcu geldi aklıma. 1. Sınıfta sevdiğim kız. Eğer o gün, 7 yaşında bir çocuk sevdiği kızın karşısında altına işemeseydi, bu gece çok daha farklı olabilirdi mesela. Bu gece Burcu'ya içiyorum. Bu gece Halit Uluç İlköğretim okuluna, her gün dayak yediğim ve sayesinde dayak atmayı öğrendiğim Şahan'a, 8 yaşımdayken tasomu çaldığı için ilk küfürümü ettiğim, annesine orospu dediğim Muhammet'e içiyorum. Nisanlar hüzünlüdür hep. Bu gece, 23 nisan gösterisine aylarca hazırlanıp 22 nisanda okul değiştiren küçük bir çocuğa içiyorum. Bu gece, büyüdüğünde istediği hayvan olabileceğini sanan, köpek olmak için büyümek isteyen, ağzında dişi olmayan bir bebeğe içiyorum. Bu gece Antalya/Konyaaltına, Sivas/Yıldızeline, Samsun/Saadet Caddesine içiyorum. Bu gece Cedit mahallesine de içiyorum. Bu gece 12 yıldır ev numarası aklımdan hiç silinmeyen ilk arkadaşım Hasan'a içiyorum. Ben bu gece, asla sigara içmem diyen, astım hastası, tırnakları sapsarı bir adama içiyorum. Siyahıma, Yeşilime, hatta Mavime bile içiyorum. Leonard Cohen'e bu geceyi lütfettiği için, Axl Rose'a bana sevmeyi öğrettiği için, Frank Sinatra'ya saygıyı öğrettiği için, Jon Bon Jovi'ye hayat gayemi öğrettiği için içiyorum. Tüm umutlarıma. Ben bu gece; Yıllar boyu ağlamış bir kadına, yıllar boyu ağlamamış bir adama içiyorum. Ben bu gece 10 yıl birbirini görmeden, duymadan, sağ mı-ölü mü bilmeden hayatlarına devam eden, birbirinin ismini asla anmayan, ama birinin yanında diğerinin konusu açılınca gözleri yağmurlara boğulan iki insana içiyorum. Ben bu gece, geleceğime içiyorum. Unutamadığım her şeye, her an düşündüğüm onca şeye, bana bu ödülü ehliyetim olmadan veren Tanrı'ya içiyorum. O bana günah yazıyor, ben onun da şerefine içiyorum. Hayat tek seferlik. Zıvanayı fazla deldik. Şimdi ne koyarsak suya düşüyor.
Muhteşem bir yazı. Muhteşem bir yazardan..
Canımı acıtan cümle : “Ben bu gece 10 yıl birbirini görmeden, duymadan, sağ mı-ölü mü bilmeden hayatlarına devam eden, birbirinin ismini asla anmayan, ama birinin yanında diğerinin konusu açılınca gözleri yağmurlara boğulan iki insana içiyorum. “ Muhteşem Bir yazı…
Muhteşem mi? Muhteşem kelimesi az kalır, hatta bütün övgü kelimeleri az kalır bu yazıya… “ Ben bu gece; Yıllar boyu ağlamış bir kadına, yıllar boyu ağlamamış bir adama içiyorum.”
“…Ben bu gece, geleceğime içiyorum. Unutamadığım her şeye, her an düşündüğüm onca şeye, bana bu ödülü ehliyetim olmadan veren Tanrı'ya içiyorum…”
‘’….Leonard Cohen'e bu geceyi lütfettiği için, Axl Rose'a bana sevmeyi öğrettiği için, Frank Sinatra'ya saygıyı öğrettiği için, Jon Bon Jovi'ye hayat gayemi öğrettiği için içiyorum…‘‘
“Unutamadığım her şeye,her an düşündüğüm onca şeye,bana bu ödülü ehliyetim olmadan veren Tanrı'ya içiyorum.”
‘Unutamadığım her şeye, her an düşündüğüm onca şeye, bana bu ödülü ehliyetim olmadan veren Tanrı'ya içiyorum.’
Aylar sonra bu yazıya rastlamak güzel, değerli bi yazı..
Rüyanda beni gör
Geceler kara tren
Ey gönlüm deli gönlüm avare gönlüm.
Aliler üzer..
Allah'ım; “İnşallah olur” diye duâ edip, Hayalini kurduğumuz her şeyin “Çok şükür oldu” sevincini yaşat.
Cumâ'nın hürmetine; duâlarımızı kâbul eyle Allah’ım.
Bir anda yok olan duygular
gelememeyi sen anlat gidememeyi de bana sor.
(via halabitmedibumasal)
Sen bir istasyon ben ise hiç gelmeyen bir tren.
14:14 de seni sevmek 💙
Bitmesin bu hikaye 💔
Hiç yoktu belki ama var olan her şeyden daha çok vardı.
(via beklentileruzer)
ben senin telefonumdaki 678 screenshotunu silmişim, kim unutamamış ?
Merhaba çocuk, bunu hiç bilmediğim bir sokakta acısını tarif edemediğim gözyaşlarımı dökerken yazıyorum sana. Senin yokluğun değil, bana öyle bakman acıtıyor şu yüreğimi. Zaten hiç gelmedin, yokluğun nasıl acıtabilir ki? Peki, hiç gelmemişken hep içimde olmana ne demeli? Herşeyi geçiyorum güzel gülüşün hatrına, banyoda suyun altında ağlayacak kadar nasıl sevdirdin kendini sen? Bu küçücük yüreğe nasıl koca bir devrim gibi geldin? Söyle çocuk, nasıl hiç sevmedin? O yüreğine herkesi koyup beni nasıl koyamadın? O gülüşlerini herkese layık görüp beni nasıl göremedin? En güzel cümlelerini herkese kurup bana bir kelime dahi etmedin? Söyle bana, bak içim acıyor. Seni unutamayan, yerlerim acıyor. Seni sevdiğim yerlerim, paramparça zaten. Söylesene, nasıl sevdirdin kendini sen? Bu sana, en acılı sözlerim çocuk. Çünkü bugün ben, hiç bilmediğim bir sokakta hiç tanımadığım insanların garip bakışlarında bırakıyorum seni. Bak bukez, içim sökülene kadar ağlamıyorum. İçimi söküp kalkıyorum. Seni, öldürüyorum. Bir insan bu kadar acı veren birşeyi, nasıl böylesine sevebilir çocuk? Söylesene bana, sen sevdin mi hiç? Beni geç, kendinden başkasını sevebildin mi? Biliyormusun sevmek ne? Biliyormusun yüreğinde koca bir dağ taşımak nasıl birşey? Biliyormusun sen, seni görmeyecek birini sevmek nasıl bir acı? Bilmiyorsun, ama bil. Sev birini çocuk, güzel seversin sen. Yüreğin güzel senin, beni almasada o yüreğin çok güzel. Zaten hep güzeldi, hala güzel. Affedemiyorum seni, hiç ağlamayan beni durup dururken gözleri dolucak hale getirdiğin için. İnsanların yanında ağlamaktan nefret eden beni, tuvalet köşelerinde ağlayacak kadar çaresiz bıraktığın için. Bitiriyorum seni çocuk. Bugün bilmediğim sokakta, biten gözyaşlarım gibi bitiyorsun. Bugün, tanımadığım insan yüzlerinde öldüğüm gibi ölüyorsun. Ve sen çocuk, ölmüş ruhumun katili olarak ömur boyu mutsuzluğa hükümlüsün. Sen demiştin bana ‘Kalp kıran, ömür boyu mutsuzluğa hükümlüdür.’ Giydiğin hüküm, ömür boyu omuzlarını kessin, yüreğini sızlatsın . En tertemiz duygularımı, hissizliğe çevirdiğin için.
Zaten hiç gelmedin, yokluğun nasıl acıyabilir ki ?
Yüreğin güzel senin, beni almasada o yüreğin çok güzel. Zaten hep güzeldi, hala güzel.
Söylesene nasıl sevdirdin kendini sen
Ulan, ulan, ulan
Sev birini çocuk, güzel seversin sen.
Her zaman karşıma çıkıyo bu post of Allah kahretsin
Bak bu kez, içim sökülene dek ağlamıyorum. İçimi söküp kalkıyorum.
Bu küçücük yüreğe nasıl koca bir devrim gibi geldin?
Ah ulan ah
“Biliyor musun sen, seni görmeyecek birini sevmek nasıl bir acı?”
“Giydiğin hüküm,ömür boyu omuzlarını kessin”
Ulan be
Sev birini çocuk , güzel seversin sen
‘’Yüreğin güzel senin, beni almasada o yüreğin çok güzel’’
Of be
Ah ulan be..
Defalarca rb.
hassiktir
ulan lan ulan lan
Söyle çocuk nasıl hiç sevmedin?
Ah be ah ah
“Söylesene bana, sen sevdin mi hiç? Beni geç, kendinden başkasını sevebildin mi? Biliyormusun sevmek ne?”
Ulan yaa
Senin yokluğun değil, bana öyle bakman acıtıyor şu yüreğimi.
Biliyormusun yüreğinde koca bir dağ taşımak nasıl birşey
Ah be.
Ah ah
Ulan be
Ah ulan be