1970: internet insanların bilgi ve iletişim için yararlanacağı müthiş bir ağ olacak
2018: Allah diyen tavuk videosu

Discoholic 🪩
Peter Solarz
One Nice Bug Per Day
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
NASA

pixel skylines
Noah Kahan
hello vonnie
h
wallacepolsom

blake kathryn
Lint Roller? I Barely Know Her
tumblr dot com

★
d e v o n
untitled
art blog(derogatory)

#extradirty

oozey mess

No title available
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Japan
seen from United States
seen from United States
seen from Aruba
seen from United States

seen from United States
seen from India

seen from Taiwan
seen from France
seen from India
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@neminoo
1970: internet insanların bilgi ve iletişim için yararlanacağı müthiş bir ağ olacak
2018: Allah diyen tavuk videosu
Yemin ediyorum gerizekalısınız.
"Ben bir erkek olarak neden bu kadar kadınları savunup erkekleri kötülüyormuşum?" Ulan günde ortalama 8 erkek kadınlar tarafından mı öldürülüyor, kadınlar mı yemeğin tuzunu beğenmedi diye kocalarını hastanelik edene kadar dövüyor, sırf sevgili olmadı diye kadınlar mı erkeğin suratına kezzap atıyor, kadınlar mı tecavüz edip öldürüyor erkekleri küçücük çocukları, kadınlar mı taciz ediyor otobüste dolmuşta erkekleri, ördeğe damacanaya kadınlar mı tecavüz ediyor, gece yarısı işinden eve dönen yalnız bi erkeğe modifiyeli boktan bi şahinin içinden 5 tane kadın mı laf atıyor... Bak bunların hepsini ve daha yüzlercesini erkekler kadınlara yapıyor! Sikerim sizin muhalefetinizi tabiki kadını savunacağım seni mi savunacağım gavat! Senin yüzünden cinsiyetimden utanır oldum. Ya şimdi kes saçmalamayı ya da siktir git bu blogdan! Bak ya orhun abideleri gibi yazı yazdırdılar gece gece neyse bu yavşaklar dışında burada ki herkesi seviyorum iyi ki varsınız iyi geceler...
‘’Kirlendim’’ diyordu regl olduğunda. Evlendiğinde ‘başı bağlandı’ demişlerdi. Anne babasından istemeye geldiklerinde söz ‘kesmiş’lerdi. Sonra ‘’nişan’lamışlardı ve nihayetinde nikah ‘’kıymış’lardı. Evlenmiyordu çünkü ‘kocaya vardı’ diyorlardı. ‘’kirlendim’’ diyordu regl olduğunda. kapı çalınsa biri bişey sorsa ‘’beyim evde yok’ deyip kapıyı kapatıyordu hemen. Hamileyken dışarda gezmesi ayıplanıyordu. Gülerken kahkaha atsa kocası yumruklarını sıkıyordu. Çocuklarına bile kızamıyor ‘’akşam babanız geldiğinde söyleyeceğim yaptıklarınızı’ derken ne kadar da aciz olduğunu anımsıyordu. Otururken önce eteğini iki yandan bacaklarının altına toplayıp, gerekirse bir yastık ya da örtüyle dizlerini de kapatıyordu. İçinden gelmese de bütün erkeklere ‘abi’ diyordu. Abilerin bakışlarında kalıyordu. Kaldığı bakışlarda ‘ayıp’oluyordu. ‘’kirlendim’’ diyordu regl olduğunda. Türkiye cezaevi kadınlar koğuşu’nda tanıdım onu. bir kere doğurduğu öldürmüştü onu ve bin kere doğduğuna pişman olmuştu. Tamer Dursun
2019 yılı çok güzel geçmedi mi ya özellikle üstümüzden.
İyi ya da kötü bir şey olduğunda ilk kime koşup anlatmak istiyorsan ona aitsindir.
Yani kendi kendime
“Oturdum balkon kenarına, rüzgarın dağıtmasına izin verdiğim saçlarımın arasına daldırdım ellerimi.şu parmaklarının arasında gezinmeyen saçlarım.o an gözüme beni çirkin yapan tek kusurdu.günlerdir huysuzum, huzursuzum.üstüne alın diye demiyorum bak inan.ama olmadığın her pervaz, yürümediğin her sokak, bak şu oturmadığın bank bile küsmüş sana.bu sana veda farzet. hissetmediğin bir kadının sana söylediği kelime yığını. bedenim acıyı seviyor.ben bu dipte debelenmeye alışmışım.benim içimde bi dolu yangın var senin harladığın. Seni ben ev biliyorken senin binanı şimdi mühürlettirmek neden? zaten sende o binaya misafir bellemiştin. binlerce kaybettiğim tozlu enkazdan birisin.ama yinede içimden gidemiyorsun. seninle tekrar bakmayacağız göğe. sesinle çarpmayacak bu kalbim.ruhumu bir silahın namlusuna hedef gösterdin. karşıma geçtin ve güldüğün an tetiğe bastığını ben bilemedim . üzgünüm ben bir beton parçası değilim, parçalamak için kullanacağın yığın olamam.”
— Zeynep Keskin
“Tam metroya bineceğim, bir tane yaşlı amca makinenin önünde panik yapmış dolduramıyor kartı, arkasında birkaç tane genç birikmiş bağırıyor amcaya “-hadi be napıyosun, flört mü ediyosun makinayla” tabi bunu duyunca delirdim, napıyosunuz ya dedim gittim amcaya yardım ediyorum. Canım amcam sen ne istiyorsun dedim, kartım yok dedi, doldurduk kartını dedim al istediğin yere git bununla hatta sen başvuru yap senin yaşına ücretsiz ulaşım dedim, neyse ben de doldurdum kendi kartımı metroya geldim baktım amca orada bekliyor hala, ne oldu dedim. Yavrum adres soracaktım beni azarlarlar diye soramadım, seni bekledim dedi, olur mu öyle şey amcam dedim, peki nereye gidecektin sen dedim. Üsküdar marmaray dedi. Amca kirazlıdayız karşı tarafta o, nasıl buraya geldin uzak dedim, kafasını eğdi, dur dedim anlattım ona. Burdan yenikapıya git ordan sarı çizgiyi takip et marmaraya bin ordan 2 durak sonra Üsküdar marmaraydasın dedim.. Baktım amca mahzun mahzun bakıyor anlamamış durumu, tamam dedim amca gel gidiyoruz, atladık metroya gidiyoruz üsküdara doğru, yolumuz var da var. Muhabbet olsun diye dedim amca nerelisin, malatya dedi. Var mı kayısı bahçesi filan dedim, dedi ki yavrum ben emekli ağır ceza hakimiyim, vay be dedim içinden onlarca kişiye müebbet dağıt, 40 yıl 50yıl hapis ver sonra gel metroda kartı şaşır, ey insanoğlu… Sonra amca dedim malatyadan istanbula neyle geldin dedim uçakla mı otobüsle mi, amca dedi ki hatırlamıyorum… Dedim amca valizler nerde… 3 yaşındaki çocuk gibi yüzüme baktı nerde dedi…. O an anladım amca demans hastası, yani kişisel tarihini unutmak, kendi geçmişini silmek… Peki amca nereye dedim, “OĞLUM BENİ, ÜSKÜDAR MARMARAYDA BEKLİYOR” Dedi. Neyse dedim telefon nerde dedim.. Nerde dedi dedim iş sıkıntı, neyse indik Üsküdar marmaraya. Oturduk bekliyoruz gelen giden yok, dedim amca kimliği ver baktım adına soyadına sonra bir tanıdığı aradım. Dedim böyle böyle kimdir bu yakını vs bir numara bulur musun, sağolsun yardımcı oldu. Harbiden malatyalıymış kızının numarası geldi, aradım dedim gece gece rahatsız ettim ama… Daha lafımı bitirmeden üsküdar marmarayda mısınız dedi evet dedim şaşırdım da tabii. Dedi ki size eniştenin numarasını vericem onu arayın aldım numarayı aradım enişteyi dedim gece gece rahatsız ediyorum ama… O da hemen üsküdar marmarayda mısınız dedi evet dedim, ya herkes biliyor acaba ben mi bilmiyorum niye burdayız derken neyse enişte geldi birazdan. Gelir gelmez sarıldı bana, ben başladım azarlamaya demans hastası bu adam niye tek başına salıyorsunuz dışarı 3 yaşında birini salmakla aynı şey! Kim o oğlu da burada bekliyorum diyor amcaya hem dedim. “-abi demans hastası evet geçmişindeki hiçbir şeyi hatırlamıyor doğru” Ama oğlu polisti 3 yıl önce şehit oldu! Ve oğluyla son telefon görüşmesinde “BABA ÜSKÜDAR MARMARAYDA SENİ BEKLİYORUM” demişti, her şeyi unuttu onu unutmuyor, arada evden kaçıp buraya geliyor. Dizlerimin bağı çözüldü. Kaldım öylece neyse onlar gitti kafamda cümleler dolaşıyor… Belki dedim oğlu gerçekten de oraya geliyor ama biz göremiyoruz, sonra konu üzerinde düşündüm demans hastalığı bizim de hastalığımız toplum olarak, geçmişimizi unuttuk sağa sola savruluyoruz nereye gittiğimizi bilmeden evet oyunlarda yüksek puan alıyoruz, yemek yiyoruz. Ama kim olduğumuzu unuttuk… Nereye gideceğimizi unuttuk…
(Erem Şentürk )”
-twitter(@oncesukut)
Bulunduğum yerlerin, orada olmam için her zaman beni heyecanlandıran sebepleri olmuştur. Ama bu kez farklı, bu kez korkuyorum.
Sonuç ne olursa olsun sonuna razı olduğum bir yoldayım şimdi. Ufak adımlar atıyorum ki sonuna kendimi hazırlamam daha kolay olsun. Şimdi yüreğimde bir sevinç varken bu sevincin bambaşka duygulara dönüşmesi ihtimali çıkmıyor aklımdan. Kararsızlık, belirsizlik beni kara kara düşünmekten başka bir sokağa itmiyor.
- beraber yürüyebiliriz. Bu; senin yanında sokak köşelerine bile şiir bırakmak olur ve bu sana ait bir güzellik.
Afedersiniz
Çok rica ediyorum bi s*ktir olup gider misiniz
Hayatımda yer edinemeyen, bana bir katkısı olmayan, samimiyetine inanmadığım kimseye, hayatımdan çıkarırken açıklama borçlu hissetmiyorum. Sorumlu gibi de hissetmiyorum. Hayatımdan çıkarıyorum çünkü nezaketen ya da ayıp olmasın diye kimseyi kendime yük yapmak istemiyorum artık.
Sigarayı bırakma kararımın şerefine kendime bir paket sigara daha aldım bu döngü böyle sürmez umarım ajhsbs
Üzülünce petito alıyorlar sonra yiyince mutlu oluyorsun
En çok acı çektiği zamanların özlemini duyar insan çünkü ne kadar acı çekmişse bir o kadar mutlu olmuştur.
Hayatımın çok sıkıntılı bir döneminden geçiyorum ama henüz sıkıntının ne olduğunu çözemedim.