"Queen Victoria and Prince Albert in Anglo-Saxon Dress"
by
William Theed (1804-91)
National Portrait Gallery, London
Phantogram Three
Cosmic Funnies
Monterey Bay Aquarium
Interview Vampire Daily
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
The Bowery Presents

izzy's playlists!

blake kathryn
Fai_Ryy
tumblr dot com
NASA

#extradirty
hello vonnie
$LAYYYTER
official daine visual archive
untitled
YOU ARE THE REASON

Jimmy Eat World
𓃗
RMH

seen from United States
seen from Colombia
seen from Mexico

seen from Russia
seen from India

seen from France

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Colombia

seen from Germany
seen from Netherlands
seen from Thailand
seen from India
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Mexico

seen from Japan
seen from Brazil
seen from United States
seen from South Africa
@penguenlerdeucabilir-blog
"Queen Victoria and Prince Albert in Anglo-Saxon Dress"
by
William Theed (1804-91)
National Portrait Gallery, London
Bookshelves
Biri Avusturya'dan bir kütüphane diğeriyse meşhur Long Hall, Trinity, Dublin.
Happy Birthday David Bowie!
Ütopya dilinde bir dörtlük. Kaynak: Thomas More, Ütopya. Latinceden çeviren Çiğdem Dürüşken. İstanbul: Alfa Yayınları. Eylül 2014.
Instagram seçkisi #5
Instagram seçkisi #4
Instagram seçkisi #3
http://www.penguenlerdeucabilir.com/2014/10/yazmak-uzerine-notlar.html
Mert Tugen.
Still Life and Street
M. C. Escher
1937
"Clerk" sadece bir din adamı mı?
Hep bilinenin aksine içinde başka anlamlar taşıyan clerk, diğer birçok kelimeler gibi, Latinceden gelmektedir: clericus. İngilizceye önce Eski Fransızcadan (clerc), sonra da Eski İngilizceye cleric diye geçmiş, nihayetinde ise clerk de hayat bulmuştur. OED'e göre başlangıçta, "dinî düzendeki adam, din adamı" anlamını taşır. Orta çağdaki âlimler din adamları ile sınırlı olduğu için, tüm okuma yazma, el yazmalarının temize geçirilmesi işlerini (Umberto Eco, Gülün Adı'na göz atın, okuyun derim) hep "clerk"ler yapıyordu, dolayısıyla clerk kelimesi bir yerde âlim anlamını karşılıyordu. Yazı ile ilgili her şey (yani kısaca "her şey") onlardan soruluyor. Eski İngilizcede sözcük aynı zamanda "kralın kâtibi, hesap tutan" anlamlarına da geliyordu, zira seküler otoriteler tarafından sadece okuma-yazma melekeleri için işe alınırlardı. Orta İngilizcede "okuyan-yazan kimse" anlamına genişledi, bu ise 1500'lerde "işe yardımcı, asistan" anlamını aldı. 1790'dan sonra özellikle Amerikan İngilizcesindeclerkship yani kâtiplik, yazmanlık anlamında kullanılmaya başlanmıştır.
Clerk, özünde yazıyı barındırdığı için aynı zamanda logos'u da barındırıyordu diye düşünmekteyim. Haliyle, düşünceyi, kelimeleri, mantığı, diyalogu da içine alıyordu. Bir rahibin bunları bilmesine şaşmamak lazım, onların amaçları yazıyı sökerek Tanrı'ya ("doğruya") yaklaşmak. Haliyle bu uğurda her türlü yoldan gidiyorlar. Orta çağda bir kilise rahibi olduğunuzu, el yazmalarını temize geçirme görevinin size verildiğini düşünün; önünüze Aristotélēs'in Ars Poetica'sının geldiğini düşünün; bunun gibi nice metnin, düşüncenin elinizden geçtiğini de hesaba katmanın yararı var, ister istemez üstünde fikir yürütmeye başlıyor insan. Orta çağ filozoflarının çoğu rahiptir aslen (şaşırdık mı).
P.S. Şimdilerde tartışılan İlahiyat fakültesinden felsefe derslerinin kaldırılmasının ne denli abuk bir karar olduğu görülebiliyor mu
bkz. http://www.penguenlerdeucabilir.com/2013/09/clerk-sadece-bir-din-adam-m.html