Hiçbir şey, hiçten daha gerçek değildir.
Samuel Beckett
YOU ARE THE REASON
h

PR's Tumblrdome
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Cosimo Galluzzi
KIROKAZE
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

tannertan36
Lint Roller? I Barely Know Her
No title available
d e v o n
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
hello vonnie
tumblr dot com

shark vs the universe
todays bird

@theartofmadeline

ellievsbear

Product Placement

if i look back, i am lost

seen from United States
seen from Jamaica

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Bangladesh
seen from Indonesia
seen from United States
seen from Mexico
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
@batbrandofjustice
Hiçbir şey, hiçten daha gerçek değildir.
Samuel Beckett
Düşünce arttıkça tedirginlik de artar.
Albert Camus
Birden kendi kapısını kapamadığı aklına geldi. Hırsız girse bile kitapları çalmazdı. Ötekiler umurunda değildi.
Yusuf Atılgan / Aylak Adam
Bırakılmış çocuklar gibiyiz, ama yaşlı başlılar kadar deneyimimiz var. Kaba saba, kederli ve yalnızız; bizler mahvolduk.
Erich Maria Remarque / Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
Esridi Dönmekten Altın Yapraklar
Esridi dönmekten altın yapraklar Pembemsi suyunda havuzun, Ve hafif bir kelebek sürüsü gibi Uçtular yönünde bir yıldızın. Bugün sevdalıyım bu akşama, Sararan ova yüreğe yakın. Ergen rüzgâr omuzlarına dek Sıyırdı eteğini kayın ağacının. İçimde ve ovada bir ürperti, Örtülecek her yer lacivert karanlıkla, Geçince koyunlar ve son çıngırak Çalıp sustuğunda, sessizleşen bahçenin kapısı ardında. Hiçbir zaman böylesine bir özenle Dinlememiştim akıllı evreni. Ne güzel olurdu, suların pembeliğine Devrilmek,şu söğütün dalları gibi. Ne güzel olurdu, şu ot yığınına Gülümseyerek, şu ay gibi saman çiğnemek… Nerdesin, nerdesin ey sessiz sevincim: Her şeyi sevmek ve hiçbir şey istememek.
Raskolnikov yeni giysilerini giydikten sonra masanın üzerindeki paralara baktı. Bir an düşündükten sonra alıp cebine koydu onları.
Savaşın incittiği insanlara bir ses veren Erich Maria Remarque, bize hatırlattıklarıyla her zaman el üstünde tutulması gereken bir yazar. Savaşın dehşetini, beraberinde getirdiği yıkımı, insanoğlunu birbirine nasıl yabancılaştırdığını birinci ağızdan, çarpıcı bir şekilde dile getiren Remarque, savaşla ilgili bildiğimizi sandığımız gerçekleri sorgulamamızı sağlarken, edebiyatın ne kadar güçlü ve ölümsüz bir kaynak olabileceğini de bir kez daha kanıtlar.
Roses are red Violets are blue Don't steal Illya's watch Or he will punch you
I love this scene so much :D