Bir fırsat verilse şimdi senle, bundan belki yıllar yıllar evveline, bir ihtimal, fakat ne güzel ihtimal. Vakitlice düşündüm, terazisi yok bu işlerin ve zaman ancak bu kadar ağırdan alabilirdi kendini. Ne toymuşuz zamanında Behiye. Seni izliyorum bir cam kenarından; beraber büyüdük sayılırız diyorum ve gizleniyorum her hatanda, bilhassa en bilerek yaptıkların, hesapsız ve bencilce. Çıkarıyorum kafamı, dışarısı buz kesiyor ve bir buğu kaplıyor camı. Siliyorum. Bir anda siliniyor her şey, ne kadar net ve hiç yaşanmamışcasına oncası. Baştan başlıyorum. Bir insan kaç defa baştan başlayabilir Behiye? Ne güzelsin, ellerin üşüyor. Soğuğa hiç dayanamazsın sen ve içeri almak istiyorum her defasında. Her defasında bir buğu kaplıyor, her çağırışımda. Siliyorum, kendi elimle yapıyorum, biliyorum ve bir anda yeşile bürünüyorsun en güzel çiçeklerin kokusu üzerinde. Seninle baharı kutlamaya geliyorum. Yetişemiyorum bazen. Öyle hızlı açıyor çiçeklerin, çıldırtıyor kokusu herkesi ve korkuyorum. Ya biri koparıp giderse seni? Derhal doğruluyorum ve sona eriyor bu ihtimal. Fakat ne korkunç ihtimal. Mevsimlere sığamıyorum. Bir fırtına esiyor Behiye, etrafta dehşetli bir karmaşa. Savruluyorsun oradan oraya. Son bir hamle uzatıyorum elimi, fakat bu sefer ne ben sana uzanabiliyorum ne de sen elini uzatıyorsun. Saklasam kafamı diyorum, bir buğu kaplasa yine camın her yerini ve her hatanda, bilhassa en bilerek yaptıkların, hesapsız ve bencilce. Doğrultuyorum kendimi, duruluyor fırtına ve ardından sığamıyor göğe güneş. Baştan başlıyorum. Senle biz Behiye, bir vakitler bir ihtimaldik. Fakat ne güzeldik.


















