İnsanı en çok inciten şey, bir yabancının yaptığı yanlış değildir. Çünkü yabancıdan gelen kırgınlık beklenir, insan hazırlıklıdır. Ama güvendiğin birinin yaptığı şey… işte orada kalp savunmasız yakalanır.
Birine güvenmek aslında ona sessizce şunu söylemektir: “Beni incitme gücün var ama bunu yapmayacağını biliyorum.” Ve insan tam da bu yüzden kırılır. Çünkü inciten şey yapılan hata değil, o güvenin bir anda boşluğa düşmesidir.
Affetmek mümkündür. İnsan bazen kalbinin yükünü hafifletmek için affeder. Ama unutmak… unutmak başka bir şeydir. Çünkü bazı hayal kırıklıkları geçmez; sadece insanın içinde sessizce yerini alır. Artık eskisi gibi bakamazsın, eskisi gibi inanamazsın.
Ve bir gün fark edersin: Sana bunu yapan kişi belki hayatında kalır, belki gider… ama o kırılan güven, artık eskisi gibi geri gelmez.

















