Cinsiyeti kim belirler ?
seen from China

seen from United States
seen from Russia

seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from South Korea
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
Cinsiyeti kim belirler ?
Hadsizleşen TDK.
Türk Dil Kurumu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile karar almış. Neymiş efendim, "cinsiyetçi" ifadelerin kullanımdan kaldırılacakmış! Batı'daki moda, Türkçemize sıçradı. Bu işin temeli, yapısalcılarla birlikte atıldı. Yapısalcılara göre, dil toplumsal süreçlerden etkilenmez. Kendi başına bir sistemdir. Yani dili, tarihten, kültürden ve toplumsallıktan kopardılar. Neoliberalizm ve postmodernizmle birlikte gelişen yapısalcılık ve post yapısalcılık, dili halkın kullanımına göre değil, egemen olan ideolojinin ya da siyasi görüşüne göre biçimlendirmenin önünü açtı. Agatha Christie’nin “On Küçük Zenci” romanının adını değiştiren, Rus klasikleri ve sanat eserlerini yasaklayan Batı'nın bu tip çöpten girişimleri, şimdi ülkemize sıçrıyor. Türkçe cinsiyetsiz bir dildir. Ama tabiî toplumsal süreç içinde ataerkil, feodal kavramlar, deyimler de dilimize girdi. Anlamı daralan da genişleyen de sözcükler var. Farklı kullanımlara dönüşen kelimeler var. Bu kavramları sözlüklerden atarak bir yere varamazsınız. Sözlükten deyim, atasözü atma işi başkadır; cinsiyetçi kafaları değiştirmek başkadır. Doktora gittiniz diyelim. Doktor sizin AIDS olduğunu söyledi. Doktoru, "Vay efendim, sen bana nasıl AIDS dersin" diye dövebilir misiniz? AIDS kavramını tıp literatüründen atarak hastalıkla mücadele edebilir misiniz? Hayır. O bir teşhis koyuyor. Sözlükçüler de doktor gibidir. Toplumda yer alan, halkın diline girmiş şeyleri de sözlükçüler tespit eder ve sözlüğe alırlar. Bu sizin beğenip beğenmemenizle alakalı bir durum değildir. Kimse Türkçenin sahibi değil. TDK'nin böyle bir hakkı yok. Cinsiyetçi ifadeler dilden doğru bilinç ve eğitimle temizlenir. Toplumda kullanımları azaltılabilir. Fakat sözlükten atarak, cinsiyetçiliğe karşı mücadele vermiş olmuyorsunuz. Aksine dili katlediyorsunuz. Sözlüklerimizi kısırlaştırıyorsunuz. Bu cahillikten vazgeçmeleri gerekiyor.
any radfems in the middle east? türkiye specifically. benimle aynı fikirleri paylaşan insanlarla arkadaş olmak istiyorum, çevremdeki herkes cinsiyetçi ve gına geliyor anlatmaya çalışmaktan 😭😭
Erkeklerle konuştuğu için babası tarafından, evlerinin bahçesindeki kümese kazılan çukura canlı canlı gömülen kadın gördünüz mü? Bu ülkede gördünüz. Adı Medine Memi’ydi...
Boşandığı kocası, kayınpederi ve üç arkadaşı tarafından evi basılıp dördüncü kattan aşağı atılan ve bacağı kırılınca aşağı inip çivili sopalarla dövülen, hala nefes almaya devam ettiği görülünce kayınpederi tarafından silahla kafasına dört el ateş edilerek öldürülen kadın gördünüz mü? Bu ülkede gördünüz. Adı Zümrüt Er’di...
Yaralı halde kaldırıldığı hastanedeki odası kardeşi tarafından basılıp kurşunlanan kadın gördünüz mü? Bu ülke gördü. Adı Güldünya Tören’di...
Bindiği minibüsün şoförünün saldırısına karşı koyunca defalarca bıçaklanan, ardından parmak izi kalmasın diye elleri vücudundan kesilerek koparılan, ardından cesedi yakılan bir kadın gördünüz mü? Bu ülke gördü. Adı Özgecan Aslan’dı...
Testereyle parçalara ayrılmış bedeni, gitar kutusuna konarak çöp atılan kadın gördünüz mü? Bu ülke gördü. Adı Münevver Karabulut’tu...
Peki gördüğünüzde ne yaptınız? Bu korkunç hadiselerin tek bir tanesi dünyanın kendisine “Hukuk devleti” ya da “medeni” diyen başka bir ülkesinde olsa o ülke ayağa kalkar, hayat durur, bir daha tek bir kadının kılına zarar gelmeyene kadar başka bir şey konuşulmazdı. Türkiye’de ne oldu?
Soruyorum; Kaç gün sürdü bu korkunç kadın cinayetlerini konuşulması? Kaç gün kaldı gündemde?
Kadına şiddeti protesto ederken bile kadına şiddet uygulayan bir zihniyet olur mu? Bu ülkede olur?
🥰
“Kız kısmısı” lafıyla başlayan her cümleye ayrı sinir oluyorum. YETER biz sizin kafanızdaki kalıplara göre yaşamak zorunda değiliz. Kız veya erkekten önce İNSANIZ. Bunu sokun kafanıza ve biraz da siz insan olmaya çalışın.
Erkek çocuk cinsel bakımdan yetişkinlerle ilişki kurmayı seçerse, sonunda kendi genetik annesini bile seçse, o kadının bu cinsel y...