seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Brazil

seen from Australia
seen from Croatia
seen from United States
seen from Australia
seen from Australia

seen from Russia
seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Austria

seen from United States
seen from United States
seen from Algeria
seen from United States

seen from United States
Evet ,bende…
Yıllardır kendimi eleştiriyor, hatalarımın ve eksiklerimin ağırlığında kayboluyordum. Ama şimdi anladım ki gerçek dönüşüm, başkalarında değil, kendi içimde başlıyor. Düşüncelerimi yaratan benim ve bu düşünceler hayatımı şekillendiriyor. Kendimi onaylamayı, kendime şefkat göstermeyi öğrendiğimde, hayatımda mucizeler başladı. Artık biliyorum ki kendi içimdeki ışığı görmeden, gerçek huzuru ve büyümeyi bulmam mümkün değil. Kendime verdiğim sözleri tutmak, sınırlarımı aşmak ve kendimi tüm kusurlarımla kabul etmek… işte bu, hayatın bana sunduğu en büyük armağan.
-Atlas’ın sözlerinden 🐿️
İnsanın en büyük hatası, bir başkasının onu mutlu etmesini beklemesidir.
Bırakabildiğin an özgürsün demiş buddha. Bırakmak mutluluğu öğretir insana. Bırakmayı gözlemledim bu aralar. Öyleki derine işlemiş bir tutunma haliydi deneyimlediğim. Bırakabilirim dedim ve denedim. Denemekten kim ölmüş?
İzledim tepkilerimi. Bir anksiyete tuttu içimi. Bir sıkıntı bastı mideden yukarı. Onu da izledim. Dedim bakalım ne olcak? Ne oldu biliyor musun? Hiçbirşey. Kendi kendine geçti gitti. Sonrasında huzur kaldı geriye. Yaşadığım anda mutlu oluverdim. Buddha haklıymış. Denedim gördüm.
Aşırı önem arz eden herşey bırakılabilir. En kötü bırakma eylemi denenebilir. Zor değil. Küçük bir cesaret atışı, tatlı bir akışına bırakma hali. Bir bakmışsın olmaya başlamış. Vücut tepkiler verir.
"Geri al şunu, napıyorsun sen? Kendine gel." gibisinden söylemler işitirsin duygularından. Ama onlarda gelir geçer. Sonra bakmışsın giden gitmiş ama gittiği yere konulabilir istenirse. Biliyorsun. Farkındasın. Sadece o açılan boşluğa bakıyorsun. Ve oraya huzur sızdığını görüyorsun. Bu da anlamı yaratıyor.
Anlam izlemekten doğuyor, huzura izin veriyor izleme hali. Dahil olmamak deniyor buna. Tanık olmak deniyor. Olan biteni TV izler gibi izleme hali. Anksiyete bile önemini yitiriyor. Bırakmaya direnilen şeyin öneminin acısı bir bakıma anksiyete. Önem vermekte acı veriyormuş insana meğer.
Acı sadece negatif yorumladıklarımız değil. Bize pozitif görünenlerde acıya güç verebiliyor. Sırlarla doluyum. Kendimi görmek güzel hissettirdi.
Falan filan bir not daha işte... ;)
Anlatmıyor, susuyorum. İletişim kurmayı reddediyorum. Bana göre toplum kitle araçları gereksiz. İnsanlar birbirini dinlemek için var olmuyor aksine kendi ihtiyaçları ve bencil tutumları yüzünden seninle iletişim kurmayı seçiyor. Biriyle güzel vakit geçirmek bana göre konuşmadan iyi hissettirmek çok değerli bu yüzden biriyle iletişim kurmak istediğimde kendimle kuruyorum iletişimimi, biliyorum ki beni benden iyi kimse tanımıyor, anlayamaz da. Bu yüzden kendinle bağ kur ve kendini SEV. Bak burası çok önemli.
Sevgiyle kalın.
Kendi kendime gezmekten bişeyler içmekten asla gocunmadım aksine bununla hep mutlu oldum yalnız takılmak yalniz gezmek kötü bir şey değildir insan kendiyle vakit geçirmekten kaçmamalıdır bu hayatta en çok kendinizi sevin gerisi her türlü hallolur :)
Biliyorum, ziyadesiyle üzgünsün. Ruhun parçalanıyor. Kafanda susturamadığın bin bir düşünce, içinde yenemediğin acımış duygular ve etrafında aşamadığın yüksek duvarlar var. Sanki hep başa dönüyor gibisin. Tüm benliğin üşüyor. Biliyorum. Yorgunsun. Anlatamayacak kolunu kaldıramayacak kadar yorgun. Tamamiyle bitmiş hissediyorsun. Hiçbir şeyi aşamayacakçasına umutsuz.
Diyorsun ki ben hiç sevilmedim. Sevilmeyeceğim. Ben hiç görülmedim. Neden beni görmüyorlar. Boğazında koca bir yumru olup nefes alamadığın anlar var. Bağırarak ağlayamadığın içine attığın gözyaşları var. Belki şu an belki gecenin bir yarısı belki de sabahın körü bu duyguların esirisin.
Ama dur bir dakika ve sadece kendine bak. İster gözlerini kapat ve yukardan izle ister aynanın karşısına geç ama ne olur kendine bir bak. Sen herkesin yargıladığı o kişi değilsin. O kalıplara oturtulmuş, kötü düşüncelere sıkıştırılmış kişi değilsin. O en yakınlarından gelen kırıcı sözlerden ibaret değilsin. Kendine nasıl acımasızca davrandığının farkında değilsin. Söylenenlerin hiçbiri seninle ilgili değil. Evet nasıl yaraladığını çok iyi biliyorum ama inan bana. Kapkaranlık göremiyorum dediğin o ışık kendinde fark edemediğin güzelliklerin içinde saklı. Belki her şeyimi kaybettim; başarısızım diye düşünebilirsin. Benim hiç güzel yanım yok diyebilirsin. Şunu bil ki sen, sen olduğun için güzelsin. Artık kendini feda etmeyi bırak. Kıymetli ve değerli olduğunu her gün tekrar et. Sen tüm değer verdiğin herkesten önce kendin için çok kıymetli ve değerlisin. Bugün kendin için küçük bir adım at. Cesaret edemediğin ya da yapmaktan korktuğun bir şey yap. Uzun zamandır yapamadığın çok sevdiğin bir şey de olur. Küçük büyük demeden sadece bir adım, ne kadar içinde heves olmasa da dene. En basitinden kendini sevdiğini söyle. Aslında ne kadar büyülü olduğunu göreceksin. Son bir şey istiyorum şu an senden.
Kocaman gülümse! ^_^
M.
22.01.2023
21:54
Kendine, kaybetmekten korktuğun birine davrandığın gibi davran..