baştaki cahillerin hakkında sürekli atıp tuttuğu faiz nedir?
kısaca özetlemek gerekirse faiz risk bedelidir.
risk beklenen ile gerçekleşen arasındaki farktır.
mesela pelin ile cuma günü 6′da avm’de buluşacaktım, ama pelin son dakikada görüşmeyi iptal etti.
beklenen, buluşmaktı. gerçekleşen, son anda buluşamamak oldu.
risk yükseldikçe beklenen getiri de yükselir.
yani bir şey ne kadar riskliyse ona katlanmak için gereken getirinin de yüksek olması gerekir.
pelin beni ekti, pelin riskli birisi. o yüzden benim pelin’e katlanmam için getirisinin çok yüksek olması lazım. ya aşırı güzel olacak, ya çok iyi anlaştığım biri olacak, ya yatakta çok iyi olacak.
bu teoride böyle tabi. beni eken biriyle kolay kolay görüşmem ne kadar getirisi olursa olsun. neyse,
diğer yandan elif daha tahmin edilebilir birisi. gel deyince geliyor, git deyince gidiyor. elifle görüşmek istediğimde kafam rahat. gelir mi gelmez mi derdi yok, daha güvenilir. ama elifin riski düşük olduğu için ekstra bir getirisi olmasına gerek yok.
bunun türkiye’deki faizlerle ne ilgisi var?
türkiye de elif gibi, pelin gibi bir birey olarak düşünülebilir.
ama son zamanlarda riski çok yükseldi. kimsenin beklemediği şeyler yapmaya başladı.
OHAL, tutuklamalar, terör saldırıları, anayasa değişiklikleri, darbe girişimleri, otoriterleşme, radikal dinciliğin yükselişi, özgürlüklerin kısıtlanması vs gibi her şey riski yükseltiyor.
bu yüzden yatırımcıların türkiye’ye katlanması için gereken getiri oranı de yükseldi.
bu getiri oranı da “faiz” oluyor. yani dış yatırımcının türkiyeye parasını bıraktığı için istediği getiri oranı.
yani ben riskli pelin’e katlanmak için bir şeyler bekliyorsam yatırımcılar da riskli türkiye’ye katlanmak için uygun bir faiz oranı bekliyor.
dolarını eurosunu alıp gider. şu an olduğu gibi. kur da bu yüzden yükseliyor.
çünkü dışarıda çok daha risksiz ve getirisi yüksek ülkeler var. kimse türkiye’ye bayıldığından yatırım yapmıyor.
ama baştaki cahiller bunu anlamayıp devlet kurumlarına baskı kurmaya çalışıyor faiz düşürmeleri için.
bankalar faizleri düşürse bile kimse gelip parasını türkiye’ye koymaz. çünkü ülke riski çok yüksek.
bu şuna benziyor, pelin diyor ki ben it gibi davranacağım herkese, buluşmalara gelmem, kafama göre bir iyi bir kötü davranırım.
karşılığında da hiçbir şey vermem, ne sevişirim, ne yakınlaşırım, ne muhabbet ederim, ne duygusal destek olurum, ne hediye alırım, ne hesap öderim.
öyle olursa kimse seni çekmez kusura bakma pelin.
faizler düşük olursa da türkiyenin bu riskli halini kimse çekmez.
baştaki cahillerin öncelikle ülke riskini düşürüp normalleşme yoluna girmeleri gerek bu yüzden.
ama işte kimden ne bekliyoruz ki.