Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Anılar Cenan Bıçakçı 18 Mart 1989
1933-6 Eylül 1995
( Ankara Karşıyaka Mezarlığı S 12 nolu ada ve 747 nolu parsel)

seen from Italy

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from T1

seen from Italy

seen from T1
seen from United Kingdom

seen from T1

seen from T1
seen from Italy

seen from United States
seen from Egypt

seen from United States
seen from Italy

seen from South Africa

seen from Malaysia
seen from Hong Kong SAR China
seen from China
Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Anılar Cenan Bıçakçı 18 Mart 1989
1933-6 Eylül 1995
( Ankara Karşıyaka Mezarlığı S 12 nolu ada ve 747 nolu parsel)
Hey! Bir sabahın üç kapısı var göğe. Biri umut Al umudu Ver çocuğa büyütsün Büyütsün de yürüsün. Hey! Hey! Bir sabahın üç kapısı var göğe. Biri emek Ellerinde ışıyan Işıt gitsin Yol boyu Türesin. Heheyde hey! Bir sabahın üç kapısı var göğe. Biri korku Çal yere Emek senin umut senin Korku ne? Yeter ki ellerin ellere kavuşsun - Sennur Sezer, Sabah Türküsü (Sesimi Arıyorum)
O, yoksulluğun sorun olmaktan çıktığını, memleketin refah içinde olduğunu, herkesin bu refahı gani gani paylaştığını anlatıyor.
"Yoksulluğun kökünü kazıdığını düşünen bir Bakan, işçi düşmanlığı tescilli bir patron temsilcisi, uzaktan kumandalı bir konfederasyon başkanı... Bu komisyondan işçiye müjdeli haber çıkmaz.
Asgari ücreti patronlar belirliyor. Birinci meselemiz budur. Asgari ücrette işçilerin söz hakkı bulunmamaktadır. İkincisi de bu. Asgari ücrette sendikal merkezlerin ve muhalefetin politikası yoksulluk sınırına dahi ulaşmayan rakamlar önermek değil, bu iki meseleyi gündeme getirerek, asgari ücretin belirlenmesinde toplu pazarlık ve grev hakkı için mücadele etmektir."
Sudut kota
Setiap tempat mempunyai kesan tersendiri, tak peduli seberapa pandang tempat itu dari manusia, terkadang menyakitkan, dulu punya ide untuk meninggalkan sebuah kota karena sesuatu dan alasan nya tak masuk akal, sampai... Aku tak menjawab jika ada yang menyakan,sudah ku tutup rapat, kecuali dengan beberapa orang.
Tapi, aku tetaplah aku, berpegang teguh pada prinsip yang mengekang sebagian orang.
Apakah aku yang terlalu mengenang Sudut kota itu? Semesta, adilkah? Terlalu riuh untuk mengendap disebuah sudut kota. Kenapa ada aku disitu? Kenapa kenangan itu harus tercipta? Apakah ditakdirkan atau hanya aku yang menginginkan sebuah diksi yang tak pernah tuntas, lembaran itu belum berakhir, walaupun kita telah mengakhirinya, tulisan ini masih tentang kamu, belum yang lain, belum kuganti tokoh utamanya.
Unutmayalım ki mücadele edenler her zaman kazanamasa da kazananlar hep mücadele edenlerdir. Yaşasın SES! Yaşasın KESK!