Oturdum balkon kenarına, rüzgarın dağıtmasına izin verdiğim saçlarımın arasına daldırdım ellerimi.şu parmaklarının arasında gezinmeyen saçlarım.o an gözüme beni çirkin yapan tek kusurdu.günlerdir huysuzum, huzursuzum.üstüne alın diye demiyorum bak inan.ama olmadığın her pervaz, yürümediğin her sokak, bak şu oturmadığın bank bile küsmüş sana.bu sana veda farzet. hissetmediğin bir kadının sana söylediği kelime yığını. bedenim acıyı seviyor.ben bu dipte debelenmeye alışmışım.benim içimde bi dolu yangın var senin harladığın. Seni ben ev biliyorken senin binanı şimdi mühürlettirmek neden? zaten sende o binaya misafir bellemiştin. binlerce kaybettiğim tozlu enkazdan birisin.ama yinede içimden gidemiyorsun. seninle tekrar bakmayacağız göğe. sesinle çarpmayacak bu kalbim.ruhumu bir silahın namlusuna hedef gösterdin. karşıma geçtin ve güldüğün an tetiğe bastığını ben bilemedim . üzgünüm ben bir beton parçası değilim, parçalamak için kullanacağın yığın olamam.
Zeynep Keskin










