Cumartesi geceler
Saat 4.00! Eve yeni gelinmis! Ama dikkat sadece cumartesi diye, yoksa hepimiz 9-6 yollArindayiz. Burada her sey guzelmis gibi sayin bayan. Saygilar, iyi geceler.
Today's Document

tannertan36
he wasn't even looking at me and he found me

Janaina Medeiros

Discoholic 🪩

blake kathryn

Andulka

No title available
No title available
todays bird
I'd rather be in outer space 🛸

❣ Chile in a Photography ❣
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
DEAR READER
Sade Olutola

No title available
🩵 avery cochrane 🩵
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
hello vonnie
Monterey Bay Aquarium
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Canada
seen from Tunisia
seen from South Korea
seen from United States

seen from United States
seen from Singapore
seen from Brazil

seen from Indonesia
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@cherrylady4
Cumartesi geceler
Saat 4.00! Eve yeni gelinmis! Ama dikkat sadece cumartesi diye, yoksa hepimiz 9-6 yollArindayiz. Burada her sey guzelmis gibi sayin bayan. Saygilar, iyi geceler.
Canım sıkıldığında bir şeyler satın aldığım doğrudur. Gözlerim bozuk olmasa da gözlük takmak istediğim de...
Eski Yılın Muhasebesi
2015′in son gününden 2016′nın son gününe yazdığım notu okudum. Nitekim 2016′nın sonun günündeyiz.
Gülümsemeden edemiyorum çünkü yazdığım her bir şeyi biraz da olsa başarmanın mutluluğunu hissediyorum.
Korkularımı yenmek için adımlar attım. Bazılarını yendim, bazılarının ise daha yolu var. Ama en azından denedim.
Daha çok gezdim, daha çok gördüm, daha çok bildim ve daha ne kadar çok bilmediğim şey olduğunu öğrendim. Bu seneki duraklarım Kapadokya, Stockholm, Dikili, Viyana, Belek ve Kastamonu oldu.
Bu sene kendimi hiç hayal edemeyeceğim yerlerde gördüm. 90 tane lisans öğrencisine bir dönem ders anlattım. İlk sınıfa girdiğimde ki korkuyu hala hissetsem de doğru mesleği seçtiğimi anlamama yardımcı oldu. Ama daha gidecek çok yolum var.
Parmağımda bir yüzükle dolaştım bu sene. Nişanlandım ve hiç bilmediğim bir ilişkiler ağına girdim, yeni bir aileye uyum sağlamaya çalıştım. Bir kadınla bir erkeğin arasındaki ilişkinin yıkmadan, yormadan ve dramalar yaratmadan da yaşanabileceğini öğrendim. Seneye bu zamanlarda evli bir kadın olacağım ve yine hiç bilmediğim şeyleri öğrenmekle ve yeni özgürlükler keşfetmekle meşgul olacağım.
Bu sene söz verdiğim gibi daha çok okudum, biraz daha az yazdım ama çok huzurlu oldum.
Çok büyüdüm bu sene ama daha yaşanacak, öğrenecek çok şey olduğunu da inkar etmedim. Yolum uzun ama yolum huzur ve sevgi dolu. Aynı şeylerin ülkemiz içinde olmasını dileyerek eski yıla elveda, yeni yıla merhaba!
Sizin de arada daha basit bir yaşam istediğiniz oluyor mu?
Masa başlarında yaz-çiz bütün gün, yerine…
Trafik çilesi, metro kalabalığı, ego patlamasından çatlayan patronlar…
Hani böyle deniz kenarında küçük bir ev, bahçe…
Nokta
Şimdi güneş şehrin tüm dövülmüş çocuklari için parlıyor. Ama yalandan çünkü ülke buz gibi.. Terden ıslanmış yataklarda göz yaşları ile bitiyor bazı çocukların hikayeleri, daha başlayamadan. Tüm ülke koca bir hapishaneye dönmüş; kim içerde kim dışarda belli değil. Umut, hızla gelen kışın fırtına bulutlarında savruluyor göğe.. Şimdi kim ağlayacak bizim için? Geleceği düşünmek artık henüz rahimden çıkmamış bebekler için üzülmek anlamına geliyor ve bir kadın daha "bu dünyaya çocuk getirmek istemiyorum" derken saniyede 4 bebek getiriyor dünyaya başka kadinlar. Biz kimiz? Sıcacık evlerinde oturup tartışma programları izliyor bir nesil söve söve. Yeni nesile yükleniyor tum geçmişte çözülememiş suçlar. Tiyatro salonunda orta yaşlı bir kadın beş dakika telefonuna bakmadan duramıyor. Oyuncu laf atıyor "kaldır şu telefonu!" Birileri bir yerlerde tüm kadınların kafası karışıktır diyor ve erkekler ağızları çürürcesine gülüyor. Nereye gitsem keskin bir küf kokusu, insanlar gülümsemiyor. İnsanlar sadece birbirini ayıplamak için birbirine bakıyor. Her gün bir mahkeme kuruluyor her metro içinde, her gün birileri delici ve tasvip etmeyen delici bakışlarla cezalandırılıyor. "Bizden degilsin, çık oyundan!" Yaşamak bir ağaç gibi olamıyor, kardeşlikten bahsetmiyorum bile. Şehir ölüyor.
Bazı mektuplar, hitap edilen kişiye ulaşması için yazılmaz. Sadece yazmış olabilmek için yazılır. Siz hiç okumadınız belki ama ben her şeyi yazdım. En çok kendim için yazdım. Hayır, bir tek kendim için yazdım.
Koşar adım yaşarken bazen durup nereye geldiğine bakmalı insan; yoksa duvarlara çarpmaktan insanlığımızın hafızasını kaybedebiliriz.
Artık yalnızlığın ne demek olduğunu biliyorum. Anlık yalnızlığın hiç olmazsa...
nothing’s gonna hurt you baby..
Boktan hayatlarımız içinde debelenip duruyoruz. Ne için? Para kazanmak için, başarılı olmak için, bir yerlere gelmek için, kendimizi gerçekleştirmek için.. sonra ölüyoruz. bitti.
hayat boktan. emeklerimiz değersiz. insanlar aç gözlü ve kaba.
tüm enerjini başkalarının egolarını tatmin etmek için harcıyorsun.
sonra işten eve gelince çöken o “her şeyden nefret ediyorum” hüznü.
tarifsiz.
ama şimdi eve getirdiğimiz işleri bitirmek gerek.
gece gece aforizmalara vakit yok.
Ankara’da Kar
Perdeleri açtım sabah..
Bembeyazdı Ankara..
Bir Cem Adrian şarkısı açtım
Kaçınılmaz olarak..
“Her yerde kar var,
Kalbim senin bu gece..”
Kahvemi aldım,
Sigaramı yaktım.
Pencerenin yanına oturdum.
Kar gibi beyaz sayfaya siyah harfler konduruyorum.
Ne kadar huzurluyum.
Kar, her sene olduğu gibi her şeyin üstünü örtüyor bembeyaz örtüyle.
“Biliyorum yine gelecek ilkbahar”
Hem de bu sefer sonsuz bir bahar..
Kronik hüznüm beni tamamen terk ediyor artık.
Bir zamanlar asla anlayamam dediklerimi anlamak,
Artık huzur demek.
Bir daha endişelenmek zorunda kalmamak..
Ne olursa olsun.
Ben payıma düşen karanlığı yaşadım.
Şimdi payıma düşen mutluluğu yaşama zamanım.
15 yaşımda “hayal ettiğim gibi yaşamalıyım ben” demiştim,
İlk yazmaya başladığım satırlara.
Son bir yıldır hayal ettiğim gibi bir yaşam kurmaya başladım.
15 yaşının hayalini 27 yaşında elde ettim.
En çok sabırlı olmak zor demişlerdi.
Doğruymuş.
Şimdi bembeyaz yorganların altında sevgilime sarılabilirim,
Ve iyi günde, kötü günde diyerek yaşlanabiliriz.
Saçlarımız pamuk pamuk olana kadar..
Yine yolculuk var...
Akşamları ve geceleri yalnız olmayı sevmeye başlamışken nasıl alışacağım iki kişiliğe?
Gece yarısı delirmelerime ve danslarıma eşlik edecek bir ruh buldum, iyi ki..
Yoksa bu tatlı krizlerini kim yönetecek?
Saklanmak zorunda değilim.
Elimi tutmaya söz vermeden önce içimdeki kelebekleri tek tek öp ve yastığıma çiçekler bırak..
Ben o çiçeklerden kendime duvak yapacağım.
Aşk şarkılarını sadece aşk şarkısı olarak dinlemek..
İşte şimdi iyileştin. O siyah, derin, karanlık yolculuk bitti.
Son durak.. Huzur.
Gel demedi. Git demedi. Sadece kollarını açtı.
Aynı yastığa baş koyduk ve kabussuz rüyalar gördük.
Su gibi, akıyor aşk.
Biz, buraya hiçten geldik, vazgeçmeyeceğiz.
Nefes
İnsanın, kendisinin farkında olması kolay değil. Kendimden uzaklaşıp sonra kendine yürümek ise daha zor. Geldiğim yollardan geriye dönemem ama bazen bu kadar ileriye gitmeseydim keşke dediğim oluyor. Neden endişeliyim, neden stres yapıyorum sorularının cevaplarını bilmek ise insanın acı acı kendisiyle yüzleşmesi. Bazen o eski depresifliklerimin nedeninin farkında olmadığım günlerin cahilliğini özlemiyorum desem yalan olur.
Hayat çok zorlaşıyor bazen, yapılacaklar ve varılacak hedefler kocaman dağlara dönüşüp her yeri karartıyor. Ama üzerine battaniyeyi alıp el ele bir film izlemek derin bir nefes almak gibi. Yanında konuşmadan duracağın ama bundan rahatsız olmayacağın kadar huzurlu olduğun insanların olması ise bir armağan.
Hani fırtınalı denizde bir liman misali.. Tekrar mücadele etme gücünü kazanmak için dinlendiğin bir durak. Sağlam ve zamanın yıkıcı gücüne rağmen orada olacağına bir şekilde emin olduğun bir liman..
Derin bir nefes al ve yaşamaya devam..