R Ü Z G A R . .
Boğazım da bir düğüm. Sustuklarım, içime attıklarım meğerse boğazımda kocaman bir düğüm olmuş. Artık yutkunamaz olmuşum. Nefesimi etkiler olmuş. Konuşamadıklarımın pişmanlığıyla açtım bu gece kapıyı, attım kendimi bahçeye. Kafamı kaldırdım gökyüzüne.. Hava açık, yıldızlar o kadar çok ki parmağımı havaya kaldırıp dokunmaya çalıştım. Ah ne kadar yakın ama bir o kadar da uzaksınız. Yüzüme ışığını vuran aya çevirdim kafamı. Hiç gitmeden gece-gündüz kendini gösteren aya. Gözlerimi kapadım derin bir nefes aldım. Ellerimi önümdeki masanın üstüne koydum. Rüzgarın yavaşça saçlarımı sevmesine izin verdim. Saçlarımı kaldırdığında tüylerimin dikildiğini hissettim. Gözlerimi sımsıkı yumdum bu defa. Susmamam gerekenleri sustuğum için daha bir sıkıydı bu sefer. İçimdeki pişmanlık, öfke öyle bir bağırıyorlardı ki susturamıyordum. Duygularım feryat figanken, kendime bu kadar kızarken neden sustuğuma anlam veremiyordum. Anlam vermeye halim de yoktu zaten. Sadece gözlerim kapalıyken rüzgara kendimi bırakmak istiyordum. Bu kadarına da hakkım vardı, bence.









