
roma★
almost home
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
he wasn't even looking at me and he found me
Lint Roller? I Barely Know Her
trying on a metaphor

⁂
Today's Document
DEAR READER
Misplaced Lens Cap

Origami Around
Acquired Stardust
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

★
Keni
No title available
Xuebing Du

titsay

blake kathryn
we're not kids anymore.

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Germany

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States

seen from Sweden
seen from Canada

seen from Türkiye
seen from India

seen from Ukraine
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
@kayrabitti
bir şeyin bittiğini anladığın an içinde kopup yere düşüveren o parçanın kulak çınlatan sessizliği.
otogarlara gidip bazen kendini uğurlamak istersin.
nasılsın
yorgunum biraz.
“seni eskiden seviyor olmakla şimdi seviyor olmak çok farklı. mesela artık seni sevmenin savunulacak hiçbir tarafı kalmadı.”
tanrım! müthiş.
“varlığın bir cennettir, cehennemden kaçışı açıklar.”
Öfkeli değilim ama imkanım olsa sökerdim kalbini.
yok yok, her yer kör bir kuyudur. bir binanın on sekizinci katında mutsuzsan, orası da kuyudur.
balkon kapısının önüne çekilen koltuk bunu biliyor.
ha hüzün doğuran annem, ha isa doğuran meryem.
Sana da çiçekli yollardan gelinmezdi zaten.
yaralayacaklar sanacaksın, ama hep sen kazanacaksın.
bir bar taburesi üstünde babamın öldüğü yaştayım
sigaranı söndür. kavgayı bırak. bana gel.
deli gömleğini ütüsüz de giyebilirsin. sana söz veriyorum, duyguların hakkında dünya böyleyken soru sormayacağım. uzun uzadıya sıralanan cümlelerimi bir kaldırıma tükürdüm, yanına öyle geldim. artık bir kavgam bile yok. uyu. eğer uyursan sabah olur. zaten sabah ve böyle şeyler hep olur.
her şey bazen birdenbire tepetaklak olur. bu böyle.
rüzgâr beni de alıp oralara atsın.
eğer arkadaşının birisi ölürse, annesi, babası ölürse kardeşi ölürse, komşusu ölürse ve bakkalı ölürse, öğretmeni ölürse, sevgilisi ölürse hatta kedisi köpeği ölürse, birileri ölürse arkadaşının, çünkü o onları eğer seviyorsa, bitkisi ölürse, balığı, muhabbet kuşu ölürse, atı ölürse ve dedesi ve fili de ölürse, arkadaşının teyzesi ölürse, halası, dayısı, amcası, kuzeni yeğeni ölürse, birileri mutlaka ölürse arkadaşının, belki sevmiyorsa da öyle ölürse, arkadaşının uzaktan bir tanıdığı ölürse, arkadaşının çocuğu ölürse, çünkü çocuklar da ölebilir bunda bir şey yoksa, yakından bir tanıdığı eğer arkadaşının ölürse, o zaman birisi ölmüşse arkadaşının yanına gidip dersen ki: arkadaşım, senin bir şeyin öldü. bu yüzden başın sağ olsun, seni oldukça sever ve taziyelerimi iletmek isterim, iyi olmanı dilerim, her şey geçer, mekanı cennet olsun, toprağı bol olsun, allah günahlarını affetsin, sen canını sıkma, üzülmeni anlıyorum, doğrusu, ne kadar iyi birisi idi o ölen, çok severdim onu, hiç unutmayacağız, hep hatırlayacağız, mezarına da bile gideriz, nasılsın, dersek ve sıkı sıkı sarılabilirsek.
arkadaşımızın ama kendisi ölürse kimseye gidemiyormuşuz. durup durup. bir ağaca mı belki, sarılmaya. koşmak isteği. saatte çok kilometre hızla.
salak!
salak!
şimdi kime başın sağolsun diyeceğim. ciddi soruyorum lan. başın sağolsun tam olarak ne demek ve işlevi nedir. yeni transferleri duydunuz mu teyzecim. ilk kez arkadaşım ölüyor çok heyecanlıyım. elime yüzüme bulaştırıyorum her şeyi. gidip gidip bir ağaca sarılsam, insan olsa canı acır.
eğer arkadaşının birisi ölürse.
eğer arkadaşının birisi ölürse.