Ayna ayna söyle ona
Gülümseyişinin mevsimleri değiştirdiğini söyle
Zamanın bakışlarında durduğunu
Yağmurların kirpiklerinde biriktiğini söyle ona
Söyle ayna
Ondan masumu var mı şeytanın sokağında....
Siz hiç gülümseyişini görebilmek için saatin camını kırdınız mı ?
Kırılan cam yüzünüze batsa bile , yelkovan ile yarıştınız mı ?
güneşi geceye küstürmek nedir bilir misiniz siz
Bilseydiniz , onun gibi gülümserdiniz bana
Tıpkı şuan yaptığı gibi
Uyardım onu , gülme dedim
Ben dedikçe o güldü , o güldükçe ben .........
Sessizliği tıpkı sonbaharın yaprakları gibi
Okçu melekler gönderdim yatağına , izleyecekler onu
Ayak ucunda , Soğuk Kuzeyin hayalet kurtları
Yanıbaşında dikiliyor ölümümün korkusuz gardiyanları
Yaşam , uzak dursun hayat dolu gülümseyişinden
Sayılı nefesleri bana ait
Yıldırım aynı noktaya 2 kez düşmez derler : Söyle bana çocuk , neydi o dudaklarından bana atılan ?
Bir uçurumun kenarında düşün bizi : Ayaklarının 1 adım gerisi sonsuz boşluk . Aç kanatlarını ve yum gözlerini. Bütün zihnimle geçeceğim içinden , buz tutmuş acıların eriyerek akacak açacağım delikten.
Söz veriyorum acımayacak canın , anıların hissetmeyecek.
Rüzgarın kollarından düşeceksin toprağın kucağına.
Yanımda dur
Yönümü bulabilirim nefes seslerinle
Yaşamı biriktirebilirim avuçlarımda
Kelebeğin kanatlarında , özgür kılabilirim bütün hüzünleri
Nefes al çocuk , durmadan nefes al
Duyuyor musun tanrı , kaburgamın altındaki kasırgayı
DUYUYOR MUSUN BENİ !!!
Duyacaksın
Sen , gerçek öfkeyi hiç görmedin
Karanlığın yırtılışına hiç şahit olmadın
Bu son olacak , eğer çizgiyi geçersen şeytan bile beni yalanlayacak
Söz veriyorum , ölümün üzerine.....