Aklıma hep şu soru geliyor. Bir insan tanımadığı birini sevebilir mi? Mazisi olmadığı, ilk kez gördüğü birini sevebilir mi?
Bence sevebilir. Çünkü bu zihinsel bir kavramsallaştırma değil. Bu daha meta, daha ruhani bir konsept. Evet. Bu gerçekten sevme halidir. Sevmekle birleşme halidir.
Tanımadığın insanı hatırlamıyordun. Sonra onu hatırladın varlığında. Ve sevdin. Hepsi bu. Zihinsel kavramlar bu sevgiyi unutturdu ama varlığındaki bağlantı hiç kopmadı. Hep vardı. Sadece onu kullanmayı öğrenmek gerekiyordu. Biraz onu okşamak gerekiyordu hatırlamak için.
Yaradan yarattığını her şekilde koşul aramadan seviyorsa, sevginin her tonuna bürünüp kendini onda gerçekleştirebiliyorsa insanda sevebilir. Varlığında hissedebilir diğerlerini. Kalpteki sıcaklıkta birleşir onlarla.
Ben deyip kendinden ayırmadan, ben deyip varlığında gören, hatırlayan bir algı. Sonsuzluk içindeki sonluluk gibi. Bize bittiği öğretilen ama aslında bitmeyen bir devinim hali.
Kaybedilen bir şey yoktu sevgili, biz başından beri kazananlardık... Sadece bunu hatırlayamıyorduk hepsi bu.















