Ya siz bunun adının buğdaylı muğdaylı olduğuna bakmayın. Karabuğday, kuzukulağıgiller familyasından Fagopyrum cinsine mensup bir bitki türüdür. %11 protein ve %2 yağ içerir. Neyse bu konuda size vikipediadan hallice bilgi vermek dışında birşey yapamam. Bu kısmı merak edenler kendisi araştırıp bulabilir.
Benim size anlatmak istediğim şey farklı. Karabuğday Ekmeği yapmaya karar vermiştim. Yani şimdi sadece karabuğday ekmeği demek bence yanlış olur.
Aktive Edilmiş Karabuğday Ekmeği’ni sevgili Beril Oymak’ın tarifiyle yaptım. Kısa ve öz anlatımıyla (mutlaka ölçülere uyarak) yapabilirsiniz.
Ekmek tarifini verdiğime göre kendi fiyaskomdan bahsedebilirim.
İkea’dan bir hevesle ekmek veya kek yapmak için bir kalıp satın almıştım. Bir çok tarifi izlerken ekmek kalıpları karşıma çıkmıştı. Bir İkea ziyaretimde kendisiyle karşılaşınca almadan duramadım. Tabii sonunda kalıba kavuşunca hemen Aktive Edilmiş Karabuğday Ekmeği’ni denemek istedim. 1 kg kadar çiğ karabuğday satın almıştım. 2 bardak ölçünce az bir kısmı -az dediğim 1,5 bardağa yakın- geriye kaldı. (Fiyasko kısmı bundan sonra başlıyor, doğaçlama yapmaya başladığım her an işler ters gidiyor.) Bu kalan karabuğdayları ne yapacağım, hepsini ekmek yapayım diyip 1 kg çiğ karabuğdayla Beril’in tarifini uyguladım. Sonuç, olmadı. Ya da belki de oldu ama ben sevmedim, tam bilemiyorum. 2 bardak ölçüye uygun büyüklükteki kalıba 3,5 bardaklık malzeme koyunca içi biraz çiğ kaldı. Ekmek kızartma makinesiyle durumu kurtarmaya çalışsam da yine olmadı. En son çare olarak ince ince dilimlediğim ekmeği fırında bekleterek peksimet yaptım. Yapmak için 20 saat uğraştığım için bir kaç öğün bu şekilde tüketebildim ama sonra da tadını sevmedim. Çiğ karabuğday olduğu ve fırında da tam olarak pişmediği için tadındaki tabiri caizse “çiğlik” hiçbir şekilde geçmedi. Sonuç olarak bu tarifi uygulayıp bayıla bayıla yiyenlerin yalan söylediğini düşünüyorum. Şaka şaka.
Bu tarifi Beril’in ölçülerine uyarak tekrar deneyeceğim. Vazgeçmek yok. Siz siz olun göz kararı denen şeye belli bir deneyimden sonra güvenin. Bende hala tam oturmadı. Karabuğdaydan bir kere kötü oldu diye vazgeçemezdim. Bir şekilde lezzetli hale gelmesi gerekiyordu. Sonrasında karabuğday ununu denemeye karar verdim. Bu çiğ karabuğdaydan daha kullanışlı olur diye düşünmüştüm, gerçektende öyle oldu. Pazar sabahları pankek yemek hoşumuza gidiyor. Bu güzel pazar sabahı rituelini karabuğday pankek yaparak devam ettirmeye karar verdim. Normal pankek tarifine un yerine karabuğday unu, süt yerinede kendi yaptığım badem sütünü ekleyerek yaptım. Sonuç gayet güzel oldu. Lezzeti ve kıvamı (glutensiz ürünler genelde dağılmaya, ufalanmaya çok müsait oluyorlar) gayet yerindeydi. Karabuğday ununu tüketmekte zorlanıyorsanız bu şekilde deneyebilirsiniz. Postların arasında tarifi olacak.
Pankekten istediğim verimi alınca karabuğday unundan pizza hamuru yapmayı denedim. Sonuç yine hüsrandı. Deneyip sevenler varsa nasıl yaptığı ile ilgili bilgi verirse sevinirim. Ben beceremedim, sanırım pişirmeyi beceremiyorum yine çiğ kaldı sanki. Pizzada glutensiz taban arayışıma devam ediyorum. Karnabahar ve patates ile yapılan taban tarifleri buldum, unlu tarifler yerine bu tarifler daha lezzetli olabilir diye düşünüyorum. Daha denemeye fırsatım olmadı, pizzayı glutenli yemeğe devam ediyoruz şimdilik.