Yatırdığım bir enerjinin dönüşümü gelecekte bana elde edeceğim bir şeyin vaadini veriyorsa bu kendine hizmet etmek midir? Bu sorunun cevabı pozitif ise tüm dünya insanları kendilerine hizmet ediyorlar demektir.
Peki bu egoizm içerikli enerji yatırımını egoizm dışına çıkararak nasıl dönüşüme uğratırız?
Kendini düşünmemek bir yol mudur? Kendini düşünmediğinde başkasının egosuna hizmet etmediğini nereden bileceksin? İnce bir çizgi var burada...
Ya köleye dönüşeceksin yada başka birşeye. Ama neye?
Başkasına köle olacaksam egoma hizmet ederim. Bu açıkçası daha konforlu. Ancak bu başlangıçtaki soruma getiriyor beni. Kendime hizmet edersem bu egomu büyütür. Egom büyürse daha fazla istek doğar içime. Herşeye sahip olsamda yetmez... Aranmaya devam ederim. Cevap bu mu?
Kabalistler ne kadar çok alma arzun varsa cevaba dahada yaklaşırsın derler. Bu arzu gerçekten egoyla mı ilişkili? Yoksa ruh denilen bilinçüstü bir merkezin yarattığı bir şey mi?
Arayış için arzu gerek bu net. Arzun kalmazsa arayışın biter. Amaç bu arayışı bitirmek midir? Buysa sıfıra sıfır çıkıyor sonuç.
Birşeyin bitişi yeni birşeyi başlatır bu diyarda. Bu doğanın döngüsüdür. Son diye birşey yoktur. Sadece dönüşüm vardır. Buradan şu sonuç çıkıyor. Arayış dönüşümü sağlıyorsa dönüşen enerji dönüştüğü halinde de aynı kalamıyor. Dönüşüme devam ediyor. Bu da onu sonsuz bir arayış haline sokuyor. Arzusu bitmiyor sadece yeni bir arayış döngüsüne giriyor.
Arzu ile gelen deneyim büyümeye ve ilerlemeye yönelik bir etki yaratıyor. Buradaki kilit nokta şu? Neye olan arzu? Ego neye aç? Neyle beslenmeli ki amaç büyümek ve ilerlemek olsun?
Bilgi mi?
İrade mi?
Dayanıklılık mı?
Yoksa herşey mi?
Tüm bu kavramlara olan açlık dindiğinde, hiç istek kalmadığında ne olur?
Ölüm ile gelen bir başka dönüşüm mü?







