Ebu Hüseyin Nuri'ye (k.s) şöyle sordular:
-Allahu Teâlâ'yı ne ile bildin?
Dedi ki:
-Allah ile..
Dediler ki:
- Akıl nedir?
Dedi ki:
- O, ancak, kendi gibi bir acize yol gösteren acizdir.
seen from Netherlands
seen from China

seen from Saudi Arabia
seen from China

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from France
seen from China
seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from China

seen from Türkiye
seen from Russia

seen from China
Ebu Hüseyin Nuri'ye (k.s) şöyle sordular:
-Allahu Teâlâ'yı ne ile bildin?
Dedi ki:
-Allah ile..
Dediler ki:
- Akıl nedir?
Dedi ki:
- O, ancak, kendi gibi bir acize yol gösteren acizdir.
"İmâm Gazâlî;
Bir kimse yeryüzündeki bütün ilimleri öğrense, bütün sıfatları bellese, fakat ehlinden öğrenilmesi gerekenleri öğrenmese, bir mürşid-i kâmilin terbiyesine girmese, anlayışı sınırlı ve her zaman noksan olmaya, yüksek anlayışlardan mahrum kalmaya mahkûmdur. Çünkü rehbersiz yola çıkmıştır. Bunun için kendine ömür boyu refakat edecek arkadaş bulamayacak, onun aklına ve ilmine itimad edilmeyecektir. Böylelerinden yüz çevirmek ve onlarla meşgul olmamak lâzımdır."
Hâce Muhammed Parsa, Fasl'ul Hitâb
💫💫💫
"Mümin kişi mümin kardeşinin hataları
için mazeret bulmaya çalışır; münafık ise, onu
peşinen kötülemek ister."
Âbdullah İbni Mübarek (ra) / İhya'dan
🗣️ Son Agartalı
Dünyanın metafizik katmanları var.
Manyetik alan hâkimiyeti iyilik ve kötülük adına parsellenmiş durumda
Biri diğerinin değerini artırıyor ya da zamanı gelince değerini düşürüyor
Bilim daha bebek, emekleme safhasında.
Kötülük iyilikten çaldığı bilgiler ile yaptıklarını bilim diye sattı bugüne kadar.
Bundan sonra güç sonsuza kadar iyiliğe geçiyor. Bilimi insanlık bundan sonra öğrenecek.
Safsata bitiyor.
Yerin yedi katında ve gökyüzünün yedi katında ne var bilmiyor?
İç dünya ile dış dünya arasında kim kaldı?
Kötülük ve iyilik kendine nerede bir yer buldu?
Çıkış kapıları nerede?
Yedi kapının anahtarı kimde?
Mu kıtasında kimler hala yaşıyor?
Gökyüzü ile yeryüzü ne zaman güç değiştirecek?
Şambala'nın çocukları kötülüğü bulaştıracak yeni bir yer neden bulamıyorlar?
Kötülük adına kimse neden savaşmak istemiyor?
Kimin sonunu yine kim getiriyor?
Agarta mı engel oluyor? Ağartı anlamına gelen agarta nedir?
O ışık dünyaya nereden yüksek bir frekans ile enerji yayıyor?
Çıkara satılmış bilim, ilme bir kez daha yeniliyor!
Son agartalı tarihin dönüm noktasını işaret ederek hayatta en hakiki mürşit ilimdir kime ve neden dedi?
Fikirlerim bilim ile ters düşerse bilimi seçin diye neden uyardı?
Hangi bilimi insanlık fikri ile karşılaştıracağız?
Bir yır, bir ozan çıkar işte böyle büyük sorular sorar sonra bir asır da insanlığı bunun peşine takar.
Şimdi herkes dönsün kendi yüzüne aynada baksın.
] Önder KARAÇAY [
〽️ Mürşit, yol gösterici demektir. Yol göstericisini unutan, yolu gösterenin ne olduğunu da unutur. Yaşam bir yolunu bulmak demek değildir, doğru yolu bulmak demektir. Doğru yolu bulanı ve o yolu kaybettiğimiz için yanlışın içinde debeleniyoruz.
Önder KARAÇAY
Kur’an ve sünnet ışığında ferasetli bir bakışın rehberliğinde gidilen yol, yolların en selametli olanıdır.
Seyda Feyzullah Konyevî (k.s)
En çok tartışılan konulardan hatta kendisine ehli sünnet vel cemaat diyen tarikatçılarla, selef-i salihin'in yoluna dönülmesini savunan kimselerin her tonu arasında var olan çekişmelerin en başında gelen konu: TEVESSÜL.
Bir şeyi, bir kimseyi vesile/aracı edinme diye kabaca tabir edeceğimiz bu terimin bu kadar problem oluşturmasında temel sebep tarikatçıların, muhaliflerinin bu konuda ne dediğini zerre bilmemesi ve konuları birbirine katıp, kendilerine yönelmiş halktan kimseleri kaybetmemek için yalan, iftira ve bühtan içinde olmalarıdır.
Zira tevessülün birkaç çeşidi var ve bunlar herkes tarafından kabul ediliyor;
1- Allah'ın isimleri ile tevessül etmek. Yani kişinin Allah sen Rahman'sın bana rahmet eyle, Tevvab'sın tevbe mi kabul eyle, Şafi olan Sen'sin hastalığımın şifasını ver gibi dua etmesi. Bunun delili Araf Suresi 180.ayettir
2- Kişinin yapmış olduğu salih amellere dayanarak dua etmesidir. Yani: "Allah'ım ben senin rızan için şu gün bir yetimi doyurmuştum, senin rızan için burada savaşıyorum hacetimi gider, bu zor durumdan beni çıkar, duamı kabul et" diyerek Allah'a yalvarmasıdır. Bunun delili Abdullah b. Ömer (radıyallahu anh)'tan merfu olarak nakledilen muttefekun aleyh olan hadistir.
İhtilaf olan ise, "ZAT İLE TEVESSÜL" yani, kişinin bir başka insan(lar)ı vesile/aracı edinmesidir.
Bu da 2'ye ayrılır;
1- Kişinin "Rasulullah'n hakkı için, Kabe'nin hakkı için, falanca kişinin hürmetine" diye dua etmesidir ki, (tarikatçılara iftiracı ve hakkı batıla karıştırıyorlar dememin sebebi de budur) bu şekilde dua etmek "HARAMDIR" . Bunu da en başta o tarikatçıların kendilerini nispet ettikleri Hanefiler demektedir. Ulemanın buna haram deme sebebine gelince; Allah'ın üzerinde -haşa- O'nu zorlayacak hiçbir güç kuvvet yoktur. Kimin/neyin hatrı konulursa konulsun, Mucib olan Allah'tır.
2- Direkt olarak diri veya ölü, Allah katında makbul/salih birisi olduğuna inandıkları kişiye seslenmek, hacetlerinin giderilmesini istemek. Günümüzde Eyüp Sultan'a, Yuşa (aleyhisselam)'n kabri olduğuna inanılan yerlere gidenlerin yaptığı gibi.
İşte bu da ŞİRK'tir.
Eğer bu kabirlere gidenler, yalnız Allah'a dua ettikleri halde oraların bereketli olduğunu, bu sebeple de dualarına icabet edileceğini düşünüyorlarsa veyahut orada yatan kişinin, -yukarıda dediğim gibi- hürmetini de araya katarak dua ediyorlarsa bu şirk değil, haramdır. Velakin oraya gitmeseler dahi, medet ya Abdulkadir Geylani hz.leri diyenler, yetişin ey falancalar diyenler, ölü ya da diri şeyhlerinin, evliya kabul ettikleri kimselerin oralarda olduğuna itikad eden, bu şekilde amel edenler şirke düşmüştür.
Bu ne Muhammed b. Abdulvehhab dediği için böyledir ne de İbn Teymiyye dediği için. Bilakis, Kuran, Sünnet, İcma ve akıl bunu gösterir. Eğer böyle değilse, bu konuda muhalefet eden ve haram/şirk şekliyle dua eden kimseler, Mekke müşriklerinin Allah'ı bildikleri, O'nun yaratan, gökten yağmur indiren ve yerden rızık bitiren olduğunu ikrar ettikleri halde neden müşrik vasfını aldıklarını bir zahmet araştırsınlar. Kendileri ile Mekke müşrikleri arasındaki farkın ne olduğunu açıkça beyan etsinler.
Bunlardan sonra; tekfir, mutlak ve muayyen olarak ikiye ayrılır. Şu iş şirktir, bu söz küfürdür demek başka bir şeydir, bu ameli işleyen, falanca sözü söyleyen kimse hakkında Zeyd müşriktir, Amr kafirdir gibi muayyen tekfir başka bir şeydir. Bu şekilde amel eden kimselere işin doğrusu anlatılır. Şüpheleri giderilir, inkar edemeyeceği şekilde deliller ortaya konulur. Bunlardan sonra tevbe etmesi istendiği halde tevbe etmiyor, bu itikadından vazgeçmiyorsa tekfir edilir.
İnsan, deneyim aradığında, beden olur. Bilgiyi aradığında, zihin olur. Tanrıyı aradığında, Kalp olur. Hakikati aradığında Hiçlik olur. Mooji-Beyaz ateş 35 Art :Pinterest #mooji #aydınlanma #bilgelik #buda #enerji #ermiş #farkındalık #huzur #kuantum #maneviyat #meditasyon #mürit #mürşid #öz #rehber #rehberlik #ruhsalgelişim #ruhsallık #sağlık #satsang #spiritüellik #şifa #tao #uyanış #üstad #yol https://www.instagram.com/p/Ckft2PSNJYw/?igshid=NGJjMDIxMWI=
Ey arkadaş! Kur'an-ı Kerim tarih, coğrafya muallimi değildir. Ancak âlemin nizam ve intizamından bahisle, Sâni'in marifet ve azametini cumhur-u nâsa ders veren mürşid bir kitabdır. (İşarat-ül İ'caz)