seen from Japan
seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Italy
seen from China
seen from France
seen from Czechia
seen from Uzbekistan

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Singapore
Müslümanların kredi ile imtihanı
Hükümet düşük faizli kredilerle ekonomiyi canlandırmak için kolları sıvayıp “yeni ekonomi programı” adı altında çalışmalarını sürdürürken, Cumhurbaşkanlığı raporlarında yer alan bilgilere göre, tüketici kredisini ödeyemeyenlerin sayısının, geçen yıla göre yüzde 127,2 oranında artarak 788 bin 861 kişiye yükseldiği ortaya çıktı.
AK Parti, faizli kredileri haram olmasına rağmen Müslüman Türkiye halkına cazip göstererek yaygın bir şekilde kullanımını sağlamıştı. Hükümete yakın hocalar ve Diyanet de bir takım uydurma fetvalarla faizli kredi kullanımını teşvik etmişti. Münker umuma hızla yayılırken, bugün gelinen nokta endişe verici boyutlarda. Allah'ın haram kıldığı bir hususun bu kadar kolaylıkla elde edilmesi, teşvik edilmesi Kapitalizm sisteminin sonucudur. Allahu Teala'nın ayetlerini yok sayan, haramlarını helal sayan bir nizamdan Allah razı değildir. İslam devleti hakim olmadığı sürece bu durum devam edecektir.
“Şüphesiz Allah sadece kendisi için ve kendisinin rızası için olan bir amelden başkasını kabul etmez.”
[Nesai]
Yıllardır ülkeyi yolsuzluk ve baskı ile yönetmiş olan Hüsnü Mübarek rejimine son veren Şubat 2011 devrimi, tüm İslam dünyasında sevinçle karşılanmıştı. Devrimden sonra yapılan seçimlerde Müslüman Kardeşler’in adayı Muhammed Mursi %37,5 oyla ülkenin demokratik yolla seçilen ilk cumhurbaşkanı olmuştu. Mursi’nin seçilmesi ülkede istikrarlı bir yasal süreç vaat ediyordu ancak amaçlanan gerçekleşmedi. 9 Temmuz 2013’te yapılan askerî darbenin ardından Mısır’da meydana gelen hukuksuzluğa karşı çıkan halkın yaptığı barışçıl gösteriler şiddetli bir şekilde bastırılarak binlerce insan öldürüldü. Özetle Mısır önce İngilizlerin sömürgesine, sonra da ABD'nin egemenliği altında kaldı. Firavunların zulmüne başkaldıran Mısırlı Müslümanların devrimleri emperyalistlerce çalındı. Güya demokratik bir sistem inşa edip Müslümanlara hediye ettiler. Ancak İslam’a yamanmaya çalışılan bu fasit demokrasi sistemi yine deyim yerinde ise kendi ayağına sıktı. Tüm bu olaylar gösteriyor ki Müslümanları koruyacak tek düzen İslam Nizamıdır. Müslümanlar ancak inandıkları din olan İslam’ın gereklerine uygun bir şekilde yaşarlarsa, ancak dünya ve ahiret işlerini İslam’a göre düzenleyen bir devlette yaşarlarsa kan ve gözyaşı dökmeden yaşayabilirler.
"Allah'ı dost edineni dost edineceğime, Allah'a düşmanlık yapana düşmanlık yapacağıma dair Allah'a söz verdim."
Takiyyuddin en-Nebhani