Fiziksel bir yara almadan nasıl bu kadar acı çekilebilirdim?
Guillaume Musso - ‘’ Will You Be There? ‘’
almost home

pixel skylines

tannertan36
EXPECTATIONS
Sweet Seals For You, Always

PR's Tumblrdome
h

No title available
One Nice Bug Per Day
d e v o n

Discoholic 🪩
Cosmic Funnies
Sade Olutola
Doug Jones
ojovivo
I'd rather be in outer space 🛸
he wasn't even looking at me and he found me

❣ Chile in a Photography ❣

if i look back, i am lost

No title available

seen from France

seen from Iraq
seen from Bangladesh
seen from Argentina

seen from Singapore
seen from United States

seen from Canada

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Uzbekistan

seen from Czechia

seen from Pakistan
seen from Yemen

seen from Italy

seen from China

seen from United States
seen from New Zealand

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from Netherlands
@xxxxx123450
Fiziksel bir yara almadan nasıl bu kadar acı çekilebilirdim?
Guillaume Musso - ‘’ Will You Be There? ‘’
Buradan gideceğim sevdiğim adam. Senin olmadığın bu yerden de gideceğim. Senin olmadığın, ama olma ihtimalinin olduğu bir yerde kendimi bulma ümidiyle buradan gideceğim. Buraya alıştığım, buraya bağlandığım düşüncesini ve inancını da bırakıp gideceğim. Bu bir aldatmaca. İhtiyacım olan sensin. Sen yokken kendimi hissedemiyorum. Eksiğim çünkü, biliyorum. Ne söylüyorsam aşka dair, onlar hiç kimsenin değil, hiç kimse için değil; hepsi senin. Yalnızca senin.
Çıkıp karşıma, canımı yaksana benim. Yak ki, bir canım olduğunu hissedeyim.
“Bana en kıymet bilen kalbinle gel. Muhakkak ki kadınlar gördün. Güzellerle seviştin. Sularını içtin, sularını içtiler. Bunlardan yorulmuş gel yabancı. Geçtiğim yollardan geçmiş, vardığım yere varmış olarak gel. Bir tanrı dağları ve nehirleri yaratmaktan nasıl yılmışsa, sen de öyle asil bir yılgınlıkla gel. Çünkü ben oradayım. Çünkü böyle geçecek zaman ve öleceğim. Sarsmayan fırtınalar, yıkmayan dalgalar, yakmayan yıldırımlarla geçecek zaman, yabancı, anladım. Gel ve bir mana ver.”
— Ece TEMELKURAN / Düğümlere Üfleyen Kadınlar
* Ben, bir tek hiçliği sevdim.
Düşünü bile kuramayacaklarımı arzuladım sadece. Hayat akıp gittiğini hissettirmeksizin, bana şöyle bir değip geçsin istedim.
Aşktan tek dileğim, uzak bir düş olarak kalmasıydı…
“Aşk, dedi şair,kadının tüm var oluşudur.” Virgina Woolf #kafkaokur #virginiawoold #kafka #franzkafka #dergi #istanbul #turkey #türkiye #şiir #söz #edebiyat #aşk #sevgi #gün #day #today #afterlight #photo @kafkaokur
“Herkese selâm, Sana hasret.”
Nazım Hikmet (via biratinyalnizligi)
Birden, yapayalnız kalıyorum dünyada. Manevi bir çatının tepesinde seyrediyorum bütün bunları. Dünyada yalnızım. Görmek, uzakta olmaktır. Açıkça görmek, durmaktır. Tahlil etmek, yabancılaşmaktır. İnsanlar bana değmeden geçiyor yanımdan. Etrafımda havadan başka şey yok. Kendimi o kadar tecrit edilmiş hissediyorum ki, üzerimdeki giysiyle aramdaki boşluğu bile algılıyorum.
“Seviyordum ama sevdiğimi bilmiyordum… İşte şimdi fark ettim, seninle karşılaşmamız bir dostluktan fazlası içindi… Tanışmamız kaçınılmazdı; çünkü araya muhabbet ezelden girmişti…”
Nazan Bekiroğlu
Aşık olmak için görmek,duymak,dokunmak yetmez. Önemli olan hissetmektir. Başka Dilde Aşk
Büyülendim ama büyüyemedim Aklım ermedi aynalara ve suya Yüzümü gösterip kalbimi neden Sakladıklarını öğrenemedim Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada
Ahmet Telli - İmlasız (via fthlc)
Yolculuklar ilginçtir. Dağlardan, deniz kıyılarından, kentlerden, gecelerden geçilir. İnsanlardan geçilir…
Tezer Özlü (via dalganinsesi)
Gideceğin yoldan eminsen, engeller dinlenme noktan olmaktan öteye gidemez.
#PauloCoelho #alıntı
“O kadar içten gülüyordun ki, içini kıskandım. İçin olmak istedim.” İlhan Berk
Satırlarca telaşa gerek yok, kısa ve öz; Özledim. Cihat Baysal.
Onu ilk kez gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim. Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak, sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu. Onu ilk gördüğümde bundan böyle artık benim için çok önemli olacağını sezmiş ve ürkmüştüm.O andan başlayarak yaşantım değişecek,artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.Bunu nasıl güçlü hissettiğimi ve sarsıldığımı iyi hatırlıyorum. Ama elimden gelen hiçbir şey yoktu.Çünkü güçlü bir çekim alanının etkisine girmiş,büyülenmiştim. Bütünüyle tuhaf olarak tanımlanacak bir zevkle bu albeniye kapılmıştım.Tamamen kendi isteğimle ve tamamen “ben” oluşumla ilgili olarak. …Ben başını avuçlarımın içine alıp, gözlerine baktığımda, gözlerinde gördüğüm şeyi sevdim. Bazen konuşurken birbirimize dokunuyormuş gibi hissediyorum..sanki konuşmuyor da sarılıyoruz.. Çilek tarlası gibi sevdim ben seni, tırnaklarımın içine kara toprak dolarken, ağzımın tadı bayram ediyordu. “Seni bana sevdiren, elbette gönlüme de bir yol çizecektir. Yani demem o ki; takdir-i ilâhi…
Yok aşk değil, uyuşmak, anlaşmak, bütün o boktan şeyler değil. Yok yok aşk değil, aşk hiç değil. Onun bir sözcüğüyle yaşamımda yer alan her şeyi çöpe atmak isterdim. Gel gelelim aşk değil bu, aşk hiç değil.
Bir şey arayan bir kadının aradığı şeyle karşılaştığında kendine iskambillerden kurduğu bir hayatın yıkılması gibi bir şey bu. Doppler etkisi.. Ona yaklaşarak yok oldum.
Lale Müldür - ‘’ Anemon ‘’
Bu biraz kıracak kalbinizi. Ama endişelenmeyin, bu tip kırıklar acıtmaz, acıtmak için kırmazlar çünkü sizi, kilitlerinizi açmak için yaklaşırlar ruhunuza. Sizi özgür bırakmak için kendi hapsinizden.
Burada anahtar, kadının sesi. Kıracak şey de.
Bu şarkı da işte onlardan biri sadece. İçinizdeki bir şeyleri kırıp gidecek. Hepsi bu. Ve siz kırıkları toplamak yerine yeniden başa alıp bir daha dinleyeceksiniz. Hem üstelik orjinal versiyonunu hatırlayanlar, nasıl olur da o hâlinden bu hâline dönüşebildi diye şaşkınlıkla gülümseyebilirsiniz bile. Bu da bu kadının sesinin hangi şarkıyı söylerse söylesin ruhumu neden kolaylıkla alaşağı edebildiğinin apaçık göstergelerinden biri. Bu (henüz dinlemeyenler için söylüyorum) çok hoşunuza gidecek.
Yenilgileri bir çeşit zafer gördüğüm çok olmuştur. Sevdiğim bir şarkı gelip beni alt üst edebilir ve onun ruhumu alt etmesi hoşuma gider. Gidiyor. Gitmelidir de.