BU BİR ÇAY EDEBIYATI DEĞİLDİR.
İkı gündür bir çaysızlık, bir başa vurması, bir halüsinasyon halleri...
Öyle böyle değil. Dün uyandığım andan beri akşama dek akordu bozulmuş keman gıcırtısı misali arka fonda gıy da gıy bir baş ağrısı... Bitmedi de gitmedi de. Eve gelip bir demlik çayda kendimi kaybedip şifayı buldum resmen. Hani 'çay içmedim ondan başım ağrıyor' diyenler varya. Onlara 'hadi canım oradan.' demeyiniz. Ben dedim siz demeyiniz. Öyleymiş.
Bugün de ağrısı gitti başka bir versiyonu geldi. Çay söyler, çay yazar, çay görür oldum. Zira en son kat personelinin mutfak sorumluluğu olmamasına rağmen görev tanımına 'çay demlenecek' yazmışım. Sehpa üzerinde sahipsiz bekleyen çay bardakları görür oldum. Kendimden şüphe edecektim ki arkadaş uyardı.
'O giden misafirin, içmedi.' Dedi.
Iyi bari dedim henüz delirmedim.
Iki kelimemden biri 'eve gideyim de çay demleyeyim.' Ben iyiyim de sanırım en son etrafımdakileri de delirttim.
Ve gün sonu çayımı demledim. 😍 Sanırım artık gerçekten iyiyim. 😂