
No title available
Show & Tell
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
occasionally subtle
NASA
Phantogram Three
The Bowery Presents
cherry valley forever
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
YOU ARE THE REASON
Game of Thrones Daily
EXPECTATIONS
Sweet Seals For You, Always

Product Placement
No title available
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
noise dept.
★

seen from China
seen from Sweden
seen from Thailand
seen from United States
seen from Colombia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Canada
seen from Colombia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from France

seen from United States
seen from Netherlands
seen from Brazil

seen from Bangladesh
@defneninodasi
Hormonal bir bozukluk sebebiyle sakalları olan bir kadının baş rolde olduğu etiketlemenin etkileriyle ilgili bir kısa film. 16 yaşına kadar sakallarını almaya çalışmış. Ama 16 yaşından sonra vücudunu olduğu gibi kabul etme kararı almış ve sakallarını hiç kesmemiş.
Life is a journey, don’t be afraid to see where it takes you.
silverspatuler
I was just captivated by this comic
THIS NEEDS TO BE A MIYAZAKI FILM
From now I`m taking pictures in my brother`s room! n_n
İnan bana, büyük acı yoktur, büyük pişmanlıklar, büyük anılar yoktur. Her şey unutulur, büyük aşklar bile. Yaşamda aynı anda hüznün ve coşkunluğun bulunuşu bundandır. Olayları görmenin ancak belli bir yolu vardır ve zaman zaman ortaya çıkar. İşte bunun içindir ki, yaşamında büyük bir aşka, mutsuz bir tutkuya sahip olmak yine de iyidir. Bu en azından bizi çökerten nedensiz mutsuzluklar için bir korunmadır.
Albert Camus, Mutlu ölüm (via tutunamayangiller)
Sessiz değilsin. Büyük bir gürültünün içindesin, duymuyorlar…
İlhan Berk (via fthlc)
sigara alırken hdp'li bir bakkala, ekmek alırken mhp'li bir fırına, meyve alırken akp'li bir çifçiye, eşya alırken chp'li bir mağazacıya rastgelebilirsin. hayat boyu yüz yüze bakacağın insanlarla arana siyaseti sokma, insan olmak siyasi olmak değildir, oranlar değildir, üstünlük değildir, particilik hiç değildir. dünya insanların birbirlerine saygısıyla döner, iyi şeyler böyle vuku bulur.
Özgür Bacaksız (via felsefekulubu)
Tuhaf düet ~
♥Friends♥
-Merch available at Redbubble
:) Would you guys be interested in purchasing cards of this if I made some for the holidays coming up?
Thanks for all your feedback! I’ll see what I can do ;)
“onu şair, küskün, anlaşılmayan birisi yapacağız. bir gün hassaslığını, ertesi gün sevgisini, üçüncü gün korkaklığını, sükûnunu kötüleyecek, canından bezdireceğiz. içinde ne kadar güzel şey varsa hepsini birer birer söküp atacak.” sait faik'in insanlardan umudunu yavaş yavaş kesmeye başladğına dair alemdağ'da var bir yılan‘daki “dülger balığının ölümü” adlı hikâyesinde anlattığıdır.
İnsanın eve her gelişinde kendini karşılayan dört ayaklı yumuşak bir arkadaşı olması çok fazla güzel bir şey.
Bir ihtimalken bile güzelsin…
Turgut Uyar (via fthlc)
Regret
For Concepts Class: Illustrate a nonphysical word. The class had to try and guess it.
what a spectacular illustration
UYUMAZSAM BENİ SEVECEK MİSİN?
İki hafta önce, Kadıköy’den gelen Metrobüs’ten indikten sonra Taksim’den Fatih Mahallesine giden halk otobüsüne bindim. Ayaktayım; sağımdaki bir koltukta annesinin kucağında oturan beş yaşlarında bir oğlan, tatlı tatlı annesine bir şeyler anlatıyor. . Gedik dişli, gülüyor, sevecen sözler söylüyor anne, oğul birbirine. Bir süre sonra çocuğun uykusu geldi. Aralarında şöyle bir konuşma geçti:
Çocuk: Uykum geldi.
Anne: Uyuma, seni burada bırakır giderim.
Çocuk: Halam burada, o beni eve götürür. (Sanırım yan koltukta oturan kadın çocuğun halası.)
Anne: Oda bırakır, yabancıların elinde kalırsın. (Çocuğun yüzü hüzüne büründü. Ağlamak üzere.)
Çocuk: Ama çok uykum geldi.
Anne: Uyuma seni bırakır giderim.
Çocuk: Beni özlemez misin?
Anne: Hayır özlemem; uyursan özlemem.
Çocuk: Uyumazsam beni sevecek misin?
Anne: (Birkaç öpücük konduruyor.) Evet, seni sevecem.
Çocuk: Bende seni sevecem.
Çocuğun gözünden uyku akıyor. Gözünü açık tutmaya çalışarak yine tatlı konuşmaya devam ediyorlar.
*** Korku kültürünün maskelenmiş ama gayet şiddetli bir şekilde orada, otobüste anne oğul arasında yaşandığını görmek beni öfkelendirdi, üzdü ve içimi sızlattı.
Çocuğun çok doğal olan “Uykum geldi” sözü, annenin işine gelmedi. Peki ne yaptı? En temel ihtiyaç olan güven duygusunu sarstı. “Seni burada bırakır giderim! Benden başka güveneceğin yok. Diğerlerinin hepsi, güvenilmez, Ve dediğimi aynen yaparsan, seni sever, seni kollarım. Yapmazsan, korkunç durumu gel sen hayal et.”
Bu çocuğun en temel ihtiyacı olan güven ve sevgi karşılanmıyor; koşullara bağlanıyor.
Bu anne, çok muhtemelen, çocuğuna söylediklerinin aynısını duyarak büyümüştür. Ve, kendi güvensizliğini ve koşullu sevgisini gelecek nesillere aktardığının farkında bile değil; yetiştirdiği çocukları da farkında olmayacak…
Kaynak olarak iki kitabımı öneriyorum:
1- İçimizdeki Çocuk
2- Korku kültürü. (Her iki kitap da Remzi Kitabevinden çıktı.)
Doğan Cüceloğlu